Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Filmler ::::::::::.....
Harun Yahya

ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (2 Aralık 2009)

  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
SUNUCU: İyi akşamlar sayın seyirciler. Gaziantep Olay, Samsun Aks ve TV Kayseri ekranlarında ortaklaşa yayınlanan “Adnan Oktar ile Baş Başa” programıyla karşınızdayız. Değerli konuklarım Sayın Adnan Oktar ve Sayın Tarkan Yavaş, hoş geldiniz efendim.
TARKAN YAVAŞ: Hoş bulduk.
ADNAN OKTAR: Efendim hoş bulduk. Sizler de hoş geldiniz.
SUNUCU: Hoş bulduk, nasılsınız?
ADNAN OKTAR: Nurlandırdınız ortalığı, maşaAllah. Allah’a hamdolsun.
SUNUCU: Teşekkürler, evet izniniz olursa programımıza geçmeden önce canlı yayın yaptığımız radyoları da bir sıralamak isterim. Ilgın Fm Konya 97.4, Yıldız FM Tekirdağ 87.7, Genç FM Karaman 93.3, Mavi Karadeniz Radyo 106.4, Radyo 37 Kastamonu 95.2, Radyo Star Aksaray 94.0, Emek Radyo Mardin 101.0, Radyo Enerji Ordu 90.0, Keyif FM Nevşehir 92.7 ve ayrıca da 96.0 frekansındaki Adıyaman ASR FM’den canlı olarak bizi dinleyebilirsiniz efendim.
ADNAN OKTAR: Evet ne yapalım, neler konuşalım?
SUNUCU: Evet, siz nasıl uygun görürseniz. Dilerseniz sorularımızdan başlayalım. Dilerseniz sizin gündeme ilişkin yorumlarınızı dinleyelim.
ADNAN OKTAR: İnşaAllah, Darwinizm tehlikesi tamamen yatışmadıktan sonra Türkiye’de ve dünyada hiçbir şey rayına oturmaz yani rahatlamaz. Bu çok hayati bir konu. Mesela geçenlerde TRT’de değil mi, Darwinistlerin sahtekarlığı ile ilgili bir konu çıktı, neydi o?
TARKAN YAVAŞ: Evet bu Coelacanth balığı Hocam. Ara geçiş formu olarak Darwinistler yıllarca bunu iddia etmişlerdi. 70 milyon yıl önce bunun soyunun tükendiğini iddia ediyorlardı ve bir ara geçiş formu olarak ortaya attılar. Halbuki 1938 yılında bu balığın canlısı yakalandı. Ve bakıldı ki bu balık gerçek, tam böyle eksiksiz bir balık. Yani günümüz balıklarından hiçbir farkı olmayan ve bugün de yaşayan bir balık olduğu ortaya çıktı ve ara geçiş formu olmadığı net bir şekilde anlaşıldı. Bu sahtekarlık da ortaya çıkmış oldu. Geçenlerde TRT 1’de bir haber vardı. Bu balık bu sefer de Japon balıkçılar tarafından Endonezya açıklarında yakalanmış, gerçeği. Yakalanmaktan öte bu sefer filme de almışlar. Evet, 180 metre derinlikte bu balığı filme alıyorlar ve bakıyorlar ki günümüz balıkları gibi bir kemikli balıklar sınıfına giren tam bir balık. Şimdi daha önce evrimciler diyorlardı ki; işte “bunun ayakları var” diyorlardı, daha önce bulunmadan önce. Bakıldı ki o ayak denilen şeyler bildiğimiz balığın yüzgeçleri. İşte dediler ki; “bunun akciğerleri var.” Bakıldı ki o akciğer dedikleri şeyler yağ kesecikleri, balığın üstünde yer alan yağ kesecikleri olduğu anlaşıldı. İşte bu balık dediler “sığ sularda yaşayan bir balık” dediler “çünkü denizden karaya geçecek, yani bir müddet sonra denizden karaya geçen bir ara geçiş formu” demişlerdi. Bir baktılar denizin en derinliklerinde 160, 180 metrede, 200 metrelerde yaşayan bir balık olduğu ortaya çıktı ve tamamıyla bir evrimci sahtekarlığı olduğu net bir şekilde anlaşıldı ve bu balıktan şu ana kadar iki yüzün üzerinde yakalandı ve bu da zaten artık tamamen literatürden de çıkarıldı. Geçenlerde de TRT 1, çok güzel bir çıkışla bu haberi verdi ve buradaki evrim sahtekarlığını vurguladı. Tabii orada Hocamızın kitaplarından ve çalışmalarından esinlendiği de ortadaydı. Şimdi birtakım yayın organları, şimdi bunu tabii şey görmüşler ve bir takım solcu oluşumlar, işte diyorlar ki; “neden bunu ortaya çıkardınız, neden TRT 1 böyle bir haber yaptı?” İşte halbuki burada tam anlamıyla bilimin gösterdiği bir gerçek ortaya konmuş olmuştu.
SUNUCU: Evet yani “gerçeği neden gösterdiniz” diye bir tepki de çok abes değil midir?
ADNAN OKTAR: Şimdi olayın alt yapısı başka türlü tabii.
TARKAN YAVAŞ: Şöyle “TRT’den Coelacanth Gafı” diye başlık yapmışlar. Bir de Sayın Hocamızın buradaki eserlerinin etkisine dikkat çekmişler ve bunu da böyle bir Üniversite Konseyleri Derneği diye bir şey, bunun TRT 1’in bunu tekzip etmesini istemiş.
SUNUCU: Tekzip yayınlamasını istemiş evet.
TARKAN YAVAŞ: Evet, halbuki tamı tamına demin anlattığım gibi bilimsel bulgularla örtüşen net, gerçek, çok doğru, yerinde bir haber.
SUNUCU: Şimdi tekzip yayınlanması için bir şeyin doğru olduğunu kanıtlamanız gerekiyor. Eğer ki o konunun aksini iddia ediyorsanız ispatlamanız gerekmiyor mu, değil mi? Ama tek delil de yok ellerinde.
TARKAN YAVAŞ: Tabii ki. Hep böyle zaten. Coelacanth da çok net bir şekilde bilimsel bulguları artık gözüyle görüyorlar. Bu balık yakalanıyor. Bu balık ortaya çıkarılıyor, yaşıyor. Ama bir de şöyle düşünün: Eğer bu balık tabii dip balığı, olabilir, yani insanlar buna ulaşamayabilirdi, göremeyebilirdi. O zaman ne olacaktı? Daha önceki gibi işte denilecekti ki; “70 milyon yıl önce bunun nesli tükendi, bu bir ara geçiş formu” diye devam edeceklerdi o iddialarına. Halbuki bir bakıyoruz bugün, gerçeği ortada olduğu için, alenen ortada gerçek ve bunu iddia edemez durumdalar şu anda.
SUNUCU: Edemez durumdalar evet. Buna dair aslında birçok örnek de var önümüzde ama ısrarla bu tarz haberler yayınlanıyor. Bunlar son çırpınışlar mı acaba?
TARKAN YAVAŞ: Evet tabii yani sürekli bu şekilde. Geçenlerde de öyle bir şey vardı. Hatta böyle lemur cinsi bir ara geçiş formu ortaya attılar. Hocamız hatta onu ortaya attıkları gün onun bir lemur olduğunu söylemişti. Ona ara geçiş formu dediler. Sonra hakikaten bir müddet sonra o söyledikleri canlının bir lemur olduğunu, her şeyiyle bütün bir canlı olduğunu, ara geçiş formu olmadığı açıkça ortaya çıktı. Bu sefer kendileri de bunu açıkladılar. Yani “evet bu değilmiş” dediler. Ama o araya kadar, o sahtekarlık ortaya çıkana kadar var güçleriyle, o basını da kullanarak, birtakım basın-yayın araçlarını da kullanarak sürekli bir propaganda yapıyorlar. Zaten biliyorsunuz Hocamız da daha önce izah etmişti, evrim teorisinin bütün şeyi propagandadan, bu yanlış, taraflı propagandadan geliyor bütün şeyi. Tabii o da bir müddet sonra gerçeğin ortaya çıkmasıyla tamamen sönüyor. Kaldı ki Hocamız burada iddia edilen bütün bu şeyleri, ara geçiş formu iddialarını tek tek çürütmüştür. Zaten bunlar günü gününe hem Hocamızın internet sitelerinde yer alıyor hem de kitaplarda açıkça yer alıyor. Sadece bunu, bunlardan biraz bihaber insanları etkilemek için ara ara işte böyle tekrar gündeme getiriyorlar.
SUNUCU: Aslında bir anlamda kendilerini de komik duruma düşürmüş olmuyorlar mı? Önce bir şeyi iddia ediyorsunuz ve sonrasında kendi kendinizi yalanlıyorsunuz. “Ben yalan söylemişim ya da ben uydurmuşum” deyip tekrar hatanızı kabul ediyorsunuz ve bunu sürekli yapıyorsunuz. Belli aralıklarla sürekli yapıyorsunuz. Ne kadar acayip bir şey. Bu davranış nasıl açıklanabilir hiç anlam veremiyorum.
ADNAN OKTAR: Evvel Allah, çıtır çıtır, böyle eze eze izah ederiz. Öyle bir konu olmaz. Hangi site bu, internet sitesi?
TARKAN YAVAŞ: Bu Hocam Oda TV’de çıktı ilk başta, odatv diye internet sitesi ama diğer internet siteleri de bundan almıştı.
ADNAN OKTAR: “Adnan Oktar’ın bununla ne ilgisi var?” Ne anlamda, ne demek o?
TARKAN YAVAŞ: Bu, sizin eserlerinizden esinlenerek yapılan bir haber olarak görüyorlar bunu ve kendilerince sözde bilimsel bulmuyorlar böyle bir şeyi. Halbuki son derece bilimsel bulgularla desteklenmiş, alenen zaten görünen ortaya çıkmış bir gerçek.
ADNAN OKTAR: Kardeşim Coelacanth balığının fosilini ben bulmadım ki bilim adamları buldular, değil mi? Yani çok fazla sayıda bulundu, değil mi? Hiç değişmediğini kendileri de görüyorlar. Dolayısıyla peki o zaman nedir yani?
TARKAN YAVAŞ: Hatta Hocam çok komik bir şey var. Diyorlar ki; “o değişmezlik de” diyorlar, “bu kadar şeye rağmen mutasyon olması gerek, bu kadar süreye rağmen değişmezlik de aslında evrimi destekliyor” diye bir şey söylüyorlar yani. Böyle tamamen kendi içinde karmaşık.
SUNUCU: Evrim dönüşmek anlamında değil midir aynı zamanda? Değişmezlik nasıl evrimi destekliyor olabilir ki?
