Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Filmler ::::::::::.....
Harun Yahya

ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ekim 2009)

  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
SUNUCU: İyi akşamlar sevgili izleyicilerimiz. Sesimizin görüntümüzün ulaştığı tüm izleyicilerimize kucak dolusu sevgilerimizi sunuyoruz. “Adnan Oktar’la Baş başa” programımız şu an itibariyle başlamıştır. Bizler Mavi Karadeniz TV ve Kocaeli TV’den ortak olarak yayındayız şu anda. Adnan hocamız yolda. İnşaAllah birazdan aramızda olacak. Ama hocamız gelene kadar ben tabii ki doktorlarımıza bir merhaba diyeyim. Efendim sevgili Oktar Babuna ve Cihat Gündoğdu yanımdalar. Hoş geldiniz.   
CİHAT GÜNDOĞDU: Hoş  bulduk.  
OKTAR BABUNA: Hoş bulduk, siz de hoş geldiniz.  
SUNUCU: Nasılsınız? 
OKTAR BABUNA: Çok teşekkürler, sağolun.  
SUNUCU: Çok iyi gözüküyorsunuz gerçekten maşaAllah. Şimdi hocamız gelene kadar sizlerle biraz konuşalım. Siz demin bahsetmiştiniz çok farklı bir şey anlatacağım diye.  
CİHAT GÜNDOĞDU: Evet, bilim dünyasında yeni bir keşif yapıldı. Bakın Allah’ın bizi yarattığının bir delili daha bulundu. Öyle bir delil ki bu Allah’ın bizi devamlı koruyup kolladığı ve bizi mikroplardan ve ayrıca zararlı kimyasallardan nasıl koruduğunun bir delili ortaya çıktı. O da şu: Şimdi biliyorsunuz, boğazımızda, hava yollarımızda bir grup hücre var. Bunlar böyle fırçamsı hücreler ve yabancı cisimleri, yabancı maddeleri, tozları, kimyasalları devamlı suretle yukarıya doğru itiyorlar. Bir dalga hareketi yaparak, elden ele taşıyarak neredeyse, devamlı böyle. Silya denen fırçamsı hücreler var. Bunlar kimyasalları yukarıya doğru, tozları, yabancı maddeleri yukarıya doğru taşıyorlar. Bunların, dilimizde nasıl tat alıyorsak aslında zararlı kimyasalları tattıkları ve tespit ettikleri anlaşıldı. Yani “şu zararlıdır, bu zararlı bir kimyasaldır” diye tahlil ve tetkik ettikleri, tanıdıkları ortaya çıktı. Ve bu sayede bakın ne oluyormuş biliyor musunuz? Bu hücreler zararlı kimyasalı anladıklarında, daha hızlı temizlemeye başlıyorlar o bölgeyi, bronşlarımızı, hava yollarımızı. Daha fazla temizlemeye başlıyor. Eğer temizleyemiyorlarsa o zaman ne yapıyorlar? Bakın başka bir bilinçli hareket daha var burada. O da şu: Öksürük ve aksırık refleksini devreye sokuyorlar. Alarm sinyali gönderiyorlar ve öksürmemizi, aksırmamızı sağlıyorlar. Mesela diyelim bir örnek vereyim. Çamaşır suyunun buharına maruz kaldık diyelim. Hemen ya öksürmeye başlarız ya da aksırmaya başlarız, değil mi? 
SUNUCU: Tabii ki.  
CİHAT GÜNDOĞDU: Bakın işte bu hücreler boğazımızdaki bu mikroskobik hücreler, gözle görülmeyen hücreler üzerilerine yerleştirilmiş olan alıcılar var. Çamaşır suyu gibi zararlı bir kimyasalı tespit edip, tahlil edip, tetkik edip tanımaya yönelik olarak alıcılarla donatılmışlar. Kim donatmış bunları? Tabii ki üstün güç sahibi, Yüce Yaratıcımız Cenab-ı Allah. Bu hücreler tabii ki bir kimya laboratuarı gibi çalışıyorlar ama bunu kendileri icat etmiş olamazlar, bu alıcılar, öyle değil mi? Bununla donatılmışlar. Bu alıcılarla bu yabancı kimyasal maddeler, zararlı kimyasal maddeler bakın kilitlendiği zaman, kilitlenme mekanizması var burada, kilitlendiği zaman bu olay devreye giriyor, bu koruyucu mekanizma devreye giriyor. Daha detaylı araştırılmış bakılmış dilimiz nasıl acı tadı hissettiğinde tepki gösteriyorsak, aynı şekilde bu hücrelerin de aslında acı tadı hissettikleri mekanizması, aynı mekanizmanın bu hücrelerde olduğu ve öksürmenin ve aksırmanın veya daha hızlı çalışmalarının bu acı tattan kaynaklandığı ortaya kondu.  
SUNUCU: Bu çok önemli bir kanıt, evet.  
CİHAT GÜNDOĞDU: Çok büyük bir Yaratılış kanıtı bu. Yani bu hiçbir şekilde bizim kontrolümüzde olmadığı kesin. Ben havadaki çamaşır suyunun veya işte başka bir herhangi bir gazın zararlı olduğunu anlamam. Değil mi? Mesela bir duman olsun diyelim, bir zehirli bir gaz soluduğumuzu farz edelim ben bunu tetkik etmeye hiçbir yeteneğim yok bu konuda. Ama bakın işte o hücreler, bunu anlıyorlar, tetkik ediyorlar ve öksürmemizi sağlıyorlar. Oraları temizlemeye başlıyorlar bronşlarımızı, hava yollarımızı. Bu kesin ve net bir şekilde Allah’ın yarattığının başka bir delili. Allah’ın yaratma sanatının başka bir örneği olmuş oluyor.   
SUNUCU: Kesinlikle öyle.  
OKTAR BABUNA: İnsanda tabii koruyucu mekanizmalar yaratılmış. Bir şeyin zararlı ve yararlı olduğunu bilmek için mutlaka bir akıl gerekir. Zararlıyı yararlıdan ayırt edebilmek için.  O da Allah’ın sonsuz aklı. Ben de hayvanlardan bahsedeyim mesela çok sevimli yunuslar var.  Son derece sevimli varlıklar. Allah’ın güzel yaratmasının tecellisi. Bunların sonar sistemleri var. Sonar sistem teknolojide kullanılan bir deyim. Mesela Amerikan donanması, donanmada kullanılıyor, denizaltılarda kullanılıyor. Ses dalgaları gönderiliyor, yüksek frekanslı, düşük aralıklı yani ses dalgaları. Bu ses dalgalarının, geri geldiği zaman analizi yapılıyor ve önünde ne var o teşhis ediliyor. Bu son derece teknolojik bir gelişme ve biliyorsunuz 21. yüzyıla girerken yani 20. yüzyılın son birkaç on yılında bu teknolojiye ulaşıldı. Oysa yunuslar buna milyonlarca yıldır sahip. Yunuslar saniyede bakın saniyede 200. 000 titreşime varan ses dalgaları gönderiyorlar. Bunu kavun denen, böyle kavun isimli bir organdan yapıyorlar, başlarının üzerinde ve başlarını nereye hareket ettirirse, o yöne gönderiyor ses dalgalarını. Fakat o kadar hassas ki bu mesela bir sürünün, koskoca bir balık sürüsünün içerisindeki tek bir balığı izleyebiliyor bu sistemiyle. Bakın tek bir balığı yani o sesi gönderiyor, geri dönen ses dalgalarını da analiz yapıyor. Onu da çenesinde alıcılar var, o çenesindeki alıcılar iç kulağa, oradan da beyine gidiyor, o balığı koskoca balık sürüsünün içerisindeki balığı izleyebiliyor. Hatta 3 km ötedeki iki metal parayı, bakın küçücük iki metal parayı kapkaranlık bir ortamda, hiç ışık olmayan okyanusun, denizin derinliklerinde, onu birbirinden ayırt edebiliyor, 3 km ötedeki. Bu kadar hassas bir sistem.  
ADNAN OKTAR: Selamün Aleyküm.  
OKTAR BABUNA: Aleyküm selam, hoş geldiniz. MaşaAllah, hoş geldiniz hocam.  
CİHAT GÜNDOĞDU: Hoş  geldiniz.  
SUNUCU: Merhabalar hocam, nasılsınız? 
ADNAN OKTAR: Merhabalar, sen daha bir güzelleşmişsin, maşaAllah.  
SUNUCU: Dip boya, diplerim boyanınca.  
ADNAN OKTAR: Daha bir dinçleşmiş  yüzün bilmiyorum. Daha bir imanın nuruyla yüzüne bir nur gelmiş, maşaAllah.   
SUNUCU: Nasılsınız hocam, iyisiniz inşaAllah? 
ADNAN OKTAR: İyiyim, benim güzel kuzum nasılmış? 
SUNUCU: Sizi gördüm daha iyi oldum. Vallahi sizi çok özledim hocam, iki gündür görmüyorum.  
ADNAN OKTAR: Kurban olurum ben seni yaratana, o güzel canını yaratana senin.   
SUNUCU: Hocam, doktorlarımız bayağı bir bilgi verdiler. Boğazdaki özel bir sistem sayesinde, böyle iyi olan ve kötü olan şeyleri ayırt edebiliyormuşuz. Yani böyle bir sistem var.  
CİHAT GÜNDOĞDU: Boğazda tat alma mekanizması keşfedildi, yeni keşfedildi bu.  
ADNAN OKTAR: Boğazda? 
CİHAT GÜNDOĞDU: Bu silya denen hücreler, boğazın yüzeyini kaplayan hücreler zararlı maddeleri tadarak, tat almaya yönelik mekanizmalarla donatılmışlar. Tadarak tepki gösteriyorlar.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.  
CİHAT GÜNDOĞDU: Öksürme, aksırma şeklinde.  
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Her geçen gün Allah’ın yeni bir sanatını öğreniyoruz. Ne ile öğreniyoruz? Bilim ile öğreniyoruz. Bilimi Kuran emrediyor mu?  
OKTAR BABUNA: Emrediyor evet inşaAllah.  
ADNAN OKTAR: Çünkü  Allah’ın sanatını bilim ile öğrenebiliyoruz. Değil mi? “İlim” diyor hadiste “müminin yitiğidir, her nerede olursa alsın”. İnşaAllah. Hadis, inşaAllah.   
OKTAR BABUNA: İzleyicilerimiz de daha detaylı bilgi için hocamızın www.imanhakikatleri.com sitesine girebilirler. Tabii ki bütün kitapları ücretsiz helal alarak www.harunyahya.org ve www.harunyahya.com sitelerinden indirebilirler. Mutlaka okusunlar. Çünkü Allah’a imanını arttıran, Allah’ın sonsuz sanatını, sonsuz aklını kavramamıza vesile olan bilimsel gerçekler, en güzel, en hikmetli şekilde Allah hocamızı  vesile etmiş. Zaten hazır olarak var inşaAllah.   
SUNUCUwww.harunyahya.org veya www.harunyahya.net’ten sizler detaylı olarak hocamızın röportajlarına, dergilerine, kitaplarına, her şeyine ulaşabilirsiniz ve bu şekilde çok detaylı bilgi alabilirsiniz buradan. Ayrıca hocamıza ulaşmak isteyen bir çok izleyicimiz var. Bana da bir çok izleyicimiz hocam ulaştı, size nasıl ulaşabilecekleri ile ilgili. Böyle inanılmaz bir şekilde size ulaşmak istiyorlar ve sizi inanılmaz seviyorlar, onu söyleyebilirim. Ve diyorlar hani “Hoca için yapabileceğimiz ne var ve İslam Birliği için biz her zaman, Türk-İslam Birliği için canımızı bile veririz” diyorlar. Çok bilinçli gençlerimiz var. Hepsinden bol bol selam getirdim size.  
ADNAN OKTAR: Peki benim seni ne kadar çok sevdiğimi biliyor musun sen?  
SUNUCU: Sağolun hocam.  
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Hepsine aleyküm selam. Hepsi benim onlar canlarım, benim ruhum onlar hepsi. Türk-İslam Birliği’nin aşığı milyonlar var. Ve bir an önce bu güzelliğin gerçekleşmesi için büyük bir heyecanla gayret içindeler. Çok sağlamdır bizim millet. Çok çok sağlamdır. Tam yeri Türkiye. Evvel Allah, böyle söke söke bu güzelliği oluşturacağız, Allah’ın izniyle. İnsanların üzerindeki bu baskıyı, bu acıyı, huzursuzluğu kaldıracağız. Bana ulaşmaları çok kolay. İnternet adresimize yazsınlar, belirli bir sayı oluştuğunda mesela bir otelin salonunda bir toplantı yaparız, bir topluluk oluştururuz, orada tek tek görüşüp, konuşuruz, sohbet ederiz.   
SUNUCU: Bir tanesi hocam hatta Malatya’da. Osman adı hatta. “Hocaya hatta yayında söyle”  dedi çünkü inanılmaz seviyor sizi.   
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.  
SUNUCU: Dedi “Hocayı  acaba yakından görme şansım var mı?” diye. Buraya gelir gelmez mutlaka hocamız, değil mi hocam, mutlaka görüşürsünüz.   
ADNAN OKTAR: Gelsin canlı  yayında da sohbet ederiz.  
SUNUCU: Almanya’dan da yine hocam daha önce sizi bir kere görmüş bir arkadaş, o da söyledi, bayağı bayağı bir selamları var hatta Türkiye’ye dönme kararı almışlar. Çok sevindim ben de onlarına adına, hayırlısı olsun.  
ADNAN OKTAR: Aleyküm selam, aleyküm selam. Ama sen de daha bir, nurlanmış değil mi abisi? Ben öyle görüyorum yani.  
OKTAR BABUNA: MaşaAllah.  
SUNUCU: Hocam beni inanılmaz böyle, “Işıl sen bizim gururumuzsun” falan şeklinde hocam.  
ADNAN OKTAR: Aslansın sen aslan. Sen bizim canımızsın.   
SUNUCU: Sağolun hocam.
ADNAN OKTAR: Bir tanemizsin sen bizim inşaAllah. Annem baban yine tebrik ediyorum, seni çok güzel yetiştirmişler, çok efendisin, güzel huylusun, mertsin, çok mazlum ve temiz huyun maşaAllah.   