ADNAN OKTAR: Ben bunları yani tam böyle kuyruklarından yakaladım, böyle yani alabalık gibi çırpınıyorlar. Çok rezalet bir durum var. Bakın Darwinizm alenen ve açıkça tesadüfe dayalı, yani tesadüfe. “Yok” diyorlar “biz”, “nereden çıkarttınız tesadüfü, biz tesadüf demiyoruz” diyorlar. “Ya ne diyorsunuz?” diyoruz. “Zaten tesadüf değil ama tesadüftür tabii ki” diyor. Kardeşim yani üzerinize iyilik, sağlık versin Cenab-ı Allah, yani iyi sıhhatte olsunlar. Yani tesadüfün dışında, yani ya bir Yaratıcı güç vardır ya tesadüf vardır. “Yok, tesadüf değil” diyorlar. “Biz onu demedik” diyor. “Kardeşim peki ne diyorsun?” diyoruz. Başka bir şey diyor. Neydi o? O cevabı yok. Kardeşim tesadüf işte, ne oturup kıvırıp duruyorsun yani. Yani çünkü çok ilkel bir şey olduğu için utanıyorlar ondan. Tesadüf çünkü rezalet bir izah. Yani insanları, bitkileri, meyvaları, ağaçları değil mi, İstanbul’u, Paris’i, Londra’yı meydana getiren insanlar tesadüfler sonucu oluştu diyorlar. Buna herkes güler tabii. Bunu dedirtmemek için de “biz tesadüf demiyoruz” diyorlar. Bakın şimdi ben herkese bunu tavsiye ediyorum. Bu adamların bir kere bu kuyruğundan bir yakalasınlar, yani solungaçlarından dahi yakalayacaklar. Bakın bir tanesi budur. Alenen tesadüfü savunuyorlar. Hiç kıvırıp yalan söylemesinler. Yani çok biçimsiz yakalandılar. Boş yere de hiç hoplayıp zıplamalarına da gerek yok. Bu konuyla ilgilenen arkadaşlar ısrarla bunu sorsunlar: “O zaman tesadüf değilse ne arkadaş?” desinler. Demagojiyi bırakacaklar. Yani uğraşılmaz demagojiyle. Bir şey bakın ya tesadüftür ya değildir. Arada bir açıklama yok yani. İkinci bir açıklama yoktur. Bir kere bu bir. İkincisi ara fosil yok. Ben bunların yani iflahını keseceğim inşaAllah. Tam adamına çattılar. TRT’nin önünde toplanacaklarmış, bağırıp, çağıracaklarmış. İstersen havalara uç, yani bilimselliği sen kaldıramazsın ki. Yani bu komünist yöntemler vardır, böyle Marksistlerin yöntemleri vardır, faşistlerin yöntemleri vardır. Toplanırlar, bağırır, çağırırlar. Eskiden de Hitler’in o kara gömleklileri vardı. Kahverengi gömlekliler, kara gömlekliler falan biliyorsunuz iki çeşit de vardı. Bunlar açık arabalara binip Almanca marşlar söyleyerek Almanya sokaklarında geziyorlardı. Bütün milleti böyle etkilemeye çalışıyorlardı bağırtıyla. Bağırtıyla değil, bilimle etkilenir insanlar. Şamataya gerek yok. TRT’nin önüne 10 bin kişiyi toplasan ne olur, 100 bin kişiyi toplasan ne olur? Adam toplamak sorun değil ki. Yani para da verirsin, dağıtırsın gelir adam iş gücü yoksa insanın. Bağırmayla da alakası yok. Bilimle alakası vardır. Ara fosil yok. Biz dedik ki: “ara fosiller mutlaka patolojik olur, bozuk olur.” “Yok” diyorlar “öyle olur mu?” diyorlar. Ara fosil de son derece düzgün oluyormuş. Yani son derece estetik, oranlı, böyle geometrik düzgünlükte ve iki tarafı da eşit oluyormuş. Ya kardeşim “gittik” desenize yani. Batmışsınız, bitmişsiniz yani. Sen bunu diyorsan zaten yapacak yani neyin kalmış senin? Mutasyonun özelliği zaten bozucu olması, yıkıyor. Yani şimdi ben burada bir cam çerçeve olsa, elime taş alıp atsam darmakeşan olur, dağıtır. Ama bazen de cam çok usturuplu kırılır çok nadir yani böyle süs gibi oluşur. Ama bu milyonda bir ihtimaldir. Mutasyonda bu kadardır yani ama mutlaka bozar, kırar. Sen bir değil mi kromozom gibi mükemmel bir yapıya dışarıdan bir taş atıyorsun sen. Kromozomu, onu darmakeşan eder. Sonucunda çok anormal mahluklar oluşur. Kulağı tepesinde efendim gözü ensesinde falan garip mahluklar oluşur. Estetiğe dikkat eder mi mutasyon? Simetriye, altın orana dikkat eder mi? Yani simetriden ne anlar? Şimdi bakın mutasyon bir göz meydana getiriyormuş, sağ gözü. Ne hikmetse aynı anda sol gözü de aynı renkte, aynı biçimde, aynı mercek sistemiyle, aynı kirpik değil mi ve bütün sinir sistemiyle beraber aynısını yaratıyormuş. Mutasyon mesela burnun sağ tarafını aynı, sol tarafını da aynı yapıyor. Dişlerin sağını da aynı yapıyor, solunu da aynı yapıyor. Kulakların sağını aynı yapıyor, solunu da aynı yapıyor. Kolların aynı, parmaklarda da çok titiz. Yani simetri mutasyonun vazgeçemediği bir vasfı. Fakat tesadüfen yapıyor mutasyon bunları.
SUNUCU: Bu söylediklerine kendileri de inanmıyorlar.
ADNAN OKTAR: Ya kardeşim yapmasınlar artık ayıp oluyor, koskoca insan bunlar yani; 25, 30, 40 yaşında insanlar. Yani bilmiyorum artık ne söylenir bunlara. Bu kadar kuyruklu yalan olur mu? Konu bitmiş yani bu ne çırpınıp, debeleniyorsunuz yani? Yok, toplanıp bağıracak. Bağır, sabaha kadar bağır istersen yani bağırmayla bir şey değişmezki. Afrika’da da o tamtamlar bağırıyorlar sürekli böyle değil mi? Lulu kabilesi falan toplanıp bağırıyor. Bağırtıyla olmaz, bilimle. Bize alır getirirsin, arkadaş dersin: “bak mutasyona uğramış anormal mahluklar bulduk biz toprağın altında. Al sana değil mi 10 bin tane, 100 bin tane getirdik”. Biz o kadar da istemiyoruz bak ne kadar mütevaziyiz. Dikkat edin bir tane istiyoruz tek bir tane. Bir tane bile getiremiyorsun. Ne şamata yaparsın. Olayın arkasında şeytani bir düşünce var. Şeytani bir kafa var, nedir bu? Bakıyoruz Marks ne diyor, komünizmin kurucusu Marks, evrendeki tüm gelişmenin çatışma sayesinde mümkün olduğunu söylüyor. Çatışma, “her durum veya fikir bir tezdir.” Onun kafasına göre. “Sonra bu teze karşı bir çıkan anti-tez meydana gelir. Tez ile anti-tez çatışır ve ortaya çıkan sonuca sentez adı verilir. Sentez de bir süre sonra tez haline gelir, bu kez buna karşı bir antitez çıkar.” Yani sürekli çatışma vardır diyor. Yani Türk ordusuna karşı adamlar bir Türk askerini bir tez olarak görüyorlar, ona karşı antitezi PKK’yı çıkarıyorlar. Çatışacak diyor, tezle antitez çatışmasından sentez çıkacak. İşte komünist devlet kuracağız diyorlar, O da kendi içinde gene çatışacak diyorlar bir süre sonra. İşte belki o zaman arkasından faşist bir devlet kurulacak kendi kafalarına göre. “Diyalektik materyalizme göre evrende maddeden başka bir şey yoktur.” Halbuki biz maddeyi beynimizin içinde algılıyoruz. Dışarıdaki maddenin konumu ne bilmiyorlar, değil mi? Biz beynimizin içinde algılıyoruz. Lenin diyor ki; “aman bu konuya girmeyin, diyor, sizi batırırlar” diyor. Yani sakın bu konuya girmeyin, benim anlattığım bu konu var ya, “aman ha” diyor, “en kaçınacağınız konu budur” diyor. “Bu konuyu gördünüz mü kaçacaksınız ondan” diyor. Burada batarsınız bu konuda diyor. Lenin Hazretlerinin ifadesi. Artık Hazret mi diyeyim, ne diyeyim? Hazretlik hali kalmamış. Ne o yatıyor bir yerde değil mi? Rusya’da mıydı?
TARKAN YAVAŞ: Evet mumyalamışlardı.
ADNAN OKTAR: “Diyalektik materyalizme göre” Putin herhalde rest çekmiş. Ben de onu toprağa gömerim demiş eğer siz bir şey yaparsanız mı demiş? Bir şey vardı geçenlerde anlatıyordun bana.
TARKAN YAVAŞ: Evet öyle bir şey vardı.
ADNAN OKTAR: Evet. Her neyse.
TARKAN YAVAŞ: Heykeliyle ilgili galiba. Heykelini kaldırmak istemişler. Pardon Lenin’in heykelini koymak istemişler. Galiba öyle bir aralarında bir şey oluşmuş.
ADNAN OKTAR: Neyse artık. “Diyalektik materyalizme göre evrende maddeden başka bir şey yoktur. Madde zıtlıklar içinde gelişir.” İşte PKK kafasının kökeni bu. “Marks, insanlık tarihinin bir çatışmadan ibaret olduğunu, mevcut çatışmanın işçiler ve kapitalistler arasında geçtiğini ve yakında işçiler ayaklanıp komünist bir devrim yapacaklarını iddia ediyordu.” İşte bu PKK ayaklanması budur. Bakın, işçiler ve kapitalistler arasında geçtiğini diyor. Yani onlar Türkiye’yi kapitalist bir sistem olarak görüyorlar, kendilerini de ezilenler olarak, işçi sınıfı olarak görüyorlar. Dolayısıyla şimdi komünist bir devrim yapacaklarını iddia ediyorlar ve onun bir aşamasındalar yani ona doğru gidiyorlar. Kendilerince işte komünist yöntemlerle faaliyet yapıyorlar. Marx’a göre ilkel komünal toplum var, köleci toplum var, feodal toplum var ve kapitalizme geçiliyor. Şimdi kapitalizmden de komünizme geçilmesini düşünüyorlar. Çünkü Türkiye diyorlar kapalist kafada şu an, şimdi biz oradan komünist kafaya geçirtireceğiz. İddia edilen Ergenekon Örgütü’nün iddiası bu. Halbuki, ilkel komünal toplum dedikleri dönemde peygamberler vardı, gayet güzel müminler muttakiler vardı. İlkel komünal toplum yine her yerde var. Mesela komünistler evde toplanıyorlar, komün hayatı yaşıyorlar. Birçok ülkede vardır komün hayatı yaşanan yer. Afrika’ya gidin, Afrika yerlileri de komün hayatı yaşıyorlar, ilkel komünal toplum. Değil mi? Bir av yakalıyorlar, beraber oturup yiyorlar, her şey ortak adamların. Afrika’da var. Demek ki her dönemde var. Her dönemde modern insan, aklı başında insan olmuştur, kaliteli insan olmuştur. Her dönemde de o tarz insan olmuştur. Köleci toplum her dönemde var. Mesela şu anda da Amerika’da olsun, Avrupa’da olsun adamlar, mesela Endonezya’dan işte Kore’den şuradan buradan Singapur’dan işçi köleler getiriyorlar. Evden de çalıştırıyorlar, adamlar sigortasız sigortasız falan biliyorsunuz. Bunlar dövüyorlar da, sövüyorlar da bayağı bir kısmını aşağılıyorlar, direkt köle hükmünde. Kur’an ne yaptı? Köleciliği kaldırdı. Köle düşüncesini kaldırdı değil mi? Her suçun cezası, birçok suçun cezası köleyi azat etmektir Kur’an da. Yani, öyle bir sistem kurmuştur ki Kur’an belirli bir süreç içerisinde kölelik tamamen kalkmıştır. Bu Kur’an’ın mükemmel bir metodur yani toplumu alıştırarak, insanları alıştırarak kölelikten kurtarmıştır. Cenab-ı Allah’ın güzel bir lütfu. Feodalizm, her devirde var Feodalizm. Yani şimdi Türkiye’nin birçok bölgesinde feodal yapı var. Rusya’ya git orada da var. Amerika’da da var, Çin’de de var. Dünyanın her yerinde var. Her dönemde var. Hz. Adem döneminde de var. Yani onun mesela sonraki çocukları, bir kısmı feodal yaşamıştır, yani ilkel toplum. Mesela böyle yani ağa kafası, bilmem ne kafası yani dediğim dedik, derebeylik evet o tarzda bir hayat yani. Şu anda da yaşandığına göre bu, her devirde yaşanmıştır. Dolayısıyla sabit bir yapı yok. Bu Marx’ın o dönemdeki atışlarından bir atıştır. Yani serbest atışlardan bir tanesidir. Yani elinde de sanki bir bilgi varmış gibi, gidip o dönemde yaşamış, sanki zaman makinesine bindi adam gitti olayları orada yaşadı. Bir de gözüyle görmüş gibi anlatmıyorlar mı? İşte tam diyor mağaradan çıkıyordu diyor, o anda işte etleri kurutmanın önemini anladı diyor. Tahtayı sürterken birden ateşi fark etti diyor. Ulan yanında mısın? Ne oturuyorsun böyle şey gibi, böyle dedeler olur geçmiş masallar anlatırlar. Görmediği, etmediği şeyi atıyorsun. Yani her devirde modern hayat olmuştur. Yani bunu bize boş yere anlatmasınlar. Elimizde çok fazla mevzul delili var. Mağara resimlerine bile bakıyoruz mesela 20.000 yıllık mağara resimleri var. Mükemmel resim yapmışlar. Mesela o devri; ilkel komünal toplum diye yorumlayan o bilim adamını alıp getirsek, kardeşim desek gel seni şu mağaraya soktum. Gel şuraya bir resim yap desek. Ne o boyayı yapabilir, bakın 20.000 yıldan beri bozulmayan boya yapmış adam. 3 kuşak sülalesi gelse yapamaz. Bakın 20.000 yıl dayanan boya yapmış adam. Özel alaşım, özel karışım, özel kimyasal maddelerden yapmış bunu. Yoksa gazete sayfası bile kısa süre de solup gidiyor kalmıyor biliyorsunuz? Değil mi? Bu bir kere harika. Yani kullanılan malzeme harika. Yani bunu herkes kabul ediyor. Resim mükemmel. Akış, çizgiler değil mi? Böyle surrealist görünümde yapılmış. Adam mükemmel resim yapmış. Yine 3 kuşak evvelinden sülalesi gelse yine yapamaz o resmi. Sen nereye adamı oturup, yok ilkel komünal bilmem neydi falan oturup maval anlatıyorsun? Adamın yaptığı resimden değil mi sanat gücünün senden kat kat daha fazla olduğu görülüyor. Mağaralara bakıyoruz, kavallar çıkıyor, müzik aletleri çıkıyor. 10.000, 20.000 yıllık mağaralar. Tabii. Adam artık eğlencesini düşünüyor, alem yapıyor yani kavalla mavalla. Kim bilir orada tef, darbuka falan da vardır onlar kalmaz yani zamanla erirler tabii. Kim bilir başka neler vardı yani.