SUNUCU: Sorulara geçelim mi hocam? 
ADNAN OKTAR: Geçelim, geçelim.   
SUNUCU: “Hayırlı akşamlar. Geçenlerde gazetelerde çıkan bazı manşetler bana oldukça ilginç geldi. Bunlardan bazılarını sizinle paylaşmak istiyorum. Bir tanesi ‘Yargıtay’dan kişiye özel yasa teklifi’, diğeri ‘Danıştay Doğan’ın imdadına yetişti’ gibi. Hukuk konusunda Türkiye’de yanlış giden bir şeyler var galiba. Sizin ve arkadaşlarınızın davasında yaşanan hukuki yanlışlıkları Yeni Şafak Gazetesi’nde inceledim ve Türkiye’de adaletin hakkaniyetli biçimce tesis edilmesinde büyük bir sorun olduğu gördüm. İnanıyorum ki, bir kişiye yapılan haksızlık bütün toplumu ilgilendirir. O yüzden yargıdaki hataların düzeltilmesi için toplum olarak ne yapmamız gerekir diye soruyorum” demiş Sevil Sonay, Ankara’dan.
ADNAN OKTAR: Kardeşimiz doğru söylüyor. Gerçekten bizim hükümetten bu acil soruna çok köklü çözüm bulmasını istiyoruz ve bu yönde bir talebimiz var. İnşaAllah böyle birşey olursa ki, bu yargı reformu, anayasadaki değişiklikler hızlandırılırsa çok çok güzel olacak. Bütün milletimiz için bir huzur ve güven kaynağı olacak. Çünkü adaletin tam tesis edilememesi, güvenin de tam tesis edilememesi anlamına gelir. Güven ve huzur içinde yaşamamız için adaletin mükemmel işlemesi gerekiyor. Evet başka, ikinci sorumuz nedir?
SUNUCU: “İyi akşamlar sayın hocam, dediğiniz gibi vizeler kalkıyor. Suriye ile kalkan vizeler de halkta bayram havası yarattı. Hepimiz çok mutluyuz. Halep’de konuşan Dışişleri Bakanı Davutoğlu’da bugünü vize bayramı ilan etti ve şöyle dedi:  ‘İkili ilişkilerimizde yeni altınçağ başlıyor. Suni şekilde inşa edilmiş sınırları kaldırıp ortak bir havzanın insanları oluyoruz. Umarız bu ilişkiler tüm komşularımıza örnek olur. Üç büyük bayramı kutluyoruz, Razaman, Kurban ve Vize Bayramı. ’ Bu haberleri duydukça tarif ettiğiniz Türk-İslam Birliği’ne adım adım yaklaştığınızı düşünüyorum. Bu konuda siz ne diyeceksiniz hocam?” demiş Can Derman.
ADNAN OKTAR: Evet bakın, Allah’a çok şükür, iki yıl önce söylediklerim bugün tahakkuk etti ve ediyor. Mesela Halep’de konuşan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ki tebrik ederim sayın Bakanımızı, çok takdir ettiğim bir şahıs, bugünü vize bayramı ilan etmiş, çok güzel. Davutoğlu’nun bu konuşmasında; “ikili ilişkilerimizde altın çağ başlıyor”. On yıldan beri söylediğim söz. On, hatta yirmi yıldan beri söylediğim söz, altın çağ. Altınçağ başlıyor diyor. Ağzına, diline Allah sağlık versin, çok güzel söylemiş. Altınçağdayız inşaAllah, ahir zamandayız. Bak ne diyor; “Suni şekilde inşa ettiğimiz sınırları kaldırıp ortak bir havzanın insanları oluyoruz”. Hay maşaAllah, hay maşaAllah, bak helal süt emmiş maşaAllah, ne güzel bir söz. Türk-İslam Birliği’nin damgası gibi bir söz, şahane. Sen bir hayli sevimlisin sen, ben seninle ne yapacağım bilmiyorum seni maşaAllah.
SUNUCU: Hocam bu arada haberlerde de sürekli işte biliyorsunuz Ermenistanla maçımız var ya, onunla ilgili işte Sarkosy miydi adamın adı çok önemli değil, o gelmiş hocam, her kanal işte geldi geldi gibi şeyler söylüyor. Ne düşünüyorsunuz bununla ilgili hocam, maçla ilgili? Gittik biz artık gidemiyoruz, elendik ama, Fatih Terim.  Hocam yani çok abartılıyor bence değil mi? Yani Ermeni Başbakanı gelse ne olur, gelmese ne olur? Her haber kanalında bunun bu kadar, yani bilmiyorum.
ADNAN OKTAR: Ama bizim onlara karşı bir şefkatimiz, sevgimiz var. Osmanlı Dönemi’nde bizim evlatlarımızdı onlar. Biz onları koruyup kolladık, yine aynı kanaatteyiz. O küçücük toprak parçasında, küçük sayıda, bizden aldılar bizim evlatlarımızı. Onlara biz bakacağız, biz koruyacağız. Türkiye’nin himayesinde olacaklar.  Millet-i Sadıka dedik biz onlara. Sadık millet dedik. Aramızı suni açtılar, onların sanatçıları, bilim adamları, herşeyleri böyle çok dürüst, çok efendidir. Ermeni faşistleri zalimdir, Ermeni masonları zalimdir. Onlara karşı da zaten gereken tedbirler alınıyor, güçleri yetmeyecek Allah’ın izniyle, herşey çok güzel olacak inşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah hocam. “Hayırlı akşamlar hocam, geçenlerde okuduğum bir habere göre Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Phillip J. Crowley Türk-Ermeni ilişkilerinde Amerika Dışişleri Bakanlığı olarak 1915 olaylarına değil, 2009’a odaklandıklarını söylemiş. Bu çok şaşırtıcı hocam, çünkü Obama başkan seçildiğinde Amerika yetkilileri sürekli 1915 olayları hakkında kendisinden yorum istiyor, ısrar ediyorlardı. Siz o dönemdeki sürekli 1915 olaylarını bırakıp ileriye bakmak gerektiğinin mesajlarını gönderiyordunuz. Bu gelişme gerçekten çok şaşırtıcı ve sevindirici. Bizi bu konuda nasıl yeni gelişmeler bekliyor hocam?” diye sormuş Bekir Tuğrul Aksoy, Rize’den.
ADNAN OKTAR: Hay maşaAllah, bütün Karadeniz’e selam. Bütün Anadolu’ya da aynı şekilde. Bütün sevdiklerimize, bizi sevenlere inşaAllah. 1915 olaylarının unutulması, evet unutacağız. 2009’lar, 2019’lar bizim hedefimiz, 2029’lar bizim hedefimizdir.  İnşaAllah uçsuz bucaksız Türk-İslam Birliği’nin, o güzel coğrafyasında ordan oraya gideceğiz, ordan oraya gideceğiz. Her yerde bayram havası olacak, her yerde mutluluk havası olacak. Ya diyecekler biz ne gereksiz yere bölünmüşüz. Ne gereksiz yere parçalanmışız, ne gereksiz birbirimizle uğraşmışız. Hayat ne güzelmiş, yaşamak ne güzelmiş, sevmek ne güzelmiş, dostluk ne güzelmiş diyecekler inşaAllah.
SUNUCU:  “Merhaba hocam, siz sürekli Osmanlı Devleti’nin ahlak yapısının uygulanmasının dünya refahı için ne kadar önemli olduğunu anlatıyordunuz. Geçen gün gözüme çarpan bir haberde 1845 yılında İrlanda’da yaşanan şiddetli kıtlık döneminde Avrupalı devletlerinin hiçbirinin yardım göndermediği, fakat Osmanlı Devleti’nin bin altınla yardım yaptığını öğrendim.  İrlandalı asillerin Osmanlı hükümdarı Abdülmecit Han’a yazdıkları teşekkür mektubu arşivlerden çıkmış. Gerçekten Osmanlı’nın tamamen farklı bir coğrafyada yaşanan bir kıtlık döneminde bile fakirlere yardım etmesi beni çok şaşırttı. Şimdi demek istediğinizi daha iyi anladım hocam.” demiş Serhan Büyükgöz, Trabzon’dan.
ADNAN OKTAR: İşte bak, Osmanlı demek, Türk demek, Müslüman demektir. Müslüman merhametli olur, şefkatli olur, bakın nerelerdeki ülkere, nerelerdeki insanlara, kimse ilgilenmiyor, biz ilgileniyoruz. İspanya’daki Museviler, o mazlumları alıp buraya getirdik, İstanbul’a yerleştirdik. Huzur içinde yaşadılar. Hep Osmanlı sevgisi,  Osmanlı’nın şefkati. Yani Müslüman sevgisi, Müslüman şefkati. İnşaAllah bundan sonra da böyle olacak.
SUNUCU:  Hocam, zaten ben hep onu vurguluyorum, mesela sadece baktığımızda aslında biz çok çok çok daha Anadolu Selçuklular, Selçuklular, Hunlar’dan geliyoruz yani Türk tarihine, Türk boylarına baktığınızda her zaman için kimseyi ayırmadan, kendi düşmanlarını bile sofraya oturtan, sofra açan bir milletten bahsediyoruz Türk Milleti deyince.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
SUNUCU:  Dolayısıyla da  biz atalarımızı unutmamalıyız. Hani  sadece bu dönemden oluşmuyoruz biz, yani bizim Osmanlımız var, Selçuklular dönemimiz var, Anadolu Selçuklular var, Hunlar var yani bütün toplumda yani bütün atalarımız, iyi ki bu güzelliği dünyaya göstermişler çünkü bizim sayemizde yani Türkler sayesinde, en azından yardımlaşma ne demektir bunu öğrenmiş oldu dünya bence.
ADNAN OKTAR: Senin sevimliliğin biraz çok fazla çok maşaAllah. Göktürkler, Uygurlar evet hepsi Oğuzlar bunların hepsi İslam fıtratı üzerineydi. Selçuklular inşaAllah. Bu millet İslam’a hizmet için Allah tarafından yaratılmış. Türk Milleti’nin özelliği odur. Allah’ın ordusudur Türk Milleti. Allah’ın adalet kılıncıdır, Allah’ın merhamet ordusudur, şefkat ordusudur. Dünyaya nizam vermek için yaratılmış bir ordudur, millettir ve biz de bunu yapacağız inşaAllah. Bu huzursuzluğu, fitneyi, anarşiyi, kargaşayı, pahalılığı, zulmü, sevgisizliği tamamen ortadan kaldıracağız millet olarak inşaAllah.
SUNUCU:  “Dün yemek yerken birşey boğazıma kaçtı ve Allah’ın mükemmel  yaratılışını her an üzerimizde mükemmel korumasını düşünmeme vesile oldu. Hem havanın hem besinin geçtiği bu yutak, insanı yaklaşık 80 yıllık ömrü boyunca hep koruyor. Kapakçık mutlaka soluk borusunun girişini kapatıp besinin kaçmasını önlüyor. Evrimcilerin iddia ettiği gibi bu, insanda aşamalarla tesadüfen gelişse insan varolmazdı hemen ölürdü. Yüce Rabbimiz insanı tam kusursuz eksiksiz bir mükemmellikte yaratmış. Evrimciler bunu dahi akletmekten acizler. Hocam tüm bunları düşünmeyi sizin örneklerinizden öğrendim. Siz olmasaydınız bu kıyaslamaları düşünmek inanın hiç aklıma gelmezdi. Sizin de bu konuda görüşünüzü alabilir miyim?” diye sormuş Mithat Ovalar, Sakarya’dan.
ADNAN OKTAR: Ben vesile olmuş oluyorum, öğreten Allah’tır. Kardeşimize Allah onu her halükarda bir şekilde öğretirdi. Ben olmasam Allah bir başkasını vesile ederdi.   Beni vesile etmiş, kader öyledir. Kardeşimizin inşaAllah Allah hidayetini arttırsın. Hepimizin hidayetini arttırsın. Allah’ın sanatı kendi nefislerimizde, Cenab-ı Allah diyor ki; “Kendi nefislerine bakmıyorlar mı? Kendi nefislerine? Kendi vücutlarına baksınlar” diyor Allah. “Ne kadar harikadır” diyor. Nereye baksak hayretler içinde kalıyoruz, her hücremiz, her detayımız bir harikadır. Ama bunu Allah bize bilimle gösteriyor. Bilimi yaratan da Allah’tır. Bilimsel aletleri yaratan da Allah’tır. Elektron mikroskobu yaratan da Allah’tır. Elektron mikroskoptaki görüntüyü bize gösteren de Allah’tır. Elektron mikroskobu olmasa biz nerden bilecektik hücrenin yapısını? Allah’ın sanatının milyonlarca detayını nereden görecektik? Allah bize gösterdi elektron mikroskopta, insanlara gösterdi.
SUNUCU:  “Amerika merkezli düşünce kuruluşu  Pew’ün açıkladığı rakamlara göre dünyadaki her dört kişiden biri Müslümanmış. 6 milyar 800 milyon insanın yaşadığı dünyada, Müslümanların sayısı 800 milyarı aşmış. Almanya’da Lübnan’dakinden daha fazla Müslüman olduğu, Rusya’daki Müslüman nüfusun Ürdün ve Libya’nın toplamından daha fazla olduğu yazıyor. Ayrıca Çin’deki Müslümanların Suriye’dekinden daha büyük bir topluluk olduğu, Amerika’da da 4. 6 milyon Müslüman bulunduğu bildirilmiş. Hocam siz röportajlarınızda 10-20 yıl içinde Çin, Rusya, Amerika ve birçok ülkede İslam’ın yayılacağını, ülkelerin hızla  Türk-İslam Birliği’ne katılacağını söylemiştiniz. Bu istatistiklerde sizin ne kadar haklı olduğunuzu,  insanların İslam ahlakına doğru hızla ilerlediğini gösteriyor. MaşaAllah.” demiş Aysu Bekiroğlu, Nişantaşı’ndan.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, MaşaAllah. Ne güzel. İslamiyetin çığ gibi nasıl yayıldığını ve geliştiğini görüyoruz. Nasıl olacak diyorlardı işte böyle olacak, adım adım bu güç, adım adım bu güzellik yayılıyor inşaAllah.
SUNUCU:  “Hocam Müslüman dünyası kendilerine oynanan oyunların farkında değildi, ta ki siz bu duruma el koyana kadar. Ne zaman ara form diye gösterilen soyu tükenmiş bir canlı ortaya çıkarsalar anında cevabını veriyorsunuz. Hatta cevap veren tek kişi sizsiniz. Ayrıca hocam, son yaptığınız radyo programlarınızı da www.harunyahya.tv’den dinliyorum. Hem Müslümanların, hem Kitap Ehli’nin açıklamalarınıza ne kadar ihtiyaçları olduğunu farkettim. Saygılarımla, herkese iyi akşamlar.” demiş Ergün Babataş, Ankara’dan.  
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, MaşaAllah.
SUNUCU:  “Adnan Hocam, sizi yaptığınız programlardan, kitaplardan, belgesellerden takip ediyorum. Türk-İslam Birliği fikrinizi gönülden destekliyorum. İslam’ın Kışı ve Beklenen Baharı ve Filistin kitaplarını okuduğumda çok etkilenmiştim. Siz dünyadaki bütün zulme, özellikle Müslümanlara uygulanan zulme karşı mücadele ediyorsunuz. Filistinliler’e de silahları bırakıp imana sarılmalarını ve fikren mücadele etmelerini tavsiye ediyorsunuz. Geçen gün internette bir haber sitesinde okudum. Filistinli gençler Müslüman bir grup oluşturmuşlar. İsrail’in uyguladığı zulme karşı, silahları, taşları bırakalım namaz kılalım diyorlar. 400 gündür de aksatmadan sabah namazlarında haberleşip bütün namazlarını kılıyorlarmış. MaşaAllah hocam, fikirleriniz internet ve televizyon kanalıyla ihtiyaç içinde olan herkese ulaşıyor. Siz bu konuda neler söylemek istersiniz?” demiş Yunus Birinci, Niğde’den.
ADNAN OKTAR: Tabi, en büyük silah sevgidir, fikirdir, dostluktur, kardeşliktir, akılcılıktır ve hepsinin üstünde Kuran’a sarılmaktır. Ve Kuran ahlakını yaşamaktır. Bu zaten şu an her yere  yayılmış durumda, bu güzellik. Ama biraz sabırlı olmak lazım, çok kültürlü, bilgili, imanlı insan kitlelerinin karşısında hiçbir fikir duramaz. Hiçbir düşünce duramaz. Yani şiddet kullanan herkes mağlup oluyor dikkat ederseniz dünyada. Değil mi, hep nefret oluşuyor ve mağlup oluyorlar. Ama sevgiyle, fikirle ortaya çıkan düşünce yani İslam her zaman hakim oluyor.
SUNUCU: Hocam zaten diktatör bir yapıyla yani böyle vurduğum vurduk, kestiğim kestik gibi bir yapıyla hiçbir zaman o insanları kendinize bağlayamazsınız, sizi sevmeyeceklerdir. Korkarak yaklaşacaklardır. Korku kadar da, yani böyle sonsuz korku kadar da aslında kötü birşey yok. Çünkü korkarak zorunda kalıyor yani insanlara zorlaştırmayın müjdeleyin diyor Peygamber Efendimiz. Yani zorlaştırmamak lazım birşeyleri, zorlamamak lazım.
ADNAN OKTAR: Tabi, asarım keserim pırasa gibi doğrarım. Müslüman olacaksınız, yoksa size olmadık eza edeceğim mantığı, münafıkane bir üsluptur ve münafık meydana getirir ve samimiyetsiz insanlar meydana getirir. Adama sen pırasa gibi doğrayacağım dersen ne diyorsan kabul eder ama nefretle ve tiksintiyle ve öfkeyle kabul eder bunu içinde. Sevgiyle olması lazım. Ve Allah rızası için ve candan olması lazım.
SUNUCU: Hocam işte birçok hocanın, hoca demeyelim gerçi. Şimdi hocalık vasıfları bu çağın yapısına göre sizlere birşeyler de öğretebilmeli. Çağa gören uyarlayabilmeli. Kuran hiç şüphesiz tüm nesillere, tüm çağlara hitap edecek kadar engin bir sonsuzluğa sahip. Yani ne kadar önce olursa olsun onun gelişi, sonsuzluğa kadar kıyamete kadar herşeyin zaten içinde barındırıyor. Ama işte hocam bunları söyleme tarzı çok önemli. Mesela birçok dinle ilgili açıklama yapan kişiler, inanılmaz sert, işte bu olmazsa böyle olacak işte biz sizi asacağız, doğrayacağız, keseceğiz gibi böyle çok kötü tohumlar serpmeye başladılar toplum içinde. Birçok kişi de bu şekilde işte İslam’dan Müslümanlıktan korkar hale geldi. İşte sizin bence bu kadar sevilmenizin nedeni herkese çok bütünleştirici ve birleştirici açıklamalarınızın olması ve herşeyden önce bilimle beraber bunu ortaya koymanız. Çünkü eğer işin içinde bilimle açıklama varsa kimsenin buna farklı bakma şansı olmaz çünkü ispatlıyoruz birebir burada. İşte o yüzden bence birçok izleyicimizin dediği çok doğru.
ADNAN OKTAR: Tabii, bilim zaten Kuran’ın bize emri, Allah emrediyor. Çünkü Allah’ın sanatını ancak bilimle anlatabiliyoruz. Cenab-ı Allah diyor ki benim sanatımı bilim denen nimetle elde edeceksiniz. Bilimi ben size vereceğim ve benim sanatımı göreceksiniz. Yani ben size bir mercek vereceğim diyor Cenab-ı Allah benim ilmime, benim sanatıma o mercekle bakacaksınız, detayları göreceksiniz diyor Allah. Bilimin özelliği budur. Yani Allah’ın sanatını bize gösteren mekanizmadır. Ve Allah’ın yarattığı biz sistemdir.
SUNUCU: “Hocam, Mine Kırıkkanat geçenlerde yabancı basında sizin ve Yaratılış Atlası ile ilgili çıkan haberleri saptırarak vermiş ama siz ona gereken cevabı vermiştiniz. Onun da konuları nasıl saptırdığı ortaya çıkmıştı. Her konuşmasından bu konuları bilmediği, cehaleti zaten anlaşılıyor. Mine Hanım darwinizm ile marksizm arasındaki bağı bir türlü anlayamadığını söylüyor. Bir yandan da sağcılardan da darwinistler olduğu gibi bilgisizce iddialarını ortaya atıyor. Siz bu konuda yine Mine Kırıkkanat’a ne söylemek istersiniz?” demiş Nedim Tefekli. Hocam sağcı olup da, sağ görüşe sahip olup da, bunu ben de çok merak ediyorum, darwinizmi ya da ateizmi ya da birçok böyle farklı görüşleri savunanlar var mı?
ADNAN OKTAR: Şimdi sağcı dendiğinde, mukaddesatçı demektir zaten sağcı. Yani mukaddesat yoksa zaten sağcılık da olmaz. Bu nasıl sağcı oluyor yani? Kafasını sadece sağ tarafa çevirmiştir o. Yani başka bir şey yok. Sağcı demek; Allah’ın varlığına inanan, mukaddesata inanan ve mukaddesatı koruyan ve bütün sistemini de ona göre sistemik hale getiren yani sistemli hale getiren insandır, inşaAllah. Mine Hanım, kendince böyle nüktedan olmaya çalışıyor fakat bir sertlik, haşinlik ve sevgisizlik içerisinde. Yani bunun nüktedanlıkla alakası yok; karşısındaki insanı mahcup etmeye yönelik sözler, onu rencide etmeye yönelik sözler, bunda ona karşı bir hayranlık oluşmaz. Ona karşı, kendine karşı da içinde bir sevgi oluşmaz, burada çok büyük bir hata yapıyor. Ve hakikaten bilgisi olmayan bir hanım. Mesela darwinizm konusunda hayatını darwinizme göre yönlendirmiş ama darwinizm hakkında bilgisi yok. Madem bu kadar hayatını tamamen değiştirecek bir inanca sahipsin; mesela biz iman ediyoruz ama Kuran’ı boydan boya, her yönüyle inceliyoruz ve dini çok detaylı inceliyoruz ve iman ettik. Bilmediğimiz birşeye biz iman eder miydik? Değil mi? Yani Kuran’ı biliyoruz, Allah’ın bizden ne istediğini biliyoruz buna iman ettik. O darwinizmi bilmeden darwinizme iman etti. Yani bilmiyor şu an, sorsanız bilmez. Gazetelerden, dergilerden okuduğu kadarıyla biliyor. Kiminle konuşsa bakıyorum ya laf sokmaya yahut böyle eğeşmeye yönelik yahut onu mahcup etmeye yönelik bir üslup içerisinde veya sinirli bir üslup kullanıyor. Hiç insan ruhunda bir sevgi yaşayamaz mı? Yani sevilecek hiç insan yok mu dünyada? De ki falanca insanı ben seviyorum de, şu yönden seviyorum de, de bir sevgini görelim bir şefkatini görelim. Yani insana tabi sevimli görünüyor böyle sempatik bir havası var, ilginç bir tip, cin cin; böyle değişik bir şey. Zeki de ama zekasını olumsuz yönde kullanıyor. Mesela hakikaten o yabancı dergilerde çıkan yazıyla ilgili yanlış bilgi vermişti, ben onu düzelttim ondan sonra da sesi kesildi. Diyor ki; darwinizm insanı marksist yapmaz, darwinist olan adam sağcı da olabilir. Ya kardeşim, muhterem bayan, ne diyeyim artık; o zevat denmesinden hoşlanıyor; muhterem bayan zevat diyeyim yani nezaketen artık… Bir kere eğer canlıların diyalektiğini kabul ediyorsan sen, tarihin diyalektiğini de kabul ediyorsun demektir, doğanın diyalektiğini de kabul ediyorsun demektir. Bu ne demektir biliyor musun? Ben marksistim demektir. Marksist olunca, bunun pratiğini kim uygulamıştır? Lenin uygulamıştır. Ve aynı zamanda leninist olur bu insan, mecburen. Leninist olunca da mecburen terörü talep etmek durumundadır; çünkü Lenin tek yolun terör olduğunu söylüyor ve şiddet olduğunu söylüyor. Yani devrimin oluşması için şiddetin dışında bir yol yoktur, terörün dışında bir yol yoktur diyor. Bu bir bütündür nasıl bölüyorsun sen bunu? Sen canlıların diyalektiğini aldım, doğanın, tarihin diyalektiğini almadım diyorsun. Diyemezsin ki, onu alıyorsan hepsi bir bütündür. Blok olarak alıyorsan sen otomatik marksist olursun zaten, marksist felsefeyi savunmuş olursun. Dolayısıyla bu konularda da bilgisi olmadığı için kulaktan dolma; mesela Amerika’da falanca Hıristiyan rahip darwinistmiş diyor. O zaman demek ki sağcı da darwinist olabilir. Kardeşim bir kere o dinini zaten kabul etmiyor adam, yani Allah’ın yarattığını kabul etmiyor. Tesadüfen yaratılmayı kabul ediyor, üstüne Hıristiyanım diyor. Bu olmaz ki, bu samimi bir inanç olmuş olmuyor, garip bir şey olmuş oluyor. Hem Allah haşa yok diyorsun hem de var diyorsun. Bir tanesini savunacaksın. Var diyorsan Yaratılış’ı savunmak durumundasın. Ve yerle bir olmuş bir teoriyi, 250 milyon fosille mat edilmiş bir teoriyi daha hala savunuyor olması şaşırtıcı. Ama inşaAllah Allah hidayetini arttırsın, zeki bir bayan inşaAllah, doğruları görür inşaAllah. Ama üslubundaki o gereksiz alaycılık, gereksiz o eğeşme üslubu ve gereksiz sert tartışma üslubu ona yakışmıyor. Kadın dediğin şefkatlidir, merhametlidir değil mi? Kadınlar da daha şiddetli tecelli eder bu. O şefkat madeni olması lazım. Çok mazlum, halim selim bir insan olması lazım ve makul konuşması lazım.
SUNUCU: Hocam hiç karşı karşıya geldiniz mi bir tartışma ortamında?
ADNAN OKTAR: Genellikle gıyabımda konuşuyor. Mesela dün, evvelsi gün röportajlarda bakıyoruz hemen bir şeyliği oluyor yani… Birisi bir şey sordum mu… Ve çok da kötü açıklamalar yapıyor yani çok darwinizmin açıklanmasını, izah edilmesini maydanoza benzetiyor. Mantıksızlığa bakın yani, dereotuyla maydanozla ne alakası var darwinizmin veyahut bizim bilimsel açıklamaların. 250 milyon fosilin maydanozla dereotuyla ne alakası var? Güya hafife almış oluyor. Sen hafife alsan bile dünya gerçekçi yaklaşıyor ve akılcı yaklaşıyor. Yani senin görmezlikten gelmeni deve kuşu gibi kafanı kumun altına sokman insanların gerçekleri görmesini engellemiyor ki. Senin maydanoz dereotu demen; salatada sen onu yersin. Ama olay bambaşka, bütün gençlik çok yaman ve bayağı zeki. Hepsi internete giriyorlar ve gerçekleri görüyorlar. Sen istediğin kadar maydanoz dereotu muhabbeti yap. İstersen rokadan şundan bundan bahset, bu birşeyi değiştirmez. Onun için böyle bayan zevatın; çünkü o güzel bir şey olarak bu sözü kullanıyor biz de ona karşı bir iltifat kullanalım; bu konularda daha şefkatli, daha insancıl, daha akılcı ve bilimsel delille konuşması gerekir. Mesela benim karşıma geçsin Darwinizm’i tartışalım. Demagojiye ne gerek var? Ben kavga ustasıyım demek ayrıdır, bilim ustasıyım demek ayrıdır. Ben kavga ustası değilim ama bilim ustasıyım, gelsin tartışalım. Ama mücadele ustasıyım anlamındaysa onda Allah’ın izniyle bileğimi bükemez kimse inşaAllah; Allah’ın dilemesiyle onu söyleyeyim. Onun için inşaAllah benim kitaplarımı okur araştırır yani tek yanlı bakmaz olaylara, akılcı yaklaşır. Mesela bir proteinin tesadüfen meydana gelememesini bilmesi lazım; mesela buna cevap veremez. 250 milyon fosile cevap veremez, Yaratılış’ı ispat eden fosile. Ara fosil olmamasına cevap veremez. İşte falanca dergileri okudum, falanca gazetede okudum, bilim adamlarından duydum… Kulak dolgunluğuyla darwinizm olmaz. Madem hayatını darwinizme göre yönlendiriyorsun, darwinizmi çok kapsamlı çok derinlemesine öğrenmen gerekiyordu. Yüzeysel; gazetelerden dergilerden okunan bilgiyle insan bütün inancını ve hayatını ona göre yönlendirir mi? Ne kadar yanlış.