SUNUCU: Belki de doğru söylüyorsunuz evet.
ADNAN OKTAR: Yani birçok, bir tane de değil yani yan yana müzik aletleri böyle adamların.
SUNUCU: Tabii hiçbir şey olmasa adam niye durduk yerde kaval yapsın tek başına aklına nereden gelsin.
ADNAN OKTAR: Demek ki adam nota biliyor, müzik biliyor, eğlenmeyi biliyor, alem yapmayı biliyor adam. Allah Allah sen nerenin ilkel komünal toplumundan bahsediyorsun? O senin ilkel komünalliğin. Dikiş iğnesi var o dönemden kalma. 20.000 yıllık dikiş dikiyor adamlar, terzilik var adamlarda. Yok postu orasına burasına sarıyormuş da bilmem ne. Sen yapıyorsun postu böyle geziyorsun. Değil mi? Orasını burasını yıkamaktan aciz tipler oturup ortalığa çıkıp böyle bazen ahkam kesiyorlar bazı tipleri görüyorum. Bu değişimin diyor son aşaması Komünizm diyor Marx. Marx’a göre ploretarya kapitalist toplumda öylesine zor bir durumla karşılaşılır ki; bakın kurtluğa bakın. Her türlü milliyetçi, ahlaki veya dini duyguyu kaybederler diyor. Şimdi işte yapmak istedikleri de bunlar. Türk milliyetçiliğini yok etmeye çalışıyorlar, ahlakı yok etmeye çalışıyorlar, dini duyguları yok etmeye çalışıyorlar. Dini duyguları nasıl yok edeceksin? Darwinizm’i anlatarak yok edebilirsin. Dini yıktın mı zaten ahlakı da çökertirsin, çok kolay ondan sonrası. Zaten ondan sonra milliyetçilik de yıkılır. Çünkü milleti millet yapan unsurların en başında din gelir. Din birliği ve dil birliği. Sen dini kaldırdın mı, zaten dinin çimentosu olan yapıyı yıkmış oluyorsun. Dolayısıyla Komünizme geçiş için her türlü zemin hazır olmuş oluyor. O zaman diyor, “bir sınıf bilincine ulaşır” diyor. “Bu mantığa göre kapitalist toplumla birlikte ortaya çıkan işçi sınıfı artık toplumun devrimci dinamiğidir”. Şimdi PKK ayaklanması komünist, Stalinist bir ayaklanmadır. Onların sonucunda biz sınıf bilincine ulaştık arkadaş diyor. Konu bu. Başka bir konu yok yani. Irk, onlar ırktan mırktan konusu yok yani. Onu iyi kullanıyorlar yani. Halka karşı kullanmak açısından evet. Kapitalist düzeni ortadan kaldırarak, komünizme yani sınıfsız topluma giden yolu açacaktır. Kafaları bu. Kapitalist, Türkiye’yi de kapitalist gördükleri için, dünyayı da kapitalist gördükleri için Komünizm’e gitmek istiyorlar. Verilen mücadelenin kökeninde bu var. Başka bir şey yok. Bak Marks “kapitalizmin son sınıflı toplum olduğu ve burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki uzlaşmaz çelişki sonucu yıkılacağı öngörüsünde bulunur”. Yani zenginlerle fakirlerin sürekli bir savaş içerisinde olacağını iddia ediyor. Dolayısıyla güneydoğuda biliyorsun halk da fakir olduğu için komünizmi orda çok rahat geliştirebiliyorlar. Yani komünist düşünceyi çok rahat geliştirebiliyorlar. Uzlaşmaz çelişki dediği o yani hiçbir şekilde devletlen, milletle uzlaşmaya niyetleri olmaz, kabul etmezler. Yani boş yere mesela ben, Mümtaz Soysal Hoca vardı Habertürk’te şimdi anlatıyordu sakin sakin hiç dinlemedi öyle bir konu yok yani adamlar ya komünizm ya komünizm diyor. Sen orada oturup yani işte bu çocuklara anneleri çorba yapsın, insin dağdan bunları evlendirelim, bu çocuklar vazgeçer. İşte burda asıl sorun diyor mesela Hoca iyi niyetli ama hiç olaya bu gözle bakmadığı için göremiyor, gerçeği göremiyor. Toprak reformudur diyor, ağaların elinden toprağı alıp dağıtmaktır diyor. Ya kardeşim ağa ne takar adam senin toprak dağıtmana. Toprakta daha iyi çalışma yapar kamplarını daha iyi geliştirir. Yine ağalar belki müsade etmiyordur çalışmalarına daha iyi orada üstlenecektir. Ama tabii biz ağalık sistemi de olsun da demiyoruz. O anlamda yani tabii ki İslam’da bir sosyal adalet vardır, bir sevgi, şefkat, marhamet anlayışı vardır. Ağalığı hiç kimse savunmaz. Marksizm’e göre; alt yapı ekonomidir. Bakın hep işte bu kafayla bakıyorlar, hep ekonomi ile ya güneydoğuya sorun kardeşim açlık sorunu diyor. Adamları sen yedirmezsen, içirmezsen, maaşını vermezsen, iş bulmazsan bu olur kardeşim diyor. Yani bu çok kaba bir mantık. Ve çok yanlış, çok hatalı bir mantık. Yani bunun zaten komünistler aynısı söylüyorlar. Yani onların tuzağına düşülmüş olur bu durumda. Üstyapıysa bakın; düşünce, hukuk, ahlak, din, devlet ve aile gibi ideolojik temelli yapılardır. Üstyapı, altyapıyı belirlediğini iddia eder. Üst yapı iddia ediyorlar yani. Üst yapı dediği ekonomi hepsine hakimdir. Yani ekonomi bunu meydana getirir diyor. Dini, devleti, aileyi, ahlakı hepsini ekonomi meydana getirir diyor. Yani ekonomi ve sınıflar mücadelesi tek gerçek olarak kabul edilir. Marksist düşüncede; ahlak ve ideolojiler, din, devlet, aile üst yapı olarak nitelendiriyorlar ve dikkat edin bunların hepsinin yıkılması gerekir diyorlar. Din, devlet, aile, ahlak hepsinin yıkılması gerekir diyorlar.
SUNUCU: Ve hepsi çok temel konular.
ADNAN OKTAR: Tabii verilen mücadele şimdi bu. Bunu neyin üstüne dayandırıyor biliyor musunuz? Tek bir tane dayanağı var, bir tane ana direği vardır, tek bir tane. Yani mesela evler biliyorsunuz dört sütun üstüne yapılıyor falan. Bunun bir tane sütunu var tek ana direği. Darwinizm’dir. Bizde bunun belinden kırdığımız için şu anki feryadın figanın kökeni bu. Güneydoğu’ya da ulaşamadığımız için, orada ki insanlara bilgi aktaramıyoruz orda atı alan Üsküdar’ı geçti. Yani boş alanda at oynatıyorlar. Ama bizim olduğumuz her yerde komünizm yıkıldı. Yani dünyanın her yerinde yıkıldı yani nefes aldırmıyoruz. Ama illa ki bir yolunu buluruz. Ben dağ olsa bir yerden bir yol bulurum yani. Allah’ ın izniyle. Bakın Darwinizm canlılar dünyasında gelişmeyi sağlayan itici gücün” bakın kim diyor bunu Darwinizm söylüyor dikkat edin. “Canlılar dünyasında; ağaçlar, bitkiler, insanlar hepsi gelişmeyi sağlayan itici gücün” dikkat edin “çatışma olduğunu ileri sürmüştür”. Her yerde bakın işte savaşın, Faşizm’in, Komünizm’in kökenini açıklıyor. “Darwin’in teorisinin en temel varsayımı doğal kaynakların canlılar için yetersiz olduğu, dolayısıyla daima bir yaşam mücadelesi yaşandığı bu mücadeleden de evrimleştirici bir güç olduğu şeklindedir”. Aynen Marx’ın düşüncelerinin kökeni. Bu çürük teorinin üstüne hem Marksizm’i, hem faşizmi oturtturdular. Ve bakın çatışma olmadan da toplum gelişmez diyorlar. Yani şimdi iddia edilen Ergenokon Örgütü’nün PKK’yı kurmasının nedeni Tük ordusunu diyor zinde tutar böyle bir şey diyor. Başka türlü bizim ordumuz gider diyor. Gücünü kaybeder diyor.
SUNUCU: Halbuki tarihte Darwinizm yüzünden dökülen kanlar çok fazla. Yani tarihte yaşanan şeyler de önümüzde; savaşların toplumları geliştirmek yerine, tam tersi geriye götürdüğü aleni bir şekilde ortada değil mi? Yani bunu görüp de hala böyle bir düşünceyi nasıl savunabiliyorlar?
ADNAN OKTAR: İşte biz diyorlar aydınlanma çağı meydana gelecek diyor. Sizi aydınlattık diyorlar. 1800’lerden sonra sizi aydınlattık diyorlar. Pırıl pırıl ortalık aydınlandı diyorlar, bombalarla, yangın makineleri ile değil mi şehirleri yaktılar, bütün Berlin’i değil mi, Varşova’yı her yeri yaktılar. Hakikaten gündüz gibi aydınlandı ortalık, gece sabaha kadar pırıl pırıl aydınlıktı. Değil mi? Mesela obüs mermileri değil mi havan mermileri, katyuşa roketleri... Katyuşa roketleri hakikaten gündüz gibi arazi aydınlanıyor yani ateş anında bile aydınlatıyor, patladığı yerde zaten yani sabah oldu zannedersin. Her yeri aydınlattılar. Ve 350 milyon insanı öldürdüler, 1 milyar insanı da sakat bıraktılar, bir o kadar dul, yetim, öksüz çocuk bıraktılar, onbinlerce şehri kasabayı köyü yerle bir ettiler. Ne oldu dedik, aydınlattık sizi diyorlar.
SUNUCU: Aydınlanmadan anladıkları buymuş demek ki.
ADNAN OKTAR: Ateizmi geliştirdiler, masonluğu geliştirdiler, insanların kalbinden sevgiyi şefkati merhameti aldılar, egoist, bencil bir dünya toplumu meydana getirdiler, genel anlamda yani çoğunluk öyle şu an dünyanın. Ne oldu dedik, aydınlattık sizi diyorlar. Pırıl pırıl aydınlanıyorsunuz ışık gibi yanıyorsunuz şu an diyorlar, gözünüz aydın diyorlar. Böyle aydınlanma olmaz, zifiri karanlığa boğdunuz dünyayı. Mehdi aydınlatacak, Hz. Mesih aydınlatacak dünyayı nura boğacak. Aydınlanma neymiş göreceksiniz inşaAllah. Böyle mavallarla da milleti kandırmaya kalkmasınlar, yok işte orada burada bağırırız, çağırırız. Oldu iyi olur, sesiniz açılır yani değil mi?
SUNUCU: MaşaAllah ama sizin çalışmalarınız ve eserlerinizle hakikaten çok kötü bir şekilde de bozguna uğradılar ve şu an sığınacakları tek nokta da uzaylılar kaldı en son oraya kadar dayandı nokta. Hani onda da ispat edebilecekleri veya karşı herhangi bir görüşün ispat edeceği bir şey yok diye düşünüp sanıyorum en son sığınacak liman uzaylılar kaldı. Şimdi onların her şeyi haşa yarattığını düşünüyorlar.
ADNAN OKTAR: Mesela diyorlar ki; PKK’lı teröristlere ya utanmıyor musunuz, ayıp değil mi gidiyorsunuz insanları öldürüyorsunuz, orayı burayı bombalıyorsunuz, gidin evinizde oturun, size iş bulalım gibi böyle, anneniz size sıcak çorba yaptı onu gidin için. Değil mi? Bak “bekarları yetimlerle evlendirelim, size iş bulalım, toprak ağalarından toprakları alalım dağıtalım size, sıcacık eviniz olsun ne işiniz var dağda?” diyorlar ama bakın Lenin öyle demiyor, ne diyor üstadları, mürşitleri onlara yol gösteren terbiyecileri “polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkarmak, devletin hazinelerinden paraları almak, devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı”. PKK’nın ideolojisi anlatılıyor. “İnsanları öldürerek bombalayarak binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğünü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın en önemli unsurlarındandır,” diyor. Vladimir Lenin, Teorik ve Pratik Terör hakkında, Moskova baskısı 2005. Aynısıdır.
SUNUCU: Hayır sonuca ulaşmayan bir sistem ki hani belli bir savaştan olaylardan sonra belli bir sonuca da ulaşmıyor. Bir süre sonra o sisteme de bir şekilde az önce söylediğiniz, tez antitezden bir sentez ummak.