SUNUCU: Hocam zaten güler misiniz ağlar mısınız çok komik bir durum var. Hani diyoruz ki çok özel, Allah çok özel bir şekilde yaratıyor çünkü insanları; birçok yarattığı varlıktan en üstünü hatta bütün yarattığı varlıklardan en üstünü olarak insanı yaratıyor ama onlar da şiddetle diyor ki hayır biz maymundan geldik. Yani o kadar komik bir durum var ki. Bir taraftan diyoruz ki Allah çok özel bir şekilde bizleri yarattı, hatta tüm varlıkların en mükemmeli olarak bizleri yarattı, bize ruh verdi, akıl verdi, beden verdi. Birçok mesela bakıyorsunuz hayvanlara baktığımızda, mesela bitkilere baktığımızda onlarda bir zekâ yok, bir akıl yok, onlar olması gerekeni yapıyorlar, içgüdüleriyle hareket ediyor birçok hayvan. Ama insanlara bakıyorsunuz akıl var, zekâ çok ortada yani ve mekanizma. Ama onlar illaki diyorlar ki biz maymundan geldik. Yani kendilerini maymun ırkından saymaya çalışıyorlar çok bence komik bir durum.
ADNAN OKTAR: Anlamayanlar olsa bile tek tük mühim olan toplumun genelidir. Türkiye’de şu an %95 Darwinizm’e inanmıyor. Ama olur kıyıda köşede ilginç tipler, ilginç insanlar olur bu da çok makul, normaldir. Çünkü Allah insanların kimine hidayet verir, kimine vermez Kuran ayetiyle bu sabit, bu da şaşılacak bir şey değil.
SUNUCU: Devam edelim mi Hocam?
ADNAN OKTAR: Evet inşaAllah.
SUNUCU: “Dikkat ediyorum, ben paleontolojiyi bilmem, arkeolojiyi bilmem, biyolojiden anlamam diyen birçok insan var etrafımda ama birçoğu da anlamadıklarını söyledikleri halde bilgisizce darwinizme inanmaya karar veriyorlar. Bu kadar köklü bir şekilde hayatlarını değiştirebilecek yanlış bir inanca bilmedikleri halde uymalarının, körü körüne uymalarının hikmetini sizden öğrenebilir miyiz?” demiş Ali Mete, Bostancı’dan. Zaten onu da belirttik şimdi değil mi Hocam?
ADNAN OKTAR: Toplumun bir kesiminde oluyor, mesela dar çevreler oluyor solcu, materyalist, ateist, darwinist bir arkadaş grubu oluyor onlarla yatıyor, onlarla kalkıyor yani bütün dünyası o oluyor. Kahvehanelerine, onların yerlerine gidiyor, onların lokantasına gidiyor… Yani biraz ufkunu aç, biraz düşün, biraz elastiki bak değil mi? Bilimdeki gelişmeleri takip et ve konuşurken bilimsel delillerle konuş. Rokadan, maydanozdan, naneden bahsedeceğine; değil mi? Gel bize delillerden konuş; paleontolojiden delil ver, arkeolojiden, prehistoryadan… Aklına ne geliyorsa hepsinden bize bilgi ver, detay ver oradan konuşalım.
SUNUCU: “Sizinle aynı iddianameden yargılanan bazı kişilerin beraat ettiğini söylemiştiniz, pekiyi beraat eden bu kişilerin aynı sizin gibi baskı altında imzalamak zorunda kaldıkları doğru olmayan emniyet ifadeleri geçersiz sayılıp sizinki kabul mü edildi? Eğer öyleyse aynı iddianameden neden farklı iki karar çıktı” diyor, Mevhüde Duymaz İzmir’den.
ADNAN OKTAR: İlk arkadaş grubumuzu mahkeme gerçekten beraat ettirdi ve polis ifadesini geçersi saydı. Polis ifadesi geçersiz dediler, onunla ilgili karar da aldı ayrıca mahkeme geçersizdir diye karar da aldı. Dosyadaki delilleri de esas alarak, dosyadaki delillerde de çete suçu oluşmamıştır dedi. Epey bir arkadaş grubumuzu 313’den, ayrı bir kanun maddesinden ayrıca beraat ettirdi. İkinci grupta ben vardım; bize gelince kanun maddesinde değiştirdi mahkeme, bizim haberimiz olmadı mahkemenin sonuna kadar hangi maddeden yargılandığımızı bilmedik, en son celsede 220’den olduğunu söyledi. Efendim, “yağmur sesi yayında çıkıyor”. Ne güzel işte şıpır şıpır kötü bir şey değil ki. Ben çok severim yağmur sesini. Değil mi?
SUNUCU: Yani kapıyı kapatalım mı diyorlar Hocam.
ADNAN OKTAR: Hayır şöyle olabilir, az bir şey açabiliriz o zaman şu kadar falan olabilir ama kapatmak gibi bir olay olmaz çünkü oksijensiz yaşama gücümüz yok bizim. inşaAllah. Şimdi tabii bu bizim itiraz ettiğimiz bir husus oldu. Onunla ilgili de tabii Yargıtay içtihatları var. Burada çok önemli olan şu; bir kısmı 313’den bir kısmı 220’den yargılanırsa bu bozma nedeni. Yani Yargıtay içtihatlarına göre ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre bu böyle; bu bir. İkincisi; iki ayrı mahkeme aynı grup hakkında iki ayrı karar verdiyse bu da bozma nedeni, inşaAllah. Üçüncüsü birinde polis ifadelerini geçerli kılıp, bir kısmında polis ifadelerini geçerli kabul etmek yani bu kısmı geçerli değil dedi mahkeme. Hatta bununla ilgili karar aldı, geçersizdir diye. Ama ikinci kısımda polis ifadelerini geçerli gördü ve ona göre de hüküm tesis etti ve biliyorsunuz üçer yıl ceza verdi. Ellerine sağlık. Allah razı olsun. Teşekkür ediyorum. Birşey değil. Ama hukuk bilgisi açısından söylüyorum normalde bu Yargıtay’da bozma nedeni. Bozma nedeni olduğunu nereden anlıyoruz? Benzer davalardan anlıyoruz. Yani alınmış kararlardan anlıyoruz. Mesela Yargıtay içtihadlarından. Mesela 8. Ceza Dairesi’nin 9220 numaralı kararı var. Ve çok fazla bununla ilgili Yargıtay içtihadları çok açıktır. Ve Ceza Genel Kurulu kararları çok açıktır ve hepsinde bozma kararı verilmiştir. Ama hayırlısı olsun. Biz mahkemeye saygılıyız, verdikleri karara da saygılıyız. Yargıtay’ın verdiği karara da saygılıyız. Çünkü Yargıtay da bozarsa o da haklı olmuş olur. Yani o da onun hakkıdır. Çünkü aynı benzer davalarda bozulmuş. Ama tabi karar yüce mahkemenindir, bizim bu konuda bir itirazımız olmaz. Her ne karar çıkarsa çıksın saygılı oluruz.
SUNUCU: “Hayırlı akşamlar geçenlerde gazetede çıkan bazı manşetler bana oldukça ilginç geldi. Bunlardan bazılarını sizinle paylaşmak istiyorum. Bir tanesinde Yargıtay’dan kişiye özel yasa teklifi diğeri Danıştay Doğan’ın imdadına yetişti gibi.” Hocam demin bu soruyu sormuştuk. Aynı soruyu tekrar verip bana suikast düzenlemiş arkadaşlar. Hemen geçeyim. “Hocam ben Cübbeli’nin bir konuşmasını dinledim. Haşa Hz Mehdi’nin Mehdi olduğunu ispatlaması için keramet göstermesi gerektiğini yani Hz İsa’nın arkasında namaza durup insanlara kendini ispatlaması gerektiğini uygun olmayan bir üslupla söylüyor. Hocam Mehdilik bir ispat konusu değil ki. Kaderde Hz İsa, Hz Mehdi’yi arkasından itip namaza geçirdiğinde biz Allahualem Mehdi’dir diyeceğiz diye siz defalarca söylediniz değil mi hocam?” demiş Hamdi Gürsoy Erzurum’dan.
ADNAN OKTAR: Orada yazan arkadaşlar şu Cübbeli’ye Cevap kitabını okusalar. Burada Cübbeli’nin Mehdi ile ilgili çok daha galiz ifadeleri var, onları görebilirler. Bu kitabı internetten indirebilirler ücretsiz olarak. Ama www.cubbeliahmethoca.org. Bakın “cubbeli” ü ile değil. www.cubbeliahmethoca.org. Evet oradan indirebilirler. Orada diyor ki, zaten Mesih’in arkasında namaz kıldığında onu diyeceğiz, Allahualem Mehdi’dir diyeceğiz. Fakat Cübbeli diyor ki, “göster bakalım bir keramet” diyeceğiz diyor, “göster bakalım bir keramet”. . . O da havadaki kuşa işaret edecek, kuş da düşecek, ve avucuna gelecek diyor. Şimdi “göster bakalım bir keramet”, söylenecek söz mü bu? Yani sen bir Müslümana, veli olarak gördüğün yani Mehdi olarak gördüğün bir insana, Mehdi olduğu kanaatindeysen, “göster bakalım bir keramet”. . . Bir kere bir insanın kendi elinde midir keramet göstermek? Mehdi’nin kendini ispat etmek mecburiyetinde değil ki. Öyle bir konu yok. Böyle bir iddiası yok ki ispat etsin. Mehdi’ye zorla insanlar liderlik veriyorlar. Bu açık. Buradaki üslup her yönden çelişik. Çünkü gökyüzü meleklerle kaplanacak ve bütün melekler “Bu Mehdi’dir” diyecek diyor. O zaman senin “göster bakalım bir keramet” demene ne gerek var? Zaten bütün melekler gökyüzünden, 7 milyar melek gökyüzünden onu işaret edip söyleyecek diyorsun sen, kendi ifaden değil mi? O zaman ne için böyle birşeye ihtiyaç duyulsun? Zaten netleşmiş oluyor bu. Daha güçlü bir delil o.
SUNUCU: “Sizinle aynı iddianameden yargılanan bazı kişilerin beraat ettiğini söylemiştiniz. Peki beraat eden kişilerin aynı sizin gibi baskı altında imzalamak zorunda kaldıkları doğru olmayan emniyet ifadeleri geçersiz sayılıp, sizinki kabul mu edildi?” demişler. Bu soruyu da daha önce sorduk hocam. İki kez basılmış bu soru ama bunu özellikle hatırlatmıştık. İki ayrı farklı karar çıkıyorsa diye bu bozma nedenidir diye.
ADNAN OKTAR: Evet bu Yargıtay içtihadları var ve Ceza Genel Kurulu kararları var çok net. Numaralarını teker teker sayabilirim.
SUNUCU: Hocam peki çok merak ettiğim birşey var benim. Mesela birkaç gün yayınlarımızda devamlı konuştuk. Bu size atılan iftiralarla ilgili, genç kızlarımızın durumlarıyla ilgili. Peki o yayınlardan sonra size ulaşmaya çalıştılar mı?
ADNAN OKTAR: O çocuklardan iki tanesi bu bayandan yani Avukat Rezzan Aydınoğlu’ndan çok korkuyoruz. Yani en çekindiğimiz konu o diyorlar. Bize bir zarar vermesinden çekiniyoruz yani herhangi bir şekilde zarar. Bir tanesi, çocuklardan bir tanesi dilekçe vermiş, yani polis baskısı ile bunu yaptığına dair. Bütün bu sözlerin kendisine söyletildiğini ve bunun aslı olmadığına dair bir dilekçe vermiş. Diğer çocukta aynı şekilde.   Ama yani en çekindikleri konu bu Rezzan Aydınoğlu, Avukat Rezzan Aydınoğlu’nun herhangi bir şekilde onlara zarar vermesinden çekiniyorlar. Ve şu an isimlerini dahi veremiyorlar. İşte sadece numarasını vererek, yani şu numaralı gizli tanık diye dilekçe gönderebiliyorlar.
SUNUCU: Gizli tanık ifadesiyle, isimler belli değil?