ADNAN OKTAR: Şimdi mesela Troçki’ye bakıyoruz. Benim diyor bütün fikirlerim düşüncelerim Darwin’e ve evrim teorisine bakıyor diyor. Marx’a bakıyoruz benim diyor eserlerimin kökeni bütün dayanağı Darwin’e ve evrim teorisine dayalı diyor. Mao diyor ki Çin Komünizmi’nin temeli Darwin’e ve evrim teorisine dayanmaktadır diyor, adamın resmi açıklaması yani nereye baksa dünyadaki devletlerin hemen hemen %90’ında temel ideolojisi Darwinizm. Resmi ideolojidir Darwinizm. Diyor ki kardeşim neresinde yazıyor diyor, her devletin gizli bir anayasası vardır. Hazretler bilmiyorlar. Her devletin hemen hemen her devletin, çoğu devletin diyeyim gizli anayasası vardır, gizli anayasa açıklanmaz. Adam onu öttüre öttüre uygular, Amerika’nın gizli anayasasında devletin kökeni Darwinizm’e dayanır. Darwinist materyalist sisteme dayanır ve kapitalizm onun üzerine dayanır, Hitlerin kurduğu sistem Nasyonel Sosyalizm’in bilimsel kökeni kendi kafalarına göre bize göre gayri bilimsel kökeni Darwinizm, materyalizmdi. Zaten Marksist düşüncenin tamamı öyledir kendileri bizzat açıklıyorlar, bir kısmı gizli devlet ideolojileri açıkça bunu söyler bir kısmı açıkça söylemez, onlar yine anayasa da yer alsın diyor, Marx bunu söyledikten sonra komünist bir devletin bunu söylemesine gerek var mı? Sen zaten mürşidin olarak onu kabul ediyorsun sen değil mi? Neyini söylüyorsun sen yani? Kapitalizm’in kurucuları, Marksizm’in kurucuları, Faşizm’in kurucuları Darwinizm’e dayandıklarını açıkça beyan ettiklerine göre sende onların sisteminde aynısını uyguladığına göre, bunu söylemene ne gerek var? Zaten devletin gizli ideolojisi olmuş oluyor, fiili uygulaman oluyor. Onun için TRT’de olması akıllarını başlarından aldılar. Diyorlar işte “Harun Yahya’nın dediklerinin aynısını yapıyorlar”, ben balıkların fosillerini oraya buraya ben mi koyuyorum, değil mi ben mi buluyorum gidip? Sizin paleontologlarınız gidip buluyorlar, bir tane iki tane on tane de bulmamışlar.
SUNUCU: Sizinle baş edemedikleri için illa bir şeyin sonucunda hedef gösteriyorlar.
TARKAN YAVAŞ: Hocam bu Rusya’da biraz önce söylediğiniz şu konu; komünist partisi Rusya ulusal marşından Allah adını haşa çıkartmaya çalışmışlar. Putin ve partisi de buna karşı gelmişler.
ADNAN OKTAR: Aferin Putin’e.
TARKAN YAVAŞ: Eğer siz bunu Meclise sunarsanız, biz de Lenin’in mozalesinden Lenin’i çıkarıp toprağa gömeriz diye karşılık vermişler. Biraz öncesinde de zannediyorum birkaç hafta, birkaç ay öncesinde de Rusya başkanı Medvedev, Stalin’i reddetmişti, Stalin mirasını. Yani o dönemi lanetleyerek o dönemde yapılanların tabii ki büyük zulümler olduğunu belirterek Stalin’i reddetti. Yani Rusya’da tamamen bir değişim hakim özellikle de maşaAllah Hocamızın kitapları son derece Rusya’da etkili ve izin verilen tek kitaplar yani Rusya’da okutulmasına. Son dönemde de Rusya’da da Müslümanlık maşaAllah müthiş bir derecede gelişti. Devlette buna hem önem veriyor hem de teşvik ediyorlar.
SUNUCU: Çok güzel bir gelişme hakikaten yani o dönemin kötü bir tablo olduğunu o dönemde yaşananların bir leke olduğunu kabul etmek bile çok büyük bir gelişme. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Mesela bak faşist lider Hitler “uluslar ancak Darwin’in yaşam kavgasına benzer şiddetli bir rekabetle gelişebilirler,” bakın “uluslar ancak Darwin’in yaşam kavgasına benzer şiddetli bir rekabetle gelişebilirler”, işte Faşizm’in kökeni bu, bunu uyguluyorlar. İddia edilen Ergenekon Örgütü’nün düşüncesi de budur. Mesela faşist lider Mussolini imparatorluğun zayıflamasını evrimin en önemli itici gücü olan savaştan kaçmaya çalışmasına bağlamış. Yani siz savaştan kaçarsanız tabii ki böyle olur diyor. Savaşacaksınız ki kan dökeceksiniz diyor, bakın nasıl gelişiyorsunuz o zaman.
TARKAN YAVAŞ: Hocam Hitlerin bir düşüncesi daha var izin verirseniz. O diyor ki eğer Germen ırkını diyor dünya tarihinden çıkarırsanız diyor, haşa geriye maymun dansından başka bir şey kalmaz diyor, bu tarzda...
SUNUCU: Nasıl bir düşünce sistemidir ya? Çok çok inanılır gibi değil, dehşet verici bir düşünce yapısı hakikaten çok acayip çok insanlık dışı, garip bir düşünce yapısı.
ADNAN OKTAR: Bak Marx ne diyor; “Darwin’in yapıtı” Marx söylüyor bunu, “Darwin’in yapıtı yani Darwin’in yazdığı kitap, büyük bir yapıttır” diyor. “Tarihteki sınıf mücadelesinin” ki onun asıl anlattığı konunun “doğa bilimleri açısından temelini oluşturuyor” diyor. Temelini yani ana direği budur diyor. (Marx, Engels Mektuplar cilt 2, sayfa 126). Mao diyor ki ; bakın “Çin komünizminin temeli Darwin’e ve evrim teorisine dayanmaktadır”. Mesela, Stalin ; “okullardaki öğrencilerimizin zihnini yaratılış fikirlerinden temizlemek için”, bakın dikkat edin kim söylüyor bunu? Stalin. Eli kanlı, en azılı diktatör ve PKK’nın fikir babasıdır. Apo’nunda birçok bölgedeki Stalinist’in de fikir babasıdır. “Okullardaki öğrencilerimizin zihnini yaratılış fikrinden temizlemek için”, şu an millet napıyor bizim karşımızdakiler? Yaratılış fikrini temizlemeye çalışmıyorlar mı? Kendilerince. Stalin ne diyor? “Öğrencilerimizin zihnini yaratılış fikirlerinden temizlemek için anti-darwinist çalışmalarını durdurun”. Darwinist çalışmalara devam edeceksiniz diyor. Kim diyor? Stalin diyor. Şimdi karşımızdaki güç ne diyor? Anti- darwinist çalışmaları durdurun. Darwinist çalışmalara devam edin diyor, üslup aynı, aynı konuşmayı yapıyorlar. “Onlara üç şeyi özellikle öğretmeliyiz” diyor Stalin özellikle üç şeyi ; “dünyanın yaşını, jeolojik orjinini ve Darwin’in öğretilerini”. Kardeşim şimdi Stalinist, komünist bir devlette nerde çıktı bu değil mi bu? Senin mürşidin bunu söylüyor. Sen de buna göre dayandığına göre bizi ne konuşturuyorsun o zaman gereksiz değil mi, açıkça belki dayanmışsın buraya dayanmışsın. Darwin’in öğretilerine. Dünyanın yaşını biz de biliyoruz. Darwin’in öğretilerini nereden çıkartıyorsun? Mesela bunlar bilimdir. Dünyanın yaşı bilimdir. Jeoloji bilimdir. Bizim yani Kuran’ı incelerken Kuran’ı anlatırken kullandığımız çok önemli ilmi bilgilerdir. Bilim zaten Kuran’ın tefsiridir. Biz bilimle Kuran’ı tefsir ediyoruz. Yani Allah Kuran’ı bilimle tefsir edin diyor zaten bize. Değil mi? Birçok yönünü çok büyük bir bölümünü bilimle tefsir ediyoruz. Zaten Allah göğe bakın gökleri inceleyin.Yeri inceleyin diyor. Tarihi kalıntılarını inceleyin, kendi vücudunuzu inceleyin. Bitkileri, hayvanları, arıları, doğayı her şeyi inceleyin diyor Allah. Bu ne ile incelenir. Bilimle incelenir.
TARKAN YAVAŞ: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım Hocam; “ Bakmaz mısın o deveye nasıl yaratıldı” diye Allah, Hocamızın söylediği gibi işaret ediyor.
ADNAN OKTAR : Evet. Mesela bak Troçki; Troçkizm’in kurucusu azılı komünist. “Darwin’in buluşu tüm organik madde alanında diyalektiğin yani diyalektik materyalizmin en büyük zaferi oldu” diyor. Zaten en büyük zaferin buysa sen bitmişsin zaten yani. Bakın “Darwin’in buluşu tüm organik madde alanında tüm diyalektiğin en büyük zaferi oldu”. En büyük zaferin bu olduğuna göre en büyük yenilgin de bu olmuştur demek ki.
SUNUCU: Tabii geçmişte insanları kandırabiliyorlardı. Teknoloji bu kadar ilerlememişti. Dolayısıyla yalanlarına bir takım yanlış insanları yönlendirmelerine insanlar ellerindeki teknoloji yetersiz olduğu için bir şekilde inanıyordu. Ama artık öyle de bir durum yok. MaşaAllah sizin de bu konuda çalışmalarınız çok faydalı.
ADNAN OKTAR: Yani Allahu alem bizim herhangi bir arkadaşımız herhangi bir kişi bunların alayına yeter. Hepsine yeter. Bakın nerede çıksa darmakeşan ediyoruz anında. Habertürk’te çıktılar toz duman oldular. Geçen gün küçük bir televizyon kanalında çıkartmışlar dedeleri böyle hicazkar fasıl. Onlar daha da bir ayrı gidiyorlar. Onlar taa 1800’lerden girdiler olaya. Münip Şefik Bey bilmem ne falan. Kelebek bıyık falan böyle. Evrim... bizim zamanımızda burada kurtlar gezerdi. O tarzda. Yani alenen bilimsel uyuma var. Bilimsel uyama öyle diyeyim bari.
TARKAN YAVAŞ: Hocam siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah. Bu Marx’ın da Das Kapital adlı eserinde “en ateşli hayranından Darwin’e ithaf ediyorum” diye öyle imzası var.
ADNAN OKTAR : Canım hayranı olmuş olabilir de oraya dayandırması sorun. Bütün felsefesini düşüncesine Darwin’e ve Evrim Teorisine dayandırmış konu bu.