ADNAN OKTAR: Gizli tanık ifadesiyle veriyorlar. Yani bu çocukları bu hale getirmek çok büyük günah ve çok yazıktır. Yani bunları bu kadar ürkütmek, bu kadar köşeye sıkıştırmak. . . Kim bilir ne şartlarda bu çocuklar bu hale getirildiler. Hangi genç kız bunu söyleyebilir? Hani 200 kişi, geceli gündüzlü, bilmem kaç yıl ilişkiye girdi şeklinde bir ifadenin bir genç kıza verdirttirilmesi ne korkunç birşey. Değil mi? Yani bir kere insan fıtratına aykırı söyledikleri söz. İnsan fıtratına aykırı. Çocukları da otomatik suçlu duruma da getirmişler. 3-4 yıldan beri öyle bir oluşum içerisindeysen, öyle birşey varsa hayali, sen de zaten çete olmuş oluyorsun. Ve orada 16 yaşında bayağı çocuk var, gençler var. Onların konumu ne olacak peki? Orada da tecavüz suçu olmuş oluyor. Çocukları sezdirmeden de belanın içine de sokmuşlar. Ve diyorlar ki, bize böyle demediler diyorlar. Sizden sadece bilgi alacağız dediler. Ben de küstüğüm için diyor, ona kızdığım için diyor, öfke duyduğum için, evlenmediği için, öbürü de yaklaşık aynı nedenler aynı izahlar onunki de, bunları söyledim. Ama ben tamamen gizli kalacak zannettim diyor. Gizli kalacak dediğim yani size böyle bir zarar gelecek gibi değil usulen bir bilgi. Merakından soruyor dediler bize diyor. Merakından. Yani sadece öğrenmek istiyor diye. Bizim haberimiz bile yoktu diyorlar böyle birşey olacağından, böyle bir durumun oluşacağından diyorlar. Yani garip bir yapı meydana gelmiş. Fakat Allah ayaklarına doladı tabi. Bu oyunları şu an bozulmuş durumda. Ki mesela bir tane öbür kullandıkları adam, asıl bu çocukları alıp götüren. Bakın diyor ki, ‘kız lakaplı şahıs diyor geldi aldı beni götürdü diyor.  Çocukların zaten korkacağı bir tip bu. Kafası dazlak ve psikopat. Birçok cinayet olayına adı karışmış falan cins bir tip. Elinde şarap şişesiyle internette resmi var bir yerde. Böyle havaya kaldırmış kendini kaybetmiş. Yani azılı psikopat. Geçenlerde arkadaşımızın, epey oluyor, evini kurşunladı. Gördüler, görgü şahitleri. Kurşunlamadan önce gitmiş bir otelin, Bodrum’da otelde 3 gün kaldığına dair kağıt almış 3 gün kaldığına dair. Biz karakola şikayet ettik. Yok dedi ben Bodrum’dayım dedi, siz yanlış biliyorsunuz dedi polise. Şu anda da Bodrum’dayım zaten demiş polise. Halbuki Bodrum’a hiç gitmemiş alakası yok. Sonra polis tespit etti. Sadece ablası gidip otelden o kağıdı almış. Böyle cins ve psikopat bir tip, buna organize ettiriyorlar bunu.  Abisini açık bir arazide kafasından vurulmuş olarak buldular ve ihbar eden de bu.   Falanca yerde diyor. Yani çok tenha bir yerde. Sen abinin orada olduğunu nereden biliyorsun? Oraya kim götürdü adamı? Tamamen faili meçhul. Ondan sonra onun malına mülküne kondu abisinin. Yani çok çok karanlık olay.   Yani tahkik de edilmedi konu. Yanında bir adam vurdular geçenlerde. Yani böyle cins bir tip ve bu gizli tanık.
SUNUCU: Size hocam, sizinle görüşmek istiyorlar mı hala? Yani sizin yanınıza gelip bu durumu izah etmek için yani böyle bir talepleri oldu mu bu kadar olaydan sonra?
ADNAN OKTAR: Şimdi bu kerata kızlar tabi demişler, abiyle biz tekrar görüşmek istiyoruz ama yeni bir çılgınlık yaparlar diye de çekiniyorum yani. Yani iyice bir akıllandıklarından emin olsam görüşeceğim de. İyice bir kanaatimin gelmesini bekliyorum. Çünkü biraz tedirginim yani. Yine kız çocuğu tabi, acıyorum. Birşey de demiyorum da. Fakat bizim çocuklarla görüşüyorlar şu an.   Yazık korkuyorlar da. Aman aman aman aman Rezzan duymasın diye yine haber göndermişler. Yahu duyarsa duysun. Ne yapabilir? Ne korkuyorsunuz yani? Ne çekiniyorsunuz? Allah korur sizi inşaAllah. Ama bir kız çocuğuna bunu söyletmiş olmak çok büyük bir vahşettir. Akıl alacak gibi değil. Zorlayarak böyle, onları yani ne şekilde onları ikna ettiklerini de biz biliyoruz. Yani fakir de bunlar. Bir tanesinin durumu fena değil. Bir tanesi çok fakir. Buna bir önden 200 milyon verince bu keratanın şuuru kapanmış anladığım kadarıyla. Söyleyeyim gitsin nasıl olsa gizli kalacak, sana da hiç birşey olmayacak gibi demişler. Birşey de olmaz. Burada tabi cahillik yapmış artık öyle söyleyelim. Para için insan kendini bu hale getirir mi? Karşısındaki insanlara da böyle bir söz söyler mi? Yani her yönden başını zora sokan birşey. Yani çok büyük bir cahillik etmiş. Sonra bin pişman ama iş işten geçmiş, yapmış bir kere. Bizleri halen de çok seviyor beni de çok seviyor. Kardeşlerini de çok seviyor. Böyle bir cinnet nasıl oluyor anlamıyorum. İnsan ruhu çok garip. Mesela bunun kötü birşey olduğunu insan nasıl bilmez? Git bunu söyle birşey olmaz denir mi ve bu kadar garip şeyleri insan kendisine söyler mi? Akıl alacak gibi değil. Neyse artık yapmışlar bir cahillik, bir çılgınlık. Zaten internette de yazıyor, yaptım ben birşey diyor, yani nasıl yaptığına kendi de şaşırmış. Bir anlık bir gönül öfkesi, bir anlık maddi çıkar hırsı insanları bambaşka. . Mesela cinayetlerde de böyle oluyor. Birçok olayda da oluyor. Mesela hırsızlıkta, gaspta da öyle mesela yoktan yere başını belaya sokuyorlar. Küçücük bir menfaat için en sevdiklerini harcayabiliyorlar. En mukaddes değerlerini ezebiliyorlar değil mi? Çok güzel yıllarca bankada çalışıyor, bir gün bakıyorsun zimmetine para geçirip ortadan kaybolmuş. Belli ki başını belaya sokacak, yapıyor. Hiç ummadık anda gidip hırsızlık yapıyor, başını belaya sokuyor. Gidiyor birine iftira atıyor, başını belaya sokuyor. Yani bunlarda bu türden bir şey. Yani bu gençlik hatası olarak yapmışlar artık. Allah hidayet versin. Allah akıllarını başlarına almayı nasip etsin. Zaten de anlatmış. Poliste diyor baskı yaptı diyor dilekçesinde. Yavrum polis baskı bile yapsa insan onu söyler mi yahu? O şekilde iftira olur mu? Bir de akıl hayal almayacak şekilde bir iftira yani. Acayip ucu bucağı yok yani. Bir de senin yanında gönderilen insanlar ne kadar ürkütücü, tehlikeli insanlar. Bunu nasıl kabul ediyorsun sen? Yani gidip onun yanında oturup. . . Benim kanaatim hem tehdit var anladığım kadarıyla, hem menfaat var. Hem birçok şey var gibi görünüyor. Ama rastlanmayan birşey değil toplumda çok rastlanıyor. Bir cinnet anında her türlü anormalliği yapıyor insanlar. Mesela yıllarca devlet memurluğu yapıyor aniden bir soygun yapıyor başını belaya sokuyor. Aniden bir iftira atıyor, aniden bir kötülük yapabiliyor. Allah hidayet versin. Ama tabi bu tip şeylerin bizim için pek bir önemi yok. Bunlar cahil insanlar bunlar çocuk. 23-24 yaşında da olsa benim için çocuk bunlar. Ama koskoca insanların garip tavırları asıl benim dikkatimi çekiyor. Benim şaşırdığım nokta bu. Mesela bu Taha Akyol’un tavrı. Bakın 04. 07. 2003 tarihinde Taha Akyol’un bir suçu oldu. Dört mahkeme kararı ile bu suç netleşti. Bunun arkasından, o zaman Cemil Çiçek Adalet Bakanı. Taha Akyol’la Cemil Çiçek, ikisi avukatlık bürosu kurmuşlar zamanında, yedikleri içtikleri ayrı geçmeyen, beraber yaşamışlar yıllarca, yani çok samimi iki arkadaş bunlar. Cemil Çiçek’e gidiyor bakana, Adalet Bakanı’na, o zaman Adalet Bakanı’ydı. Yazılı emir yoluyla bozma talebinde bulunuyor bakana. O da bu yetkisini kullanıyor, Yargıtay’ın ilgili dairesi, Yargıtay bu cezayı onadığı halde. Bakın dört mahkeme kararı ile kesinleşmiş, Yargıtay onamış bitmiş. Buna rağmen karar bozuldu. Şimdi tamam olabilir. Yani biz adalet bunu gerektiriyorsa bu olabilir. Ama bu benim çok acayibime gitti. Çok şaşırtıcı buldum bunu. Niye şaşırtıcı buldum? Böyle bir bakanlık yazılı emir yoluyla bozmada normal bir sıra var. En az 1 senelik bir sıra var. Bu bir senelik sıra kalktı neredeyse 1 haftadan biraz daha uzun bir süre içerisinde bu karar bozuldu. Bu sürati nasıl sağladı? Yani normalde bir yıl bekliyor. Olabilir yani. Fakat bu bir yıllık bekleme kalktı ve yıldırım gibi bu ceza kaldırıldı. Şimdi biz aslında dönemin Yargıtay Genel Sekreteri’nin bir ifadesi var. Biz, Yargıtay Genel Sekreteri, o zaman ki eğer izin verirse onun bu konudaki açıklamasını yapabilirim yani olayı açıklıyor.  Yani bunun kökenini açıklıyor. Bu olayın arka planını açıklıyor. Ama şimdi söyleyeyim dedim ama içim de el vermedi. Kendisinden izin alalım. Eğer açıklayabilirsiniz derse açıklayacağım. Daha önce de Taha Bey diyor ki, kararı Ankara’da bozduracağım diyor. Daha önceden.  Şimdi bunu bir tahmin olarak da söylemiş olabilir. Yalnız bunu duyduğumuz adam sağlam, yakınından duyduk bunu. Daha başta, gitmeden. Yani daha Ankara’ya gitmeden bozduracağım, dedi ve nitekim de bozuldu.  Belki bir temenni olarak da söylemiş olabilir. Ama kendinden emin üslubu da beni şaşırttı. Yani nasıl oluyor ben bozduracağım yani? Şimdi aynı Taha Akyol ve Cemil Çiçek de Oktar’ın babasıyla, Cevat Hoca ile yani Cevat Babuna ile can ciğer kuzu sarması bunlar, arkadaşlar. Cemil Çiçek ile de görüşmesi var Babuna Bey’in, Cevat Babuna Hoca’nın. Yani birebir.  Ve Taha Akyol ile de birebir görüşmesi var. Bu görüşmelerde neler görüştüklerini biz biliyoruz. Çünkü kendi anlatıyor ne görüştüğünü.  Cevat Hoca’nın kendi anlatıyor, şunları görüştüm, diyor. Şimdi burada söylesek olmaz.  Yani bu konular biraz değil çok çok çok şaşırtıcı, çok çok hayret verici. Umarım Allah her şeyi daha doğru hale getirir ve insanların doğruyu görmesini sağlar.  Ama yani gerekirse de açıklayacağım.  Yani çünkü Cevat Hoca bunu alenen söylüyor zaten yani inkar etmiyor. Söylediği kişileri de getirebilirim.
SUNUCUİspatsız konuşmazsınız hocam zaten siz.
ADNAN OKTARYani ben bunları konuşuyorsam yüzde yüz delilleri var. Yani ben mahcup olacağım bir sözü söylemem. Ben iftiradan, en hoşlanmadığım şeydir.  Yani net delillerle konuşuyorum, tabi.  Mesela bu çocuklarla ilgili konuştuk ya onlarda net delillere dayanıyor. Ama Allah hidayet versin, olabilir. İnsanlar mesela boş bulunup bir suç işleyebiliyorlar, bir hata yapabiliyorlar. Kız çocuğudur, bunlar da böyle bir hatayı bunlara yaptırtmışlar. Yani hangi şartlarda, nasıl tehditle yaptırdılar onu tam çıkaramıyorum.
SUNUCU: Hocam şey, Oktar Bey’in babasının Cevat Bey’in açıklamaları, Objektif programında, değil mi, oldukça güzel açıklamaları var. Türk-İslam Birliği ile ilgili, çocuklarla ilgili, bayağı bayağı güzel şeyler söylemiş. Hatta bir insanı tanımak için ya yolculukta tanıyacaksınız ya beraber vakit geçireceksiniz demiş. İşte beraber gittiği yerleri anlatmış. Çok da memnun kaldığını, hepsinin çok iyi, kaliteli ailelerden gelen çocuklar olduğunu söylüyor. Ama ondan sonra tam bir tezat, bir açıklama çok şaşırtıcı.
ADNAN OKTARYani Taha Akyol’un Aydın Doğan ile bağlantısı da çok acayiptir. Diyor ki “ben onun yanından ömür boyu ayrılmayacağım” diyor. Azmetmiş ömür boyu ayrılmamaya.  Aydın Doğan’ın yanından. Şimdi yani mesela Aydın Doğan’ın hemen hemen her işiyle ilgilenir Taha Bey. Biz bunu biliriz. Ankara’ya gider, gelir. Yani böyle hani bir dostluk olarak da yapıyor olabilir ama hani bir çok işinde yani her işinde demeyeyim de bir çok işinde ona ciddi şekilde yardımcıdır. Bir elçilik gerektiğinde gider konuşur, gelir. Bu bilinen bir şey zaten bunu kendisi de inkar etmez. Ama yani arka plandaki olaylar şaşırtıcı yani onu  söyleyeyim, çok şaşırtıcı.  Çünkü Cemil Çiçek bakan, Adalet Bakanı. Yargıtay’ı çok iyi tanıyan bir insan, İstanbul’daki mahkemeleri çok iyi tanıyan bir insan ki bizzat tayin ettiği kişiler. Bizzat tayin ettiği kişiler. Mesela bizim mahkememizin de hakimlerini tayin eden kişi Cemil Çiçek’tir.  Onun döneminde tayin edilmiştir bizim mahkememizin hakimleri.  Ki değerli insanlar, ben onlara her zaman şefkat duyarım. Kararlarına da saygı duyuyorum. Ama yani bu bağlantılar insanı biraz tedirgin ediyor.  Yani bu olaylar insanı biraz tedirgin ediyor. Ama ben mahkemenin hakimlerini tenzih ederim. Onlar tertemiz insanlar. Ben onların ellerini öperim ve kararlarından dolayı da en ufak onlara karşı içimde bir öfke de yok. Hakkımı helal ediyorum yani öyle bir şeyim yok. Ama yani mahkeme başkanı da diğer üye hakim de onun zamanında tayin edildi ve bizzat kendi tayin ettiği hakimler. Mesela Yargıtay’da da müthiş çevresi olan bir insan. Yani bu bir suç değil. Tabi ki Bakan olarak tanıyacaktır.  Ama buradaki bir Bakan’a, buradaki bağlantılar pek uyumlu olmuyor. Benim dediğim bu. Yani yoksa tabi ki hakimleri tanıyacaktır, Yargıtay’ı tanıyacaktır. Bundan doğal ne olabilir. Bu şaşırtıcı bir şey değil. Ama buradaki bağlantılar biraz insanı düşündürüyor.
SUNUCUYüce Türk adaletinin en güzel kararları vereceğine bizler inanıyoruz, temenni ediyoruz.
ADNAN OKTAREvet, inşaAllah.
SUNUCUŞimdi ufak bir reklam aramız olacak, hiç bir yere ayrılmayın diyoruz çünkü programımızın ikinci kısmında Sayın Adnan oktar ile ve değerli doktorlarımızla sohbetimiz tüm hızıyla devam edecek. Evet efendim programımızın ikinci bölümünde çok çok önemli görüntüler gösterceğiz sizlere. Doktor Cevat Babuna’nın görüntüleri az sonra izleyenlerle beraber olacak, sizler de göreceksiniz yapılan açıklamaları bu bağlamda. Hocam neler söylemek istersiniz?
ADNAN OKTARİşte Cemil Bey dikkatlice izlesin. Yani herhalde orada çok anlayacağı çok şey vardır.  Yani Cevat Babuna’nın izahlarının gerçek, samimi yönünü görmüş olacak. Ona anlattıkları değil de, bu sözlerine asıl ağırlık vermesi lazım Cemil Çiçek Bey’in.
SUNUCU: Özellikle kamuoyunun da çok dikkatlice izlemenizi istiyoruz şu anda verilen ifadeleri Objektif programında. Cevat Babuna anlatıyor; acaba bu çocuklar nasıl insanlar, neler yapıyorlar, mücadeleleri ne diye. Hep beraber izlemeye davet ediyorum sizleri.  
Evet. İşte görüntüleri hep beraber izledik. Ama aradan belli bir süre geçtikten sonra da, sanırım sizi değil mi mahkeme açmış şu anda dava devam etmekte, sürmekte. Örgüt olduğunuza dair. Ama kendisi de zaten size eşlik etmiş, konferanslarında o zaman o da bir örgüt yani.
ADNAN OKTARO da örgüt üyesi o zaman.
SUNUCU: Hepsi örgüt. Şimdi çok garip. Yani o kadar konferansa gittiler. Benden sonra 120 tane konferansa devam ettiler diyor. Sağlık nedeniyle diyor ara vermek zorunda kaldım diyor.
OKTAR BABUNA: Orada da hocamız siz göndermiştiniz hastaneye sağlık konusunda da.
ADNAN OKTAREvet. Tabi rahatsızlandığında gitmiyordu ben hastaneye gönderttirdim. Geçenlerde yine hastalanmıştı, buradan yine telefon ettirdim.  Oktar dedi bir hali iyi görünmüyor dedi. Hastaneye kaldırsınlar hemen dedim. Burada telefon açtırttırdım hemen.  Bakın sürekli beraberdik diyor.  Beraber faaliyet yaptık diyor. O zaman örgüt faaliyeti yapmış oluyorsun sen de o zaman biz örgütsek. Verdiği dilekçeler, yani hanımının verdiği dilekçeler zehir zemberek. Yani ne örgütlüğümüzü bırakmış, ne çeteliğimizi bırakmış. Ağzına gelen herşeyi söylemiş ve onun şikayeti üzerine de dava açıldı zaten. Mesela bak burada Kıbrıs’taki konferansta, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş beyfendiyle ben görüşmesini sağladım. Yani biz Rauf Denktaş beyefendi üzerinde çok baskı vardı o zamanlar. Kıbrıs’ın böyle hani, Allah esirgesin elden gitmesi gibi bir politika vardı. Dış alemde Avrupa’da şurada burada. Onun için bir moral destek olsun diye, Rauf Denktaş beyefendiye biz buradan bir hayli aydın, profesörlerden, bilimadamlarından çok sayıda insanı alıp Kıbrıs’a götürdük o zamanlar. O zaman kendisini de götürdük ve Rauf Denktaş beyefendiyle görüşmesini ben sağladım.  Kıbrıs’ın bütünlüğü korunsun. Türkiye’ye olan bağlılığı devam etsin. Çünkü bir bütünüz biz. Yani çok yoğun yıllarca faaliyet yaptığımız bir insan, sonra çıktı bize çete dedi.
SUNUCUSizi hiç görmediğini söylemiş.
ADNAN OKTAR: Evet. O espri yapıyor herhalde. Yani her zaman beraberdik olur mu öyle şey yani ben konferanslara gideceği vakit, fotokopi çektiriyordum yani ben kendim veriyorum onu dosyayla tarif ediyordum.  Yani her konferansını tarif ediyordum. Ki benim kitaplarımdan yine derleme bir kitap da yaptı. Aynısıdır kitabımın. 
SUNUCU: Hocam bayağı bir sizin anlatmış olduğunuz bilgilerden esinlenerek, hatta birebir onları alarak bir kitabı da var.
ADNAN OKTARTabi konferanslarda da benim dediğimi birebir anlatıyordu yani. Benim kitaplarımdan tamamını fotokopi olarak veriyordum onları anlatıyordu.  Sonra ne olduysa oldu. Bir yerlerden bir rüzgar esti, bambaşka bir insan oldu. Allah hidayet versin. Allah kalbini açsın da inşaAllah. Makul düşünür hale gelir. Mesela bak el kadar çocuklar bunlar. Kızları. Onları da çete ilan ettiler. Onlar hakkında da şimdi dava var.
SUNUCUKızkardeşleri de değil mi?
ADNAN OKTARKızkardeşi tabi onlar da bu da Oktar da ben de hepimiz çeteyiz.
SUNUCUHele Erdem hocam ya
ADNAN OKTAREl kadar çocuk tabi.  Bak mazlum kız çocuklarını toplamışlar. Onları da eşkiya kılıklı herifi ona musallat etmişler. Çocukları o alıp götürmüş, ifadeye götürmüş. Ve bizim 2000 yıl, sene. 2000 sene toplam değil mi? Ceza talep edilen Adil Serdar Saçan ve arkadaşlarından. O ilgili polis memurunu da ifade aldırttılar. Fezlekeyi aldırttırdılar.  Hazırlattırdılar. Ve bu dava yeni bir dava. Yani 3 yıl az diyor hani biraz daha arttsın.  Mesela bir 6 yıl da oradan alsın. Bir 3 yıl da oradan alsın. Yani şöyle bir ebedi yatsam, tam rahatlayacaklar yani şöyle.  Halbuki bu bir fikir. Yani bu bir düşünce. Ne alakası var bunun? Başbuğ da hapis yattı. Biliyorsunuz tabutluklarda işkence gördü.  Ne oldu? Onun ülküsü bayraklaştı. Engellenebildi mi? Ülkücüler de hapis yattılar. Ne oldu davalarını engellendi mi? Devam ettiler. Nur talebeleri hapis yattı. Said Nursi hapis yattı. Davaları engellendi mi? Daha da gelişti. Ama garip olaylar oluyor. Garip şeyler oluyor. Yani benim istediğim inşaAllah ben hükümeti bu konuda başarılı olur diye düşünüyorum inşaAllah. Bu yönde destekliyorum yani dua ediyorum inşaAllah. Allah yardımcıları olsun. Böyle şaşırtıcı olaylar değil de,  gerçek adalet yerini bulsun.  Bizim istediğimiz bu. Yoksa biz adaletin verdiği karara niye böyle demeyiz inşaAllah. Her halükarda kabul ederiz.
SUNUCU: Hocam benim merak ettiğim şey şu. Şimdi Cevat Beyin oğlu yani öz ve öz oğlu. Ve kızları. 2 tane kızkardeşiniz değil mi?
OKTAR BABUNA3.
SUNUCU3 tane. Hepinizden şikayetçi değilmi?Hepinizden yani hepinize dava açıldı. Aynı zamanda torunları. Şimdi hocam geçen gün ben birebir de gördüm. Erdem’i de gördüm. Şimdi çocuğa soruyorum diyorum ki; hani sana niye dava açtılar. Çünkü biz örgütmüşüz diyor. Yani  çocuk daha ne dediğini, daha sağın solun neresi desen onu gösteremeyecek bir çocuktan bahsediyoruz. Ve inanılmaz böyle çocuk yani daha neyi ifade edecek. Bu insanın geleceği yanıyor aynı zamanda. Çünkü çete suçlaması zannettiğim kadarıyla, hukuğa göre yani en az 6 yıldan başlıyor diye biliyorum. Çete örgüt suçu değil mi?
ADNAN OKTAR6 yıla kadar ceza verebiliyor tabi evet.
SUNUCUYani torununuza 6 yıla kadar ceza verilebilir yani. Sonuçta torununuzun 6 yılı cezaevinde geçebilir. Bu nasıl bir olay? Bana inanılmaz şaşırtıcı geliyor.
ADNAN OKTARBak kızlardan birtanesinin çılgınlığına bak çocuğun diyor ki; sen diyor Gökalp için diyor. Seni diyor hapise sokarız diyor sokacam diyor hapise girmene. Hiç olmazsa orada görürüm seni diyor hapishanede. Böyle göremiyorum diyor. Orada ziyaretine gidecekmiş.
SUNUCUÇok ilginç bakış açıları gerçekten yani.
ADNAN OKTARBak kerata şu akla bak yani. Tam çocuk aklı yani. Nereye dönsek bir gariplik yani. Öbürü de ayrı bir alem. Bir tane daha var yine bir kız çocuğu var. O da aynı şekilde şimdi. Bununla aynı konumda. O da çekiniyorum diyor. O da korkuyorum diyor ifadesini geri almaya yani. İnşaAllah güvenli bir ortam meydana gelir de insanlar huzur içerisinde olurlar. Rahat olurlar. Yani bu garip şeyler de biter inşaAllah. Neyse biz Kur’andan konuşalım. Kur’an ayetlerinden konuşalım. Sen o uğurlu tertemiz ellerinle bir sayfa aç bana ver.
SUNUCU: Bismillahirrahmanirrahim. Şöyle açayım hocam.