Bakın ünlü bebek katili Abdullah Öcalan, PKK’nın kurucusu ve lideri ne diyor? Darwinizm ile ilgili. Bak Stalin’i duyduk. Mao’yu duyduk değil mi? Efendim Troçki’yi duyduk. Marx’ı, hepsini duyduk. Şimdi sıra geldi. Stalinist Abdullah Öcalan’a. “İnsan türünün homosapiens türünde günümüzün dil yapısına yol açan kavrama sürecindeki sıçrama iradeli toplum oluşumlarına sıçratma imkanı vermiştir. Yabanın toplum aşamasında insan gurupları bir nevi gelişkin hayvan topluluklarının düzeyini yaşıyordu”. Darwin’in evrim teorisini kendi üslubu ile kendi kafasınca anlatmaya çalışmış ve muazzam bir cehalete olayın dayandığı görülüyor. Yani PKK hareketinin de yoğun bir cehalet zeminine oturduğunu görüyoruz. Mesela şu anlattıkları şeyler ta 1800’lerin izahları bunlar. Yani çoktan demode olmuş izahlar. Fakat karşıt modern gelişmenin modern bilimin sunduğu izahlara karşı kafaları kapalı. Müthiş bir taassup ve tutuculuk içerisindeler. Asla bu tip kitapları okumuyorlar. Mesela kaç tane fosil var bunu duymak dahi istemiyorlar. Kardeşim sen kafanı kuma ne sokuyorsun. Hem istesen de istemesen de üç yüz milyonun üzerinde fosil var. Her yer kapalı. Bizim evin bahçesini eştik orada bile çıkıyor yani fosil. Her yerde çıkıyor. Niye milleti kandırıyorsunuz yani? İşte burada kendince yaban toplum aşamasında işte ilkel feodal toplum, o kafayı anlatıyor. “İnsan gurupları bir nevi gelişmiş hayvan toplulukları düzeyinde yaşıyordu”. Yani komünal toplumu yaşıyordu diyor. Zaten Marx’ın düşüncesine göre de toplum yine komünal topluma geçecek. Bir tur atıp yeniden hayvan gibi olacak. Böyle vahşi din yok iman yok. Ahlak devlet hiçbir şey yok. Yani isteyen istediğini yapıyor. Yemek oluyor hep beraber bölüşüp yiyorlar. O döneme doğru gidiyoruz, o kafaya doğru gidiyoruz diyorlar. Bir yerlere doğru gittikleri yok. Allah esirgesin cehenneme doğru gidiyorsun bizde sizi kurtarmaya çalışıyoruz. Şeytanın ilmi boynunuza geçmiş ne yaptığınızdan haberiniz yok. Cehalet içinde çırpınıyorsunuz. Biz de sizi kurtarmaya çalışıyoruz. Bakın Abdullah Öcalan’ın da Darwinizm’i savunma şeklini gördünüz. Dolayısıyla PKK hareketinin kökenini de buradan görmüş oluyoruz. Komünist düşüncesine karşı, PKK düşüncesine karşı, yıkıcı hareketlere masonik düşünceye karşı yapılacak tek şey Darwinizm’in çökertilmesidir. Başka hiçbir çözümü yoktur. Yani askeri çözüm falan hiçbiri etkili olmaz söyleyeyim. Yani dünyanın hiçbir yerinde etkili olmamıştır söyleyeyim. Yani fikri gelişme meydana getiriyorlar adamlar. Fikir anlatıyor. Sen o toplumu kaybettikten sonra yüz bin asker götürsen bile oraya toplum onların kontrolüne geçmiş oluyor artık. Asker artık sadece orada onları koruyan konumunda kalmış oluyor. Yani onları manen kaybetmemek çok önemlidir manen. Yani komünist olursa adam Stalinist düşünceyi, Darwinist düşünceyi, terörist düşünceyi savunur hale geldi mi senden almış oluyorlar zaten toplumu. Orada asker de bulundursan polis de bulundursan zaten diyorlar onlar çekin diyor Türk Bayrağı olsun biz bir şey demiyoruz diyorlar. Para da verin diyor ama bize karışmayın diyor. Devletinizde kendi içimizde yaşayalım diyor. Komünist sistemimizi kuralım komünist düşüncemizi kuralım mutlu yaşayalım diyor. Para vermek istiyorsanız verin biz bir şey demiyoruz. Yani askeri yönden bizi korumak istiyorsanız o da güzel diyor. Onu da kabul ediyoruz diyor. Her şey bizim kontrolümüz altında olacak. Yani biz burada kendi komünist devletimizi kuracağız. Komünist sistemimizi kuracağız. Bayrağı da asın. Biz bayraktan rahatsız olmayız. Kendi bayraklarını da yanına asacaklar tabii kendi kafalarına göre. Türk bayrağı daha da canları sıkılsa çıkıp yırtıyor Türk bayrağını. Ayaklarının altında çiğniyorlar kafaları kızarsa. Bakın bütün bu rezaletlerin kökeninde Darwinizm olduğu bu kadar net görülürken görmezlikten geliniyorsa bunu görmezden gelen herkes sorumludur. Bunun çözümü budur. Darwinist materyalist sistem yıkıldı mı konu biter. Onun dışında o zaman karşı hiçbir güç kalmış olmuyor. Yani ideolojik bütün sistem kökeninden yıkılmış oluyor. Dolayısıyla Amerika’nın yaşadığı paniğin kökeni de Darwinizm’e dayalı. Amerika’daki devlet de Darwinizm’e dayalı, İngiltere’de Darwinizm’e dayalı, Fransa’da Darwinizm’e dayalı. O yüzden böyle dehşete kapıldılar. Hop oturuyor hop kalkıyorlar. Dün bir radyo röportajı yaptım İspanya ile benden sonra iki saat ortalık birbirine karışmış radyoda. Daha hala devam ediyor, kavga şamata devam ediyor.
SUNUCU : Arkadaşlarımız bu arada uyarıyorlar bir reklam arası vermemiz gerekiyormuş. Efendim kısa bir aranın ardından bizler yine burada olacağız. Bizden ayrılmayınız.
Kısa bir aranın ardından programımız devam ediyor. Efendim aynı zamanda Samsun’da yayın yapan Kanal S televizyonunda da izleyicilerimiz sizi canlı olarak izleyebilirler. Onu da hatırlattıktan sonra... Evet önünüzde gazeteler var. Yarınki gazeteler sanırım değil mi?
ADNAN OKTAR: Evet. Bakayım. Vakit gazetesine benziyor ama evet Vakit gazetesi. Yarınki Vakit gazetesi. Sana mı göstereyim?
SUNUCU: BAV davasındaki bozma gerekçeleri. Tam sayfa olarak yer alıyor. Evet.
ADNAN OKTAR: Evet. Tabii bu bizim hukuki konulardaki tavrımız, anlamaya yönelik bilenlerden sormaya yönelik ve şaşırdığımız konuları da toplumuzla paylaşıyoruz. Öğrenmek istiyoruz ne olduğunu. Mesela Yargıtay 11. Ceza dairesi 20.02.2006 tarihinde bir içtihadı var. “Hukuki dayanaktan yoksun ve somut olaya uygun olmayan ve takdiren ve teşdiden denilmek suretiyle temel cezasının belirlenmesi yasaya aykırı, görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına...”, bakın “hukuki dayanaktan yoksun ve somut olaya uygun olmayan ve takdiren ve teşdiden denilmek suretiyle temel cezasının belirlenmesi yani cezanın açıklanması yasaya aykırı görülmüş olduğundan hükmün bozulmasına...”. Şimdi bizim davamızda da mesela benimle ilgili takdiren ve teşdiden denilerek 1 sene ceza artırımı yapıldı. Fakat bunun neden olduğunu mahkeme açıklamamış, gerekçe göstermemiş. Bunu da işte Yargıtay 11. Ceza Dairesi bozmuş bu tip buna benzer olaylarda bozmuş. Biz bir bilgi olarak bunu kamuoyuna kardeşlerimize bildiriyoruz. Mesela hükümden önce son sözün sanıklara verilmemesi bozma gerekçesi. CMK’nın 216. maddesinin 3. fıkrasında “Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre duruşma son söz sanığa verilerek bitirilmelidir. Böyle olmadığında, ki bizim davamızda sanıklara son söz verilmedi, böyle olduğunda kanun zaten açık. Kanunen bu mümkün değil. Yargıtay ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 tarihli içtihadında mutlaka son söz sanığa verilerek bitirilecektir. Ceza Genel Kurulu`nun yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, savunma hakkı ile yakından ilgili bulunan bu usül kuralı buyurucu nitelikte olup uyulmaması yasaya mutlak aykırılık oluşturmaktadır. Bu itibarla direnme hükmünün öncelikle saptanan bu usuli yanılgı nedeniyle bozulmasına karar verilmelidir. Bu da bir bozma nedeni yani mutlaka hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilmesi gerekiyor. Yani yargılanan kişilere son söz verilmesi gerekiyor. Son söz verilemediği gibi son savunma hakkı da verilmedi ve ayrıca avukat tayini de yapılmadı biliyorsunuz bizim davamızda. Bunların hepsi ayrı ayrı bozma nedenleridir. Ama tabii yine son söz yüce mahkemenindir. Biz mahkemenin yerel mahkemenin de efendim Yargıtay’ın da karalarına saygılıyız. Ama hukuk bilgisi açısından vatandaşlarımızla bu konuları paylaşmak istiyoruz tabii. Var mı eklemek istediğin bir şey?
TARKAN YAVAŞ: İnşaAllah. Biz hangi maddeden de yargılandığımızı bilmiyorduk. Siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah. Sözlü ve yazılı sormamıza rağmen duruşmalarda hangi maddelerden yargılandığımız söylenmedi. O da bir bozma nedeni olarak geçiyor.
ADNAN OKTAR: Kendi mahkememizin savcısı ayrı bir ilave konu olarak zaten dosyada aleyhte bir delil yok diyor. Ayrıca avukat olmadan işkence ile alınan ifadeler geçersizdir diyor. Buna dayanarak hüküm kurulamaz diyor ve daha önceki arkadaşlara nasıl beraat verdiyseniz aynı dava aynı dosyadan bu kişilere de beraat vermeniz gerekiyor diyor. Ayrıca madem diyor 4422’den bozdunuz o zaman kanunen en hafif kanun maddesine göre yargılamanız gerekirdi diyor. Bu en hafif olanda 313’tür diyor ama siz 313’ü seçmediniz ağır olan 220’yi seçtiniz diyor ve dolayısıyla bu da bir bozma nedenidir diyor. Savcımızda çok fazla böyle bozma nedenleri var kendi mahkememizin savcısının, ben kısa olanları açıklıyorum uzun bozma nedenleri de var açıklanmış ama bu da kısa bozma nedenlerinden bir tanesi.
TARKAN YAVAŞ: Bir de Hocam siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah bu bazı aileler deniyor işte Adliye’de ifade verdi. Böyle birkaç ailenin ifadeleri var.
ADNAN OKTAR: Tamam görelim. Filmi mi var onun?
TARKAN YAVAŞ: Bir de şöyle BAV ailelerinin açıklamaları var basında çıkan haberlerden sonra kendileri Ankara’da basın toplantısı yaptılar. Ayfer Hanım var iki arkadaşımızın annesi onun açıklamaları var.
(VTR: BAV Aileleri Basın Toplantısı)
SUNUCU: Evet, bu bahsedilen birkaç tane aile hep gündemde olan aileler. Sizin aleyhinize, daha önce programlarımızda da yer yer dile getirdiniz, ifadeler verdirttiler birtakım insanlara. Neler söyleyeceksiniz, nasıl yorumlarsınız?
ADNAN OKTAR: Bizim aleyhimizde şimdi, kendi çocuklarına ve bana çete davası açan Babunalar, yani Semin Babuna, daha önce bizleri yere göğe sığdırmıyordu. Yani 20 yıldan beri tanıdığımız bir hanımdır. Çocuklarıyla da 20 yıldan beri görüşüyoruz ki yani 40 yaşın üstünde olan insanlar, 40 yaş çevresinde olan kişiler. Ben Cevat Babuna ile her zaman görüşürdüm, konferanslara ben gönderirdim. Birçok konferansa gönderdim, ne konuşacağını, neler yapacağını, fotokopileri verirdim, neler anlatacağını söylerdim. Konferans yerini biz ayarlardık gidip konferans verirdi. Semin Babuna da öyle, yani kendi yazılı ifadesi var. Bilmiyorum var mı o bizde film olarak?
SUNUCU: VTR olarak varmış arkadaşlarımız, dilerseniz bir izleyelim.
ADNAN OKTAR: Varsa tamam. Bakın oradaki VTR’de bu çok açık görülüyor. Bizleri nasıl öveceğini bilmeyen bir insandı, son derece saygılı, değer veren bir insandı. Fakat sonra iddia edilen Ergenekon Örgütü’nün elemanları bu kişileri baskı altına aldılar, fakat bunlar farkına varmadı bunun. Yani iddia edilen Ergenekon Örgütü’nün onları yönlendirdiğinin farkına varmadılar ve tamamen aleyhimize döndüler. Mesela şimdi samimi ifadelerini göreceksiniz, hiç alakası yok.
 (VTR: Cevat Babuna’nın açıklamaları)
SUNUCU: Evet Cevat Babuna’nın açıklamalarını izledik Bu kadar size bağlı, bu kadar sizi savunan, bu kadar yakından tanıyan bir insanın çok farklı.. Sayın Oktar Babuna da bir programımızda dile getirmişti, bahsettiği rahatsızlık döneminde de siz yanındaymışsınız yine.
ADNAN OKTAR: Her zaman koruyup kolladık. Geçenlerde hastalanmıştı yine ben ilgilendim Oktar’ı göndermek istedim fakat onlar o kadar acil değil diye kabul etmediler. Yoksa yine hastaneye kalkması için ben araya girdim, yani ben tabii buna karşılık bir şey beklemiyorum. Ben her halükarda iyilik yaparım ben karşılıkla iyilik yapan bir insan değilim. Ama Cevat Babuna, Cemil Çiçek, eski bir Bakan, eski bir içişleri Bakanı, efendim yine eski bir Bakan daha, birkaç ünlü şahıs daha bu Rumelili’lerden ünlü bir kaç şahıs daha, bir toplantı yapmışlar. O toplantıda, işte nasıl ben etkisiz hale getirilirim yani mahkemeler davalar nasıl olabilir, buna dair bir görüş alışverişinde bulunmuşlar. Yani malum şeyler. Onun arkasından bu tip olaylar gelişmeye başladı.
SUNUCU: Peki sizi bu kadar savunan bir insanın o toplantıda da karşı çıkması, hayır siz nasıl böyle bir şey dersiniz o insan öyle bir insan değil veya sizi savunması gerekmiyor muydu? Acaba baskı altında birtakım söylemlerde de bulunmuş olabilir mi? Yani ani bir dönüşümün mantıklı açıklaması olarak, baskı altında da kalmış olabilir mi?
ADNAN OKTAR: Evet yani ben olayın ne olduğunu biliyorum, katılan kişilerin ne olduğunu da biliyorum, alınan kararın ne olduğunu da biliyorum, kimlerle konuştuklarını da biliyorum. Ama ben genel konuşuyorum tabii. Yani Cemil Çiçeğin orada ne konuştuğunu, Cevat Babuna’nın ne konuştuğunu, eski Bakanların ne konuştuğunu -iki tane orada eski Bakan var. Biri eski içişleri Bakanı yine bir Bakan daha var. O eski Bakanlardan bir tanesi bana söyledi bunu yani toplantıya katılmış eski Bakan, yani ben zaten ismini vermem de o söyledi. Toplantıda bazı kararlar aldılar dedi. Cevat Babuna da dahil. Yani ne yapabiliriz ne edebiliriz falan gibisinden. Ama ben aslını biliyorum aldıkları kararın ne olduğunu biliyorum fakat ben usülen o tarz konuşuyorum yani sonunda da bu tarz olaylar gelişmeye başladı. Mesela eşi de onun mahkemeye sunduğu yazı var, kendi el yazısıyla.
TARKAN YAVAŞ: Gösterebilirim Hocam yanımda.
ADNAN OKTAR: Evet bakalım öve öve bitiremiyor bakın, yüksek sesle oku bakayım.
TARKAN YAVAŞ:
Sayın Ahmet Gürses Beyefendi’ye,
Bildiğiniz gibi 12 kasım 1999 tarihinde Bilim Araştırma Vakfı mensuplarının ve kızım Tuba Babuna’nın aralarında bulunduğu 85 kişi emniyet mensuplarınca gözaltına alındı. BU tarihten sonra ise hem kızım hemde BAV camiyası mensuplarına yönelik çok çirkin iftiralar atılmaya başlandı. Üstelik ortada yüce yargımızın verdiği bir hüküm ve emniyet mensuplarımızın elinde suç unsuru olarak bulunan hiçbir delil ve kanıt olmamasına rağmen bu durumdan dolayı son derece müteessir olduğumuzu belirtmek isterim. Sayın Adnan Oktar’ın fahri başkanı olduğu Bilim Araştırma Vakfı, uzun süredir Türkiye’ye büyük hizmetler veren çok saygın bir vakıf. Başta Adnan Oktar olmak üzere ve bu vakıfta mensup olan tüm insanlar son derece güzel ahlaklı, haysiyetli, milletine ve vatanına bağlı sevecen milletine karşı itaatte kusur etmeyen pırıl pırıl vatan evlatları. Hem benim evladım hemde bu camianın mensuplarının Türkiye’nin geleceği için ahlak ve kültür olarak üstün vasıflara sahip çok önemli değerler olduğuna inanıyorum. Bu kişiler birçok gencimiz gibi bar köşelerinde hiçbir amacı ve ideali olmadan bomboş, ülküsüz, dininden bir haber, devletine ve kendine milletine karşı hiçbir sadakat beslemeyen kayıp insanlar olacaklarına sayın Adnan Oktar’ın hayırlı tavsiyeleri vesilesiyle ülkemizin gurur duyacağı insanlar haline gelmişlerdir. Atatürk’ün kendilerine bırakacağı mirastan ve vatan sevgisinin ne demek olduğundan bile habersiz iken bu topraklara gönülden bağlı ejdadına karşı saygılı Türkiye’nin ilerlemesi ve üniter yapısının korunması için candan bir çaba içersine giren dünyaya örnek bir topluluk oluşmuştur. Böylesine büyük bir hizmeti alkışlamak gerekirken böyle bir haksız karalama kampanyasının başlatanların vicdanında uzun vadede bir yara açılacağına inanıyorum. Bugüne kadar haklarında hiçbir suç delil olmayan hiçbir basında bu kadar tahkir edici hakaretamiz ifadeler kullanıldığına şahit olmamıştım. Bu nedenle değerli Türk kamuoyunu kızımında aralarında bulunduğu güzel ahlakları yüzlerine yansımış bu tertemiz insanlar konusunda vicdanlı ve sevecen olmaya davet ediyorum.
Saygılarımla Prof. Dr. Cevat Babuna’nın eşi Semin Babuna.
ADNAN OKTAR: Bakın kendi el yazısı ile mahkemeye sunduğu dilekçesi, samimi kanaati bu. Ama bugün kendi gelini hakkında davacı, kendi çocuğu hakkında davacı çete olarak. Kendi torunları hakkında çete olarak dava açtı. Benimle ilgili çeteden dava açtı. Dört beş tane adam bulmuşlar, bir tane genç kız, bir tane mafya mensubu bir adam, mafya tipli. Daha öncede söylemiştim abisi ile ensest ilişkiye giriyor diye, “ağabeyim ruhsatlı silah taşıyor’’diye bize haber getiren kız, sakso lakaplı satanist bir genç kız var ki okulunda biliniyor “sakso’’ dedin mi herkes bilir, ünlü. Kendisine ait böyle özel bir şeyi de vardır. Bu ve işte iki tane de genç kız. Bunları o çocuklar uyandılar, yani bunlar bizi oyuna getirdiler. Kızlardan bir tanesi dilekçe vermiş; “polis baskısıyla ve beni korkutarak böyle bir şeyler dedirttiler, ben namuslu, haysiyetli bir ailenin evladıyım ben böyle oyuna getirileceğimi bilmiyordum’’ gibisinden, böyle bir mektup yazmış dilekçe olarak vermiş mahkemeye. Öbürü de korkuyor çocuk diyor ki’’ beni de baskıyla şey yaptılar, korkuyorum’’diyor. “Beni rezil, rüsva ettiler’’ diyor çocuk “mahvettiler beni’’diyor. Yani “akıl almaz şeyler söylettiler bana’’diyor “işte yüzlerce kişi ile ilişkiye girdim’’ şu, bu, falan. Akıl almaz yani rezalet izahlar yaptırmışlar çocuğa, utancından çocuk ne yapacağını bilmiyor. Şimdi “geri alsam’’diyor “bana ne yapacaklarını da bilmiyorum’’diyor ürü zaten korkuyor çocuk. Öbürü zaten çekiniyor. Adını bile yazmadı çocuk, parmak basarak gönderdi dilekçesini korkusundan. Böyle adamlarla bize dava açtılar yeniden ki yıllardan beri açıyorlar her davadan beraat ediyoruz. Bu davada da önce dört kere takipsizlik aldık. Sonra Adil Serdar Saçan telefon açıyor, iddia edilen Ergenekon Örgütü’nün tutanaklarında da var. Orada konuşmalarında, yazışmalarında söylüyor. Sen de var mı onun yazısı?
TARKAN YAVAŞ: Olabilir Hocam bakıyorum.
SUNUCU: Bir de tabii çete davası, hani dört kere aklandık diyorsunuz. Defalarca, sürekli aynı suçtan çok enteresan...
ADNAN OKTAR: Defalarca aklandık. Bir de defalarca beraat ettik ayrıca. Aynı suçtan dava açtılar beraat ettik. Dava açtılar beraat ettik. Önü, sonu, arkası gelmiyor böyle. Gecemiz, gündüzümüz bu konular ile ilgilenmekle geçiyor. Sonucunda işte özetle bu çocukları ve bu vatandaşları, ki bir tanesinin ağabeyinin cinayetine adı karışmış. Böyle cins bir tip yani ne olduğu belli değil. Dazlak kafalı, elinde içki şişesiyle resim çektirmiş, internette resimleri oluyor. Kendini kaybetmiş, böyle cins bir tip. Arkadaşlarımızın evini kurşunladı. Gitti Bodrum’a kaçtı. Bodrum’da ben bir otelde kalıyorum diye göstermiş. Onun da sahte olduğunu ispatladık. Oktar’ın evini gitti bastı, biliyorsunuz. Kapısını kırmaya falan kalkmıştı, böyle bir tip. Çetenin hası olan adamı, bize çete davası açılmasında şahit olarak kullandılar, gizli şahit olarak. Adam çetenin şahı yani öyle bir tip… Defalarca takipsizlik aldık fakat Adil Serdar Saçan tam o dönemde telefon ediyor, birisi ile konuşması var. İddia edilen Ergenekon Örgütü tutanaklarında “senin bu mahkemede tanıdığın var mı?’’ “Var’’diyor. “Kim “ diyor… Bizim mahkemenin hâkiminin ismini veriyor. Bir de lan’lı man’lı konuşuyor.’’ Görüşebilir miyim?” diyor. “Tabii görüşebilirsin’’ diyor, “ne dersen de yaparım’’diyor. Bizim karar verilmeden iki üç gün önce görüşüyor. Arkasından dava oraya gitti, davayı bozdular. Yani takipsizlik kararı bozuldu. Tabii ben mahkemede Adil Serdar Saçan’dan talimat aldı da bozdular demiyorum. Samimi kanaati olabilir ben ona bir şey demiyorum. Ama olay acayip. Yani iddia edilen Ergenekon Örgütü tutanaklarında böyle bir olay var. Ve böyle bir bir görüşme var. Bu kişi bu hakimi nereden tanıyor?
SUNUCU: Nereden tanıyor doğru?
ADNAN OKTAR: İsmini vererek…
SUNUCU: Ve karardan iki gün önce böyle bir diyalog geçiyor.
ADNAN OKTAR: Tabii birkaç gün önce bunu niçin arar? Yani nedir bu olay? Nasıl oluyor?
TARKAN YAVAŞ: Konuşma burada var Hocam.
ADNAN OKTAR: Evet bu resmi, iddia edilen Ergenekon Örgütü polis tutanağı bu, yani polisin yaptığı tutanak. Ne diyor?
TARKAN YAVAŞ: Adil Serdar Saçan’la Murat Yiğit arasındaki konuşma.
ADNAN OKTAR: “Birinci Ağır Cezanın reisi orada şu anda’’ diyor. “Bir şey diyeceğim, Kadıköy’de savcı var mı? “diyor. Kadıköy adliyesinde. Bizim dosya oraya gitmişti. “Basın savcısı tanıdık mı ?’’ diyor, “basın savcısı değil de orada senin tanıdığın, bizim oradayken Zinnur Topçu var.” Sen de tanıyorsun diyor Adil Serdar Saçan’a. “Zinnur Topçu var birinci ağır ceza reisi orada şu an’’. “Zinnur hangisiydi ya?’’ diyor. “Ya biz gittik ya, Hicabi Bey falan ayrıldık, oradan sonra o kaldı, o kısa boylu’’diyor. “Hee’’diyor “şu anda ağır cezada mı? “Heee’’diyor. “Bir ağır cezanın reisi mi?’’ “Bir Ağır Cezanın başkanı ya’’ diyor. “Zinnur orada git yanına git.’’ ’’Gideyim de yardımcı olur mu? Tanır mı?’’ “Tanımaz olur mu lan seni?’’diyor. “Tamam, peki ben de bir gideyim bakayım ya’’diyor. E tabii görüşme oluyor.
TARKAN YAVAŞ: “Yalnız git’’diye de sonunda bir uyarısı oluyor Hocam.
ADNAN OKTAR: “Tamam sen Zinnur’a yalnız git haa’’ diyor bakın onu da tembihliyor. Yani hani gören olur duyan olur. Gittin mi, sağlam git gibisinden. “Tamam oldu babacığım.’’ Babalı falan konuşmalar... Baba falan, üslup… Ne konuştu mesela gitti? Hakimle ne konuştu? Bizim davamızdan iki gün öncesinden ne karar alındı. Ama ben hakimi tenzih ederim, kararı da tenzih ederim ama bunların mutlaka araştırılması lazım. Çünkü birisi iddia edilen Ergenekon Örgütü’nün tutuklusu ve uzun süreden beri tutuklu. Aleyhinde çok fazla suçlama var. Bu hakimi nereden tanır? Ne konuşur? Yani iki gün önce niye böyle bir görüşmeye gerek duydu? “Daha önce sen tanıyordun “diyor zaten. İddia edilen Ergenekon Örgütü mensubu olan kişi nereden tanır? Mesela bunların araştırılması lazım. Ama ben kimseyi suçlamıyorum tabii bilmiyorum ne olduğunu.
SUNUCU: Bu biraz da yasal boşluktan da kaynaklanan bir durum değil mi efendim? Çünkü bir insana defalarca, çete suçlaması aklandığı halde çete suçlaması yapılıyorsa burada bir soru işareti var. Demek ki bu insanı bir takım insanlar zarar vermek istiyorlar.