ADNAN OKTAR: Tamam. Ya Allah Bismillah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Al-i İmran Suresi. Al-i İmran Suresi 178. ”O küfre sapanlar kendilerine tanıdığımız süreyi kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak günahları daha da artsın diye süre vermekteyiz. Onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.” Mesela, küfür ve ahlaksız insanlar herşeyi yapıyorlar. Bayağı zulüm yapıyorlar Müslümanlara. Allah niye bela vermiyor onlara? Niye bunlara müsaade ediyor diye insanlar düşünür diye. Cenab-ı Allah diyor ki; “O küfre sapanlar kendilerine tanıdığımız süreyi sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz onları ancak günahları daha da artsın diye süre vermekteyiz” İyice belanın içine girsinler. Cehennem de iyice derine düşsünler diye Allah imkan veriyoruz diyor. “Onlar için aşağılatıcı bir azap vardır. Allah murdar olanı” yani pis olanı “temiz olandan ayırd edinceye kadar, müminleri sizin kendisi üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir.” yani iyilerle kötüleri Allah ayırd edeceğim diyor. ”Allah sizi gayb üzerine muttali kılacak değildir.” geleceği bilmezsiniz diyor Allah.” Ama Allah, elçilerinden dilediğini seçer.”-yani dilediği kişiyi elçi seçer.” Öyleyse siz de Allah’a ve elçilerine iman edin. Eğer iman eder ve sakınırsanız, sizin için büyük bir ecir vardır.” diyor Allah. ”İşte bu şeytan ancak kendi dostlarını korkutur.” Yani Müslümanları mesela şununla bununla korkutmaya çalışıyorlar işte çeşitli iddialarla korkutmaya çalışıyorlar. “Siz onlardan korkmayın” -diyor Allah. “Eğer müminlerseniz, sadece Ben’den korkun.” diyor Allah. Haramdır. Bana diyorlar ki niye korkmuyorsun? İşte Allah’ın emrinden dolayı korkmuyorum. Bak diyor ki “İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur”-imanı zayıf, aklı zayıf, şeytanın damına düşmüşleri korkutur. “Siz onlardan korkmayın” yani korkutacak ne yaparlarsa yapsınlar, ürkütecek ne yaparlarsa yapsınlar. “Siz onlardan korkmayın eğer müminlerseniz” gerçekten iman ettiyseniz. “Sadece Ben’den korkun” diyor Allah. “Küfürde büyük çaba harcayanlar seni üzmesinler” yani Müslümanların aleyhine ahlaksızlık yapanlar, onlara tuzak kuranlar, iftira edenler, oyun oynayanlar, onları ezmeye çalışanlar. “Sakın seni üzmesin” diyor Allah. “Çünkü onlar, Allah’a hiç bir şeyler zarar veremezler.” yani ne demektir size de zarar veremezler diyor. En fazla şehit ederler. Sen de makbul bir yere gidersin. Cennetin en güzel yerine gidersin inşaAllah. “Allah, onları ahirette pay sahibi kılmamayı ister.”-yani Allah belalarını vermek için bu imkanları veriyor diyor. “Onlar için büyük bir azap vardır” diyor Allah. Çok büyük bir azap vardır diyor. Onun için ben müsaade ediyorum diyor. “Bundan dolayı diyor”-müminler için, “kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan bir bolluk fazl ve Allah’tan bir nimetle geri döndüler.” Bak “bundan dolayı diyor kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan.” Müslümanlara Cenab-ı Allah hiç bir şey olmaz diyor. “Bir bolluk” zenginlik vereceğim size diyor Allah. Müslümanlara. Zengin olacaksınız diyor. “ve Allah’tan bir nimetle” umulmadık bir nimetle. “geri döndüler” bu mücadeleden, bu gayretten. Yani Müslümanlar bir mücadele veriyorlar. Bunun sonucunda “size diyor Allah bolluk vereceğim ve bir nimetle geri döneceksiniz.” Benim bildiğim bir nimet diyor. “Onlar Allah’ın rızasına uydular.” sadece Allah’ın rızası için hareket ediyorlar. “Allah büyük ihlas ve fazl sahibidir.” ve O ihsanı istediğine nasip eder.  “Her nefis ölümü tadıcıdır” diyor Cenab-ı Allah. Biliyorsunuz mezarlığın kapısında da var. Evet. “Kıyamet günü ecirleriniz eksizce ödenecektir.” kim sevap kazandıysa o eksiksizce sevabını alacak. “Kim uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.” sadece bir oyun ve eğlencedir diyor Allah dünya. Aldatıcı metadır. Sakın kanmayın diyor Cenab-ı Allah.  “Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz” mallarınız gidebilir, canlarınıza eziyet edebilirler, hapise düşebilirsiniz, iftiraya uğrayabilirsiniz, canı rahatsız eden herşeyle karşılaşabilirsiniz diyor Cenab-ı Allah ve imtihan edileceksiniz diyor Cenab-ı Allah Müslümanlar için. “ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan” o devrin müşriklerinden, ehl-i kitaptan mesela masonundan, itinden, kopuğundan, “elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz.” Size iftira atacaklar, hakaret edecekler, çirkin sözler söylecekler. Bak “çok eziyet verici sözler işiteceksiniz”, onlardan. O devrin azgınlarından, küfür içinde olanlarından, İslam düşmanı olanlarından eziyet verici sözler işiteceksiniz.  “Eğer sabreder ve sakınırsanız” yani sabredeceksiniz buna ve sakınacaksınız yani helale harama dikkat edeceksiniz. “(bu) emirlere olan azimdendir.” Azim sahibi olun diyor Allah, Allah’ın emirlerine karşı. Azim sahibi olun diyor. Bir sayfa daha aç ver bakalım o güzel, uğurlu ellerinle. Bismillahirahmanirahim. Şeytandan Allah’a sığınırız, tamam. Cenab-ı Allah müminler için diyor ki, Tevbe Suresi, 21’de: “Rableri onlara Katından bir rahmeti,” Allah’ın rahmeti. Rahmet her türlü güzelliği ihtiva eden bir güzelliktir. “bir hoşnutluğu” yani insanların hoşnut olacağı her türlü güzelliği, “ve onlar için, kendisinde sürekli bir nimet bulunan cennetleri müjdeler.” Bak hem cennet var müminler için, hem bir rahmet var hem de hoşnutluk var hem dünyada hem ahirette bir mutluluk. “Onda ebedi kalıcıdırlar.” Cennete. “Şüphesiz Allah, büyük mükafat Katında olandır.” Yani O’nun Katı’nda büyük mükafat vardır diyor Allah. “Ey iman edenler,” diyor Cenab-ı Allah. “eğer imana karşı” sizin müslümanlığı yaşamanıza karşı, müslümanlarla birlikte olmanıza, onlarla birlikte mücadele etmenize karşı, “inkarı” yani onlardan ayrılın, benim kafama göre olun, sabetaycı olun yahut ahlaksız olun veyahut müslümanca yaşamayın veya müslümanlarla birlikte müacele etmeyin diyorlarsa, “inkarı sevip-tercih ediyorlarsa,” inkar yani her türlü İslam dışı tavrı “sevip tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi veliler edinmeyin.” Onlarla dost olmayın, onlardan ayrılın. Kim diyor bunu? Cenab-ı Allah diyor. “Sizden kim onları veli edinirse,” dost edinirse, “işte bunlar zulmeden kimselerdir.” Haramdır diyor Cenab-ı Allah. Eğer sizi Allah yolundan mücadeleden alıkoyuyorlarsa itaat etmeyin, onlar veli değildir diyor, onlar baba değildir. Onlara uymayın diyor Allah.  Gerekirse ayrılın. Size karşı mücadele verseler bile, savaşsalar dahi değil mi, başarılı olamazlar. Siz onlardan ayrılın diyor Cenab-ı Allah. “De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz,” yani topluluğunuz, “kazandığınız mallar, az kar getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Resûlü’nden” yani o devirde sizlerle mücadele eden liderinizden, “ve O'nun yolunda cihad etmekten” Allah yolunda mücadele etmekten, “daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun.” Eğer ailenizi tercih ederseniz diyor cihada karşı, Allah’ın dinini yaymaya karşı ve Müslümanlarla birlikte olmaya karşı, eğer aşiretinizi, mallarınızı ve kardeşlerinizi isterseniz “Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyedurun.” Allah belanızı vereceğim diyor, bekleyin diyor. Belanızı vereceğim diyor. “Allah, fasıklar topluluğuna hidayet vermez.” diyor. Yani hükmünü yerine getirmeyenlere hidayet vermez yani kurtuluş, kalbine iman, ferahlık ve inşirah vermez diyor Allah. Kimler diyor Cenab-ı Allah, bak; “babalar, çocuklar, kardeşler, eşler, aşiret yani topluluk, kazanılan mallar, az kar getirileceğinden korkulan ticaret, hoşa giden evler, sizlere” – bakın Allah’tan, Kuran’dan, Kuran’ı yaymaktan, Kuran ahlakını yaşamaktan- “ve Onun Resulünden”- yani o dönemde yaşayan Müslümanların lideri olan topluluktan kimse, işari manası olarak söylüyorum. -”ve Onun yolunda cihad etmekten” –Allah yolunda mücadele etmekten- “daha sevimli ise artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyedurun.”-Eğer Müslümanlar topluluğunu terk eder de bu çıkarlara dönerseniz Allah belanızı veririm diyor. Aileniz de olsa babanız da olsa terk edeceksiniz diyor Allah, eğer sizi Allah yolundan alıkoyuyorlarsa, Müslümanlarla birlikte mücadele etmekten alıkoyuyorsa, asla itaat etmeyin diyor Allah. “Andolsun Allah bir çok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etti.” Her yerde Allah size yardım ediyor diyor Allah. Mesela yine 26. Ayette “Bundan sonra Allah elçisi ile müminlerin üzerine güven duygusu ve huzur indirdi.”- Güven ve ferahlık huzur indirdi diyor. - “Sizi görmediğiniz orduları indirdi.” –Ahir zamanda ne var, Mehdi’nin sağında solunda Cibril, Mikail ve İsrafil var ve meleklerle  ve 3000 melekle Mehdi’yi destekleyeceğim diyor. Cenab-ı Allah, Peygamber Efendimiz (sav) hadisle bildiriyor. İşte ayet ona dikkat çekiyor. “huzur indirdi ve sizin görmediğiniz orduları indirdi.”- Demek ki görünmüyormuş, Cübbeli ne diyor? Görünür diyor. Allah görünmez diyor,  görmeyeceksiniz ahir zamanda biz de Mehdi öncüsüyüz. Mehdi öncülerine de Allah yardım ediyor, eder. Allah onlara da inayet veriyor, İnşaAllah. “İnkar edenleri azaplandırdı, bu inkarcıların cezasıdır” diyor Allah. “Onlarla mücadele ediniz” diyor Allah. “Allah onları sizlerin ellerinizle zora soksun. Zor hale onları diyor yani caydırsın. “hor ve aşağılık kılsın” diyor ahlaksızlıklarından dolayı. Ne yapıyoruz biz; yalancıları deşifre ediyoruz, oyuncuları deşifre ediyoruz, ahlaksızları deşifre ediyoruz, değil mi kim zulmediyorsa deşifre ediyoruz. Bak diyor ki; “Allah onlarla mücadele edin, Allah onlar sizlerin ellerinizle zora soksun, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin ve müminler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun.” – Biz de mesela vatan düşmanlarına, millet düşmanlarına, iddia edilen ergenekon örgütüne, masonluğa, Türk birliğini Türk İslam Birliğini engellemeye çalışanlara karşı can siperane bir mücadele içindeyiz ve onları ilmi yolla, akılla, fikirle, düşünce ile hor ve aşağılık kılıyoruz, yalanlarını ortaya çıkarıyoruz, oyunlarını dalaverelerini ortaya çıkarıp, rezil rüsva ediyoruz, bu Allah’ın emri. “ve kalplerdeki öfkeyi gidersin” –müminlerin kalpleri değil mi şifaya kavuşuyor. “Allah dilediğinin tevbesini kabul eder, Allah bilendir,  hüküm ve hikmet sahibidir. Yoksa siz içinizden cihad edenleri ve Allah ve Resulü müminlerden başkasını sır dostu edinmeyenleri” –sadece müminleri sır dostu edinin diyor Allah. - “Allah bilip ortaya çıkarmadan bırakılıverileceğinizi mi sandınız” diyor Allah, sizi imtihan edeceğim diyor. Bak cihad edenleri yani cehd eden, gayret edenleri, mücadele edenleri- “ve Allah’tan ve  Resulünden ve müminlerden başkasını sır dostu edinmeyenleri “ -bak Allah, Resulü ve müminler sadece müminleri sır dostu edinin diyor Allah. “Allah bilip ortaya çıkarmadan bırakılverileceğinizi mi sandınız?” Bir kısmınız diyor hıyanet edecek, müminlerin bilgilerini başkalarına aktaracaklar ve ben bunu tespit edeceğim diyor Cenab-ı Allah. “Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” –Bizden vatanın birliği için, Türkiye’nin bölünmesini engellemek için, PKK’ya karşı mücadele veriyoruz, komünistlere karşı mücadele veriyoruz, iddia edilen ergenekon örgütüne karşı mücadele veriyoruz, ki en tehlikelisi masonlardır ve ateist siyonistlerdir, bunlara karşı ilmi mücadele veriyoruz.  Ne yapıyoruz, cehd ediyoruz. Allah mücadele deyince illa sopayla, değnekle kılıçla değildir bu. Fikir, kültür ve bilgidir. Bunlar silahtır, ahir zamanda Mehdi zaten kan akıtmayacak, uyuyan kişiyi de uyandırmayacak, Allah’ı anarak küfrü ezecek ve delalet edecek. Biz neyiz biz de Mehdi öncüsüyüz dolayısıyla Mehdi terbiyesi içerisindeyiz biz de, biz de aynı şekilde şefkatle, sevgiyle, bilimle ve gerçeklerle mücadele ediyoruz ve küfrü hor ve aşağılık kılıyoruz. Delaleti yani yalanlarını, oyunlarını, mesela PKK’nın oyunlarını ortaya çıkartıyoruz, masonların oyunlarını ortaya çıkartıyoruz, halkı milletimizi aldatan bilimsel görünümlü sahtekarlıkları oyunları ortaya çıkarıyoruz, darwinistlerin yaptıkları sahtekarlıkları ortaya çıkarıyoruz ve onları horlanmış hale getiriyoruz. Yani insanların gözünde küçük düşüyorlar oyun oynadıkları için. Evet bir kaç dakikamız mı var, ne kadar? 10 dakikamız var.
SUNUCU: Hocam bir de mesela anne babaya hani ata olduğu için öf demek bile çok günah normalde ama hani dinden gerçekten dine karşı onu dininden uzaklaştırmaya çalışıyorsa aile ya da işte onun ibadet etmesini ya da Allah’a inanmasını ya da rahatça işte ibadetini evde yapabilmesini engelliyorsa Kuran’ın gereğince değil mi ailelerinizden uzaklaşabilirsiniz deniyor. Onlardan ayrılınız diyor.
ADNAN OKTAR: Tabi. Allah’ın emridir bu.
SUNUCU: Şimdi işte mesela medyada bir çok kişinin özellikle de biliyorsunuz o demagoji ile gündeme gelindiği için işte babası ile oğul düşman oldu gibilerinden, işte bunu da Kuran’ın emrettiğini görmüş oluyoruz böylelikle, çünkü eğer rahat bir şekilde inançlarını zaten yerine getirebilseydi zaten babası onu mahkemeye vermezdi.