ADNAN OKTAR: Hayır, Cevat Babuna’nın eşi, birkaç hanımı toplamışlar, dört beş tane de çocuğu toplamışlar, mafya mensubu olan o adamı. Bir de bu kızların zaafından istifade ediyorlar, çünkü ağabeyi ile ensest ilişkiye giren bir insan psikolojik olarak çökmüş oluyor. Ekonomik güçleri de yok bunların, bunlara para yardımı da yapmışlar, ekonomik yardım da yapmışlar. Hakikatten biri araba almış, biri bilmem ne yapmış, biri yurt dışına gitmiş falan… Bir anda palazlandılar. Yani kimin para verdiğini bilmiyorum. Nasıl olduğunu da bilmiyorum. Ama bize gelen onların verdiği tarzında, yani bize gelen bilgi. Ama bu araştırılınca anlaşılır tabii. Sonunda yine dava açıldı. Tabii iddialar cihetinde biz beraat ettik. Ama öyle bunları konuşturmuşlar ki, birbirine çetenin oluşması için çok kurnaz bir hukuki zemin hazırlamışlar. Herkese çetenin bir maddesini söyletmişler, ayrı ayrı. A,b,c,d,e,f gibi herkese ayrı.
SUNUCU: Bu da çok şüpheli yani.
ADNAN OKTAR: O gelince önüne tabii dava açılması makul olmuş oluyor.
SUNUCU: Yani farklı farklı sorgulanan insanların bir birinden bağımsız maddeler söylemesi, yani A kişisi ile B kişisi aynı maddeyi söylemiyor. Ne enteresan! Başka bir maddeyi söylüyor o suçu oluşturur diye.
ADNAN OKTAR: Evet iki maddeyi de aynı anda söylememiş. Mesela üç maddeyi de aynı anda söyleyebilir ki kafaları karışmasın diye ifade bütünlüğü olsun diye yaptırdıkları anlaşılıyor. Çünkü o zaman çapraz sorguda falan kafaları karışabilir. Fazla detaya girmeden sen sadece şunu söyle o kadar, gerisine karışma. Sen de sadece şunu söyle gerisine karışma gibi olmuş anladığım kadarıyla. Ve sonucunda yine dava açtılar. Defalarca beraat ettiğimiz olaydan ve aynı kişiler davayı açanlar da hep. Aynı insanlarla karşılaşıyoruz. Aynı ekip… Mesela bu Oktar’ın evini bastıktan sonra bu vatandaş Cevat Babuna’nın evinden çıkmış. Değil mi?
TARKAN YAVAŞ: Evet. O baskından sonra polis onu aramaya başlamıştı. Hem daha öncesinde zaten o evi ziyaret ettiği anlaşıldı, hem o evin kapıcısı şahitlik etti ona. Hem de Oktar bizzat söyledi bize. Daha önce de annesi aramış Oktar’ı demiş ki böyle bir şey olacak, seni öldürecekler o evden çık diye annesi Oktar’ı arayor. Oktar da bize söyledi, o da hani niye çıkayım evde oturuyorum, öyle bir şey tahmin etmiyor tabii, akabinde kapısına geliyorlar, kapıyı yumrukluyorlar, tekmeliyorlar, kapı da sağlam bir kapı olduğu için kıramamışlar. Normalde kırsalar girip orada... Allah korumuş, girememişler. Sonra o hırsla çıkıp kapıdaki bir başka arkadaşımızın arabasını tekmeliyorlar. Oradan da yine işte o ekip, o birkaç kişinin organize ettiği eve gidiyorlar. Onlar kendi evine gidiyor, onlarda oradan çıkıyorlar. Hatta avukat da var orada.
ADNAN OKTAR: Hayır canım o gün zaten bu, yani bize şikayette bulunan hanımlar o çete mensubu herifin evinden çıkıyorlar. Polis de ev basıldığında evin oradaydılar. Hepsi beraberdiler yani. Tabii o gün oradaydılar. Bir de bu kızlar, o satanist olanla bu dazlak olan bu mafya mensubu olan, bir kız arkadaşımızın kaçırılmasında görev aldılar ve bunlar hakkında dava açıldı. Yani silahlı kaçırma işlemine giren tipler ikisi. Bu satanist Sakso denen kız ile o kız lakaplı olan o psikopat, her ikisi de. Onları sonra polis yakaladı, jandarma yakaladılar arkadaşımız buraya geldi kurtuldu, onlar hakkında da dava açıldı. Gözaltına alındılar, jandarmaya yakaladı hepsini birden yani. Kafasında satanist şapkası gibi kafada, gazetede resimleri çıkmıştı kızın, çıktı bir ara. Ama yüzü görünmüyordu tabii. Yani böyle tipler. Böyle cins tipleri bize musallat ediyorlar. Yani memlekette tükenmiyor ki böyle tipler. Veriyor adam mesela 50 milyon, 100 milyon konu bitiyor.
SUNUCU: İddia edilen Ergenekon Örgütü’nün gizli belgelerinde de siz ilk sırada yer alıyordunuz değil mi? Hedef.
ADNAN OKTAR: Ana hedef olarak gösteriliyordum.
SUNUCU: İlk sırada yer alıyordunuz, onu da bir programımızda belirtmiştiniz.
ADNAN OKTAR: Bu masonların, iddia edilen Ergenekon Örgütü mensupları kendi aralarındaki konuşmalarında ana hedef olduğunu da belirtiyor. Bir de benim onları nasıl deşifre ettiğimi anlatıyorlar, doğru diyor, yani diyor biz diyor şeytana tapma olayımız doğru diyor. Harun Yahya’nın dediği doğru diyor telefon konuşmasında. Bu nasıl oluyor diyor, yani çok uzun bir telefon konuşması var orada açıklıyor. Şeytana tapma olayı doğru diyor, onun dediği gibi diyor.
TARKAN YAVAŞ: Onun belgesi var Hocam bende bulabilirim. Göstereyim.
ADNAN OKTAR: Ama isim var onda şimdi, yani isim vererek...
TARKAN YAVAŞ: İsimleri çıkarılmış olan bir tane var, böyle şifrelemişler, farklı bir şey. Bir bakayım Hocam öyle varsa.
SUNUCU: Tabii çok ilginç gelişmeler bunlar.
ADNAN OKTAR: Neyse, şimdi onu o kadarla bırakalım. Sonra yine devam ederiz. Kuran’dan ayet okuyalım biraz. Ya Allah bismillah. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Onlar altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır. Orada altın bileziklerle süslenirler. Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler.” Bu evrimle olmuyor değil mi bunlar? Bak, altın bileziklerden bahsediyor Cenab-ı Allah. Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan, işlenmiş atlas. Bu Darwinist Hocalara da buradan sesleniyorum, burada evrimle olmaz bunlar, Allah yaratıyor. “...giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup dayanırlar.” Tahtlar, evrimle taht olur mu, cennetin tahtı? Allah yaratıyor. “Bu ne güzel sevap ve ne güzel destek.” “Sen de sabah akşam“ bak sabah akşam, “... O’nun rızasını istiyerek Rablerine dua edenlerle birlikte sabret.” Yani Müslümanlarla birlikte yaşamaya sabret diyor Allah. “Dünya hayatının aldatıcı süsünü istiyerek gözlerini onlardan kaydırma.” İşte bu televoleci kafadan, işte eğlenceci kafadan, boş dünyadan, dünya hayatının aldatıcı süsünü istiyerek gözlerini onlardan kaydırma, yani o Müslümanları bırakma. O eğlenceye, aleme dalıp Müslümanları bırakma diyor Allah. “Kalbini bizi zikretmekten gaflete düşürdüğümüz”, Allah kalbini Allah’ı zikretmekten yana gaflete düşürmüş. Allah’ı zikredemiyor. “Kendi istek ve tutkularına, hevasına uyan”, yani sadece hayvan gibi içgüdüsüyle canı ne istiyorsa onu yapan, “ve işinde aşırılığa gidene itaat etme” diyor Allah. Bu anası da olsa, babası da olsa, her kim olursa olsun bu tip insanlara itaat yok. Allah itaat etme diyor, yani kesintisiz, kayıtsız şartsız bir hüküm koymuş Allah. “Ve de ki: Hak Rabbiniz’dendir. Artık dileyen iman etsin”, dileyen inkar etsin. Tam bir demokrasi ortamı işte. Dileyen inkar eder, dileyen iman eder. Hani diyorlar ya. Dinde zorlama yok ayet var. Ve Allah bak ne diyor? “Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin”. “Şüphesiz biz zalimlere ateş hazırlamışız...”, ahirette cezası verilecek diyor Allah. “Onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.” Dört duvar arasında kalacaklar, yani hücre hapsinde kalacaklar. “ Eğer yardım isterlerse, katı bir sıvı gibi yüzlerini kavurup yakan bir su ile yardım edilirler. Ne kötü bir içkidir ve ne kötü bir destektir.” diyor. Mesela su istediklerinde, kaynar su ile karşılık verilecek diyor Allah. “Şüphesiz iman edip salih amellerde bulunanlar ise, biz gerçekten en güzel davranışta bulunanların ecrini kayba uğratmayız.” Allah sevaplarınızı kayba uğratmayacak. Yanlız su deyince tabii insanlar normal kaynamış güğümdeki su diyor, cehennemin suyu ayrıdır. Yani onun yakması ayrıdır. Cehennemin ateşi de ayrıdır. Yani bildiğimiz ateş gibi değil. Çünkü o ateşin içinde insanlar konuşuyorlar. Yani alışılmış bir ateş değil. Yani azap verici ama bildiğimiz gibi bir ateş değil. Mesela yüzünün derileri, etlerini döker diyor Allah o ateş, kemikleri kalır diyor. Yani yüzü kurukafa olarak kalır, yeniden et giydiririz biz ona diyor, yine ateşe sunarız diyor Allah. Tabii, o azabı devam ettirmek için tabi. “ Bağına girdiğin zaman, maşaAllah Allah’tan başka kuvvet yoktur demen gerekmez miydi? Eğer beni mal ve çocuk bakımından senden daha az görüyorsan.” İnsanlar malıyla ve çocuğuyla övünüyorlar ya, Kuran ona işaret etmiş. Bir de bir yere, mesela bağına girdiğin zaman “MaşaAllah, Allah ne güzel yaratmış”, bunu diyecek insanlar. “Allah’tan başka kuvvet sahibi yoktur demen gerekmez miydi?” Bu mesela Kuran’da bir hükümdür bu. Bu bilinmiyor mesela Kuran’ın bilinmiyen hükümlerinden bir tanesidir. Bakın, bağa girdiği vakit, bağ yani üzüm bağı olan bir bağa girdiği vakit insanlar ne diyeceklermiş? “MaşaAllah, Allah’tan başka kuvvet yoktur, demen gerekmez miydi?” diyor Cenab-ı Allah. “Onlara dünya hayatının örneğini ver. Gökten indirdiğimiz suya benzer. Onunla yeryüzü bitkilerini birbirine karıştırır..” Yani bitkiler gelişti, büyüdü, “böylece rüzgarların savurduğu çalı-çırpı oluverdi.” Mesela çok güzel menekşeler, çiçekler yetişiyor değil mi? Bir kış geliyor, güneş çıkıyor hepsi kuruyor onun üzerine çalı-çırpı oluverdi diyor. “Allah her şeyin üzerinde güç yetirendir.” Yani sizlerde böylesiniz diyor. Çiçek gibi yetişirsiniz, sonra kemik yığını haline geliceksiniz diyor Allah. Onun için sadece Allah’a bağlanın, Allah’a gönlünüzü verin, ahirete göre hazırlanın. Ahirette çünkü böyle bir olay yok. Yani rüzgarın savurduğu çalı-çırpı olmuyor bitkiler. Yani cennetin bitkisi sonsuza kadar solmaz, sürekli duru. Mesela cennet ağacı, bir ağaç en fazla kaç sene, hadi 300 sene, 500 sene yaşıyor. Cennet ağacı sonsuza kadar yaşar. Cennet meyvası mesela sonsuza kadar dalında duruyor düşmez.
SUNUCU: Değil mi? Çünkü zaman mevhumu yok.
ADNAN OKTAR: Hayır alıyorsun meyveyi yine durur, alıyorsun meyveyi yersin yine durur. Ama sonsuza kadar durur, hiç değişmez. MaşaAllah.
Ne var? 5 dakikamız mı kaldı? Yaklaşık evet 5-6 dakika.
SUNUCU: Yaklaşık 5 dakikamız var.
ADNAN OKTAR: Var mı Tarkan anlatacağın bir şey senin?
TARKAN YAVAŞ: Estağfurullah Hocam, nasıl uygun görürseniz inşaAllah. Böyle iman hakikati söyleyebilirim inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Tamam hadi söyle bakayım.
TARKAN YAVAŞ: Hocam bir ahtapotun kamuflajı var inşaAllah. MaşaAllah son derece ustaca. Allah çok güzel bir özellik vermiş. Şu kayada.
ADNAN OKTAR: Belli olmuyor maşaAllah.
TARKAN YAVAŞ: Şimdi ağır çekimde geriye alıyorlar tam anlaşılsın diye.
SUNUCU: Orada kendini koruyacağını da biliyor.
ADNAN OKTAR : Bak burada da ortama müthiş bir uyum sağlıyor, hayret.
TARKAN YAVAŞ: Şu gözü de kayboluyor en son.