ADNAN OKTAR: Hayır daha önceki yaşantımız delil ve Cevat Hoca’nın açıklamaları delil, demek ki bir arada mutlu dostça ve arkadaşça, kardeşçe yaşıyormuşuz daha önce.  Ne olmuş sonra, inançlarına müdahale olmuş, şunlarla görüşmeyeceksiniz, şunlarla konuşacaksınız, şunları yapacaksınız, şunları yapmayacaksınız, bu çocuklar Kuran’a uyuyorlar, Kuran ne derse onu yaparlar, inşaAllah. İnşaAllah sonra anlatırız onu da anlatırız. İnşaAllah. Özetle Cenab-ı Allah neyi takdir ettiyse o oluyor, biz kaderimizi yaşıyoruz şu an, mesela bu ayetlerin çıkması da kaderdedir. Görüyorsun açıyorsun çıkıyor. Ama Allah hidayet versin. Allah akıllarını artırsın. PKK yönünden de çok büyük bir tehlike var ben şimdi onun üzerinde duruyorum; kendini dindar gösteren az sakallı bir tip var, bu Güneydoğu’yu PKK’ya vermek için kendine bu işi görev edinmiş, muazzam bir mafya yapılanması içerisinde bu. Hükümeti de kendince etkilemeye çalışıyor aklınca yani böyle bir şeyler yapmaya çalışıyor fakat bunun bu yönü bilinmiyor, bu kendini dindar tanıtıyor dindar değil, bir anarşist Müslüman tipi yani böyle klasik çete eskiden de o çizgideymiş yani bakıyoruz, terörist yapıda fakat güya Müslümanmış, halbuki Müslümanla teröristlik bir arada gitmez. Böyle bir tip, bu bir hayli insanı yıldırmış, İstanbul’da da Ankara’da da ve muazzam bir yapılanma içine girmiş, enaniyet ve kibirden de yanına yanaşılamıyor çok azgın bir de bunun yanında hazır ola geçiyorlar yani bir özelliği olmadığı halde şimdi bu ahlaksızı bu köpeği yakında açıklayacağım. İnşaAllah. Güneydoğu’yu asla verdirtmeyiz bir de bu çakalın bir üslubu var diyor ki; annelerin diyor, tabi bunu diyen başka insanlar da var ben onları tenzih ederim fakat bunun şeyi; gözyaşlarını istemiyorsanız diyor ve şehit cenazesi istemiyorsanız diyor Güneydoğu’yu verin diyor özetle. Canım ciğerim bak, yani etrafındakilere söyleyeyim ki ben ona sadece köpek diyorum. Günde isterse on bin tane şehit istesen biz bol bol şehit veririz yani öyle bir sorunumuz yok ben bütün arkadaşlarımla biz de gidelim bizi de şehit etsin. Bize böyle maval okumasın. Yani biz tehditle falan böyle toprak vermeyiz yani öyle bir konu olmaz, Çanakkale örnektir. İsterse tarihe de bakabilir, bu ne biçim kahpe bir ağızdır tehditle, ee ne diyeceğiz şehit gidiyor ne yapalım bari toprağı verelim de kurtulalım diyeceğiz, nerede görülmüş böyle bir şey. İsterse günde  on bin şehit olsun, sel gibi şehit veririz Allah’ın izniyle, şu kadar milim toprak vermeyiz, milim. Bunu unutacaklar. Güneydoğu bizim canlarımız, onlar bizim ruhumuz, Kürt kardeşlerimiz yani çok yüksek ahlaka sahip, tertemiz insanlar. İddia edilen ergenekon örgütü benim anladığım kadarıyla bu çakalı da devreye sokmaya çalışıyor kendince Güneydoğuyu koparmak için yani boyunu çok aşan bir işe girmiş aklını başına alsın, bir de bu çakalın özelliği var, internete girdim hiç resmi yok bunun kullandığı asıl çakalın hiç resmi yok, hiç resmi yok, bu tam bir mafya yöntemi; çakal madem o kadar cesursun, madem öyle şeysin niye resmini koymamışsın internete ya kardeşim nasıl olur bir insanın bir tane resmi olmaz, özenle koymamış resmi, suç işleyecek ya. Yani yakalanırsa diyeceksin bu bu, yani insanlar tanımasın diye tedbir almış kendi kafasınca ve baktım çakalın üslubuna anormal pervasız, devlete karşı, Türk milletine karşı muazzam pervasız tam bir çakal pervasızlığı içerisinde Güneydoğuyu vermeye de bayağı azimli bir üslubu var, hodri meydan bakalım göreceğiz, bıraksın bu ağızları onun o şom ağzını uygun bir hale kanun ve hukuk ölçüleri içerisinde getireceğiz inşaAllah.
SUNUCU: Hocam açıklayacaksınız değil mi bu ismi?
ADNAN OKTAR: EvelAllah, evelAllah beni bilirsin sen. Herkes bilir yani.
SUNUCU: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: EvelAllah.
SUNUCU: Bitiriyor muyuz? Evet programımızın sonuna gelmişiz, inanılmaz hızlı geçiyor nasıl başladık nasıl bitti vallahi anlamıyoruz. Efendim bugün itibari ile programımızın sonuna geldik, Mavi Karadeniz TV ve Kocaeli TV ortak yayınımızın sonuna gelmiş durumdayız. Sizler hocamıza ulaşmak için onun eserlerini, kitaplarını ve röportajlarını izleyebilmek okuyabilmek görebilmek için www.harunyahya.org ya da www.harunyahya.net’ten ulaşabiliyorsunuz hocamıza yine ulaşmak isteyenler o mesajlar yoluyla da sizlere oradan ulaşabilirler.
ADNAN OKTAREvet evet ben onları canım  gibi seviyorum görüşmek isteyenler  istediği gibi bağlantıya geçebilirler. Bir de hangi radyodan dinleyebiliyorduk biz?
SUNUCU: 106.4 Mavi Karadeniz Fm.
ADNAN OKTAR: O çok önemli.
SUNUCU: 106. 4 Mavi Karadeniz Fm’den de röportajlarımızı her röportajı değil mi?
ADNAN OKTAR: Evet.
SUNUCU: Dinleyebilir izleyicilerimiz.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah.
SUNUCU: Efendim bugün itibari ile programımızın sonuna geldik, Allah’a emanet olun, kendinize çok iyi bakın, hoşçakalın.

14 Ekim 2009



Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Bu eserin MP4 versiyonunu indirmek için tıklayın (iPhone, iPod)


  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Harun Yahya - Filmler Film listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN TV REPORTAJI (11 İyun 2008) (Azerbaijani) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TALK RADIO EUROPE (SPAIN) (September 29, 2009) (English) 
ADNAN OKTAR TELLS... MALE-FEMALE RELATIONS IN TODAY'S SOCIETY, THE CONCEPT OF MARRIAGE (2) (English) 
FREEMASONRY - Excerpts from Harun Yahya's interviews - (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY WSRQ RADIO- THE CAPTAIN'S AMERICA (August 20, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TIMOTHY FURNISH (December 14, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY LE MONDE (May 18, 2008) (English) 
INTERVISTA E HARUN YAHYAHIT ME RADIO KONTAKTIN (2 Tetor 2009) (Shqiptar) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON NEAR FM (IRELAND) (October 25, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY UNITY FM (BIRMINGHAM, UK) (October 2, 2009) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN 525 QƏZETİ VƏ ATV REPORTAJI (27 Avqust 2008) (Azerbaijani) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL JAZEERA TV (Istanbul - February 22, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW (June 18, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (SOUTH AFRICA) (October 12, 2009) (English) 
حوار مع السيد عدنان أوقطار، الرياض، 11 سبتمبر 2008. (Arabic) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON DETROIT CHRISTIAN RADIO WMUZ (November 17, 2009) (English) 
MR. ADNAN OKTAR'S LIVE CONVERSATION WITH THE ISRAELI DELEGATION (January 19, 2010) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON RADIO ISLAM (JOHANNASBURG, SOUTH AFRICA) (30 October 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR BY HESHAM TILLAWI ON REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (Texas, USA) (December 19, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY IRISH TIMES (September 8, 2008) (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN AWAZ FM (İSKOÇYA) TELEFON KONFERANSI (23 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TIMOTHY FURNISH RÖPORTAJI (14 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN TURKIYEPOST RÖPORTAJI (19 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN TÜRKMENELİ RÖPORTAJI (22 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN TÜRKTIME RÖPORTAJI (14 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -1- (İstanbul, 20 Aralık 2007)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -3-(12 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN CNNTURK RÖPORTAJI (20 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (16 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA RÖPORTAJI (17 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (1 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN NEWS TALK NEWS 1070 KNTH RÖPORTAJI (HOUSTON, TEKSAS, ABD) (21 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KURV TALK RADIO'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (TEKSAS, ABD) (23 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN ALLAN HANDELMAN SHOW, FM TALK WZTK, KUZEY CAROLINA, ABD RÖPORTAJI (9 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (4 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (29 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (30 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (5 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN C.S: LEWIS SOCIETY & ARN (ACCESS RESEARCH NETWORK)'DEN KEVIN WIRTH İLE YAPTIĞI RADYO RÖPORTAJI (3 MART 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN THE LESLIE MARSHALL SHOW RÖPORTAJI (9 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (11 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN VİDEO KONFERANS İLE KATILDIĞI İSVİÇRE KONFERANSI (9 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (12 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (14 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (13 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (1 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (15 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (2 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (3 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (16 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (18 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN ONE LEGACY RADIO RÖPORTAJI (LOS ANGELES, ABD) (16 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ARY TELEVİZYONU (PAKİSTAN) RÖPORTAJI (22 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (26 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ABS RADIO (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (17 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN NORTH CAROLINA ÜNİVERSİTESİ'NDEN PROF. OMID SAFI VE ÖĞRENCİLERİYLE BİR SOHBETİ (14 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Ekim 2009) ADNAN OKTAR KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -2- (İstanbul, 11 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 2.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN ISLAM CHANNEL RÖPORTAJI (21 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN RTBF (BELÇİKA) RÖPORTAJI (26 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇIRAĞAN'DAKİ BASIN TOPLANTISI (16 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN REYTİNG GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 3.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJI (26 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN TIMETURK RÖPORTAJI (24 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 4.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GÜRCİSTAN TÜRKİYE DOSTLUK DERNEĞİ RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KRAL KARADENİZ TV'DE ORTAK YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (7 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV RÖPORTAJI (İstanbul, 3 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN THE STUDENT OPERATED PRESS İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON KONFERANSI (23 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (11 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TV 5 RÖPORTAJI (20 Ekim 2007)
ADNAN OKTAR'IN WIENER ZEITUNG RÖPORTAJI (24 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (3 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN DENMARK TV (DANİMARKA) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KRAL KARADENİZ'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (3 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (2 Mart 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN FREEDOM RADIO - KEVIN BARRETT TELEFON KONFERANSI (2 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN RFA (RADIO ASIA FREE) RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN CURRENT ISSUES TV - HESHAM TILLAWI CANLI TELEFON RÖPORTAJI (1 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN KASPI GAZETESİ RÖPORTAJI (19 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN FRANSIZ MEDYASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI - Bölüm 1 (25 Mayıs 2007)
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (5 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI- 02 (24 Mayıs 2007)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN CHRISTIANITY TODAY DERGİSİ RÖPORTAJI (27 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (13 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN SKEPTIC DERGİSİNDEN ERIC MICHAEL JOHNSON RÖPORTAJI (2 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KBYR RADYO (ALASKA) RÖPORTAJI (19 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL ALAM (İRAN) RÖPORTAJI (23 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET RADYOSU) RÖPORTAJI (4 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN GLOBAL POST RÖPORTAJI (Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW RÖPORTAJI (18 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV 41 (KOCAELİ) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN EL QUETZALTECO (GUATEMALA) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN WCEV (ABD) CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (3 Temmuz 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSRAİL'İN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA GÖRÜŞMESİ (1 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN İRAN TELEVİZYONLARIYLA RÖPORTAJI (13 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KOSOVA BESA TV RÖPORTAJI (16 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Mayıs 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN ARTE TV (FRANSA) RÖPORTAJI (31 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN DAILY NEWS EGYPT (MISIR) VİDEO KONFERANSI (13 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN HIDAYAT TV (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (1 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (8 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 1 -
ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN İSRAİL ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (13 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN JAMES ALLEN SHOW RÖPORTAJI (24 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (20 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN WSRQ RADIO - THE CAPTAIN'S AMERICA RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (21 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (27 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN EDEN TV (İRAN) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN HABER 3 RÖPORTAJI (21 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (4 Eylül Cuma) ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
SN. ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL TARİHLİ CANLI YAYINDAKİ AÇIKLAMASI ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN 1 UMMAH FM (İNGİLTERE) 'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (İNGİLTERE)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEES FAST FM (İNGİLTERE) RADYOSUNDAKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN JESSE WOODROW RÖPORTAJI (15 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN THE GULF TODAY (BAE) RÖPORTAJI (2 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN 17 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (20 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE RÖPORTAJI (13 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN AHLULBAIT RADIO (NORVEÇ) RÖPORTAJI (15 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (ABD) RÖPORTAJI (11 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (24 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (2 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KOLOMBİYA DEVLET RADYOSU RÖPORTAJI (25 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN MAKEDONYA RADYOSU İLE CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDRA) RÖPORTAJI (1 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN EDINBURGH (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (10 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO AL ANSAAR 'DAKİ (DURBAN, GÜNEY AFRİKA) CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (5 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO DAWN (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (30 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (29 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL QURAN AL KAREEM RADYOSU RÖPORTAJI (AVUSTRALYA) (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (2 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ANTARA HABER AJANSI (ENDONEZYA) RÖPORTAJI (16 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN LE MONDE RÖPORTAJI (18 Mayıs 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT) RÖPORTAJI (15 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN HABER 7 RÖPORTAJI (13 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN MANŞET HABER RÖPORTAJI (5 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY, SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN AL-QUDS (KUDÜS) GAZETESİ RÖPORTAJI (17 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (21 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI (16 Mayıs 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN PUBLIC TV RÖPORTAJI (19 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN ORTADOĞU HABER AJANSI (MISIR) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERİKAN HALK RADYOSU RÖPORTAJI (11 Ekim 2008)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN POLI GAZETTE (HOLLANDA) RÖPORTAJI (2 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN AN ANBAR TV (IRAK) RÖPORTAJI (21 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ARABNEWS RÖPORTAJI (9 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN ASIA RFA RADYOSU RÖPORTAJI (14 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN SAKARYA SRT RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN ASSOCIATED PRESS OF PAKISTAN RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (25 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN EDALET GAZETESİ RÖPORTAJI (5 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI (31 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET HABER AJANSI RÖPORTAJI (14 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN HALK GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN İÇTİMAİ RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (16 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERDEM (KONYA) RÖPORTAJI (24 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL MPL RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TV RÖPORTAJI (11 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN HABER FLASH RÖPORTAJI (1 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI - 1 -(29 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN THE NATIONAL GAZETESİ (BAE) RÖPORTAJI (28 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN AZERNEWS RÖPORTAJI (23 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN HATAY TV RÖPORTAJI (7 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI -2 - (28 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN THE WALL STREET JOURNAL RÖPORTAJI (6 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KORDON TV (İZMİR) RÖPORTAJI (27 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN MPL SATRANÇ TAHTASI RÖPORTAJI (19 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HOPE TV (BULGARİSTAN) RÖPORTAJI (16 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN ARTE TV RÖPORTAJI (FRANSA-ALMANYA) (4 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KANAL 9'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (31 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (6 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (31 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO STATION (KUZEY CAROLINA) RÖPORTAJI (3 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI YAYINI (7 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL URFA, ADIYAMAN ASU VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (21 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN ABC TELEVİZYONU (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (10 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (19 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN SUN TV (KONYA) RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN NEWSTALK KXYL CANLI RÖPORTAJI (Teksas, ABD) (11 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN HAHAM FROMAN İLE BİRLİKTE 10 KASIM 2009 TARİHLİ CANLI YAYIN SOHBETİ (altyazılı) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN NEAR FM (İRLANDA) RÖPORTAJI (25 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN NEVŞEHİR TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN ABN RADIO RÖPORTAJI (15 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ, ADIYAMAN ASU VE EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DETROIT CHRISTIAN RADIO WMUZ RÖPORTAJI (17 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN THE WASHINGTON POST RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)