ADNAN OKTAR: Bakın... Karton film gibi hiçbir şey yok ortada, ortada yok yani.
TARKAN YAVAŞ: Şimdi Hocam, bir bukalemun var. O da aynı şekilde muazzam bir kamuflaj yapıyor.
SUNUCU: MaşaAllah yani, hani şimdi buna nasıl tesadüf dersiniz değil mi?
ADNAN OKTAR : Onu ahirette açıklayacaklar. İnşaAllah. Nasıl açıklayabiliyorlarsa tabii.
TARKAN YAVAŞ: Çeşitli renkte gözlükleri koyuyorlar, hemen ortama uyum sağlıyor.
ADNAN OKTAR : Aman ne şeker şey bu. Bak gözlüğün rengini aldı hemen. Bak başka gözlük koyuyorlar, şimdi o gözlüğün rengini alacak. Bakın yeşil renk aldı bu sefer. Mesela Darwinistler buna da tesadüf diyor. Bunu da Allah’ın huzurunda açıklayacaklar nasıl tesadüf olduğunu. İnşaAllah. Mesela kırmızı gözlük yine pembe oldu.
TARKAN YAVAŞ: Tamamen şuursuz hayvanlar, çok büyük mucize.
ADNAN OKTAR : Hayvan nereden bilsin bunu? Ben kırmızı olayım dese kırmızı olabilir mi?
TARKAN YAVAŞ: Allah onun sinir sisteminde böyle vesile kılmış, oradaki sinir sistemleri duyarlı, pigmentlerine göre değiştiriyor.
ADNAN OKTAR : Bak hemen yeşil oldu.
ADNAN OKTAR : Bakın her nereye geldiyse onun rengini alıyor.
SUNUCU: Rengarenk oldu.
ADNAN OKTAR: Aralarda da araların rengini alıyor. Bak üç rengi de almış durumda. MaşaAllah.
SUNUCU: Evet aşağı yukarı, az kalmış.
ADNAN OKTAR: Evet.
SUNUCU: Zamanımız bitmiş. Bu arada tabii bugün Gaziantep OLAY, Samsun AKS, TV Kayseri ve yine Samsun’dan yayın yapmakta olan Kanal S ekranlarında izleyicilerimiz bizi izlediler. Radyoları da izniniz olursa tekrarlamak isterim. Ilgın FM Konya 97.4, Yıldız FM Tekirdağ 87.7, Genç FM Karaman 93.3, Mavi Karadeniz Radyo 106.4, Radyo 37 Kastamonu 95.2, Radyo Star Aksaray 94.0, Emek Radyo Mardin 101.0, Radyo Enerji Ordu 90.0, Keyif FM Nevşehir 92.7 ve 96 frekansındaki Adıyaman’a yayın yapan ASV FM’den izleyicilerimiz bizi canlı olarak da dinliyebildiler.
ADNAN OKTAR: Evet. Allah milletimize bereket, bolluk, huzur, güzellik, iyilik, neşe, sevinç nasip etsin. Türk İslam Birliği’nin oluşması için kalplerine müthiş bir coşku, heyecan ve gayret nasip etsin. Birbirlerini çok teşvik etsinler, çok fazla teşvik etmeleri Türk İslam Birliği’nin hızla yayılmasına sebep olur. Her yerde kahvelerde, evlerde birbirlerini çok teşvik esin kardeşlerimiz Türk İslam Birliği’nin oluşması için. İnşaAllah. Kısa sürede oluşacak, sebebe sarılsın inşaAllah.
SUNUCU: Çok teşekkür ederim efendim.
ADNAN OKTAR: Ben de teşekkür ederim.
SUNUCU: Aktardığınız bilgiler için. Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı Sayın Tarkan Yavaş da bizlerleydi. Efendim size de çok teşekkür ederim verdiğiniz bilgiler için. Bizimle paylaştığınız değerli iman hakikatleri için çok teşekkür ederim.
TARKAN YAVAŞ: Ben de çok teşekkür ederim. Estağfurullah.
SUNUCU: Evet bu akşam programımızın sonuna geldik, ancak yarın akşam Çay TV ve Kahramanmaraş Aksu ekranlarında 22.00-24.00 saatleri arasında olacağız. Bizi izlemeye devam edin efendim. Hoşçakalın.

03 Aralık 2009



Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Bu eserin MP4 versiyonunu indirmek için tıklayın (iPhone, iPod)


  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Harun Yahya - Filmler Film listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY KEVIN BARRETT- AMERICAN FREEDOM RADIO (May 2, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY COLOMBIA STATE RADIO (September 25, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON KURV TALK RADIO (TEXAS, USA) (23 February, 2010) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL JAZEERA TV (Istanbul - August 6, 2007) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY VATAN TV (Istanbul, December 20, 2007) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY HESHAM TILLAWI - CURRENT ISSUES TV (May 1, 2009) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN 525 QƏZETİ VƏ ATV REPORTAJI (27 Avqust 2008) (Azerbaijani) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (September 4, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY DAILY NEWS EGYPT (June 13, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TALK RADIO EUROPE (SPAIN) (September 29, 2009) (English) 
FREEMASONRY - Excerpts from Harun Yahya's interviews - (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AZADLIQ QƏZETİ REPORTAJI (14 Sentyabr 2008) (Azerbaijani) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL JAZEERA TV (Istanbul - February 22, 2008) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON ABN RADIO (November 15, 2009) (English) 
حوار مع السيد عدنان أوقطار ، القدس، 17 نوفمبر 2008. (Arabic) 
AN INTERVIEW WITH MR.ADNAN OKTAR BY TURKMENELI TV (Istanbul - April 22, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ARABNEWS (November 9, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO RFA (June 14, 2008) (English) 
PRESS CONFERENCE HELD BY ADNAN OKTAR AND THE ISRAELI DELEGATION (January 20, 2010) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY KONYA TV (February 28, 2008) (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (20 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN AWAZ FM (İSKOÇYA) TELEFON KONFERANSI (23 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TIMOTHY FURNISH RÖPORTAJI (14 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN TURKIYEPOST RÖPORTAJI (19 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN TÜRKMENELİ RÖPORTAJI (22 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN TÜRKTIME RÖPORTAJI (14 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -1- (İstanbul, 20 Aralık 2007)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -3-(12 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN CNNTURK RÖPORTAJI (20 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (16 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA RÖPORTAJI (17 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (1 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN NEWS TALK NEWS 1070 KNTH RÖPORTAJI (HOUSTON, TEKSAS, ABD) (21 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KURV TALK RADIO'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (TEKSAS, ABD) (23 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN ALLAN HANDELMAN SHOW, FM TALK WZTK, KUZEY CAROLINA, ABD RÖPORTAJI (9 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (4 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (29 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (30 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (5 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN C.S: LEWIS SOCIETY & ARN (ACCESS RESEARCH NETWORK)'DEN KEVIN WIRTH İLE YAPTIĞI RADYO RÖPORTAJI (3 MART 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN THE LESLIE MARSHALL SHOW RÖPORTAJI (9 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (11 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN VİDEO KONFERANS İLE KATILDIĞI İSVİÇRE KONFERANSI (9 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (12 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (14 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (13 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (1 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (15 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (2 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (3 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (16 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (18 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN ONE LEGACY RADIO RÖPORTAJI (LOS ANGELES, ABD) (16 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN ARNAVUTLUK RADYOSU RÖPORTAJI (2 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (6 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (12 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ARY TELEVİZYONU (PAKİSTAN) RÖPORTAJI (22 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (26 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ABS RADIO (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (17 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN NORTH CAROLINA ÜNİVERSİTESİ'NDEN PROF. OMID SAFI VE ÖĞRENCİLERİYLE BİR SOHBETİ (14 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (26 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -2- (İstanbul, 11 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 2.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (23 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN ISLAM CHANNEL RÖPORTAJI (21 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN RTBF (BELÇİKA) RÖPORTAJI (26 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇIRAĞAN'DAKİ BASIN TOPLANTISI (16 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN REYTİNG GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 3.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJI (26 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN TIMETURK RÖPORTAJI (24 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 4.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN GÜRCİSTAN TÜRKİYE DOSTLUK DERNEĞİ RÖPORTAJI (8 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KRAL KARADENİZ TV'DE ORTAK YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (7 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV RÖPORTAJI (İstanbul, 3 Aralık 2007)
ADNAN OKTAR'IN THE STUDENT OPERATED PRESS İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON KONFERANSI (23 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (11 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN TV 5 RÖPORTAJI (20 Ekim 2007) ADNAN OKTAR'IN WIENER ZEITUNG RÖPORTAJI (24 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (3 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN DENMARK TV (DANİMARKA) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008)
ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (5 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KRAL KARADENİZ'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (3 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (15 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (2 Mart 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERICAN FREEDOM RADIO - KEVIN BARRETT TELEFON KONFERANSI (2 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN RFA (RADIO ASIA FREE) RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN CURRENT ISSUES TV - HESHAM TILLAWI CANLI TELEFON RÖPORTAJI (1 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN KASPI GAZETESİ RÖPORTAJI (19 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN FRANSIZ MEDYASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI - Bölüm 1 (25 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (5 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (26 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI- 02 (24 Mayıs 2007) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN CHRISTIANITY TODAY DERGİSİ RÖPORTAJI (27 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (13 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN SKEPTIC DERGİSİNDEN ERIC MICHAEL JOHNSON RÖPORTAJI (2 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN KBYR RADYO (ALASKA) RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL ALAM (İRAN) RÖPORTAJI (23 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET RADYOSU) RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN GLOBAL POST RÖPORTAJI (Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW RÖPORTAJI (18 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TV 41 (KOCAELİ) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL QUETZALTECO (GUATEMALA) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN WCEV (ABD) CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (3 Temmuz 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSRAİL'İN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA GÖRÜŞMESİ (1 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN İRAN TELEVİZYONLARIYLA RÖPORTAJI (13 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOSOVA BESA TV RÖPORTAJI (16 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Mayıs 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN ARTE TV (FRANSA) RÖPORTAJI (31 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN DAILY NEWS EGYPT (MISIR) VİDEO KONFERANSI (13 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN HIDAYAT TV (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (1 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (8 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 1 - ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN İSRAİL ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (13 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN JAMES ALLEN SHOW RÖPORTAJI (24 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (20 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN WSRQ RADIO - THE CAPTAIN'S AMERICA RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (21 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (27 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN EDEN TV (İRAN) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABER 3 RÖPORTAJI (21 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (4 Eylül Cuma)
ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI SN. ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL TARİHLİ CANLI YAYINDAKİ AÇIKLAMASI
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN 1 UMMAH FM (İNGİLTERE) 'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (İNGİLTERE)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEES FAST FM (İNGİLTERE) RADYOSUNDAKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN JESSE WOODROW RÖPORTAJI (15 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN THE GULF TODAY (BAE) RÖPORTAJI (2 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN 17 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (20 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE RÖPORTAJI (13 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN AHLULBAIT RADIO (NORVEÇ) RÖPORTAJI (15 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (ABD) RÖPORTAJI (11 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (24 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (2 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOLOMBİYA DEVLET RADYOSU RÖPORTAJI (25 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAKEDONYA RADYOSU İLE CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDRA) RÖPORTAJI (1 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN EDINBURGH (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AL ANSAAR 'DAKİ (DURBAN, GÜNEY AFRİKA) CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (5 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO DAWN (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (30 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL QURAN AL KAREEM RADYOSU RÖPORTAJI (AVUSTRALYA) (22 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ANTARA HABER AJANSI (ENDONEZYA) RÖPORTAJI (16 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN LE MONDE RÖPORTAJI (18 Mayıs 2008) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT) RÖPORTAJI (15 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA RÖPORTAJI (15 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN HABER 7 RÖPORTAJI (13 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN MANŞET HABER RÖPORTAJI (5 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY, SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN AL-QUDS (KUDÜS) GAZETESİ RÖPORTAJI (17 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (21 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI (16 Mayıs 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERICAN PUBLIC TV RÖPORTAJI (19 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN ORTADOĞU HABER AJANSI (MISIR) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERİKAN HALK RADYOSU RÖPORTAJI (11 Ekim 2008) SAYIN ADNAN OKTAR'IN POLI GAZETTE (HOLLANDA) RÖPORTAJI (2 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN AN ANBAR TV (IRAK) RÖPORTAJI (21 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN ARABNEWS RÖPORTAJI (9 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN ASIA RFA RADYOSU RÖPORTAJI (14 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN SAKARYA SRT RÖPORTAJI (23 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN ASSOCIATED PRESS OF PAKISTAN RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (25 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN EDALET GAZETESİ RÖPORTAJI (5 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI (31 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET HABER AJANSI RÖPORTAJI (14 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN HALK GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN İÇTİMAİ RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (16 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERDEM (KONYA) RÖPORTAJI (24 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL MPL RÖPORTAJI (23 Nisan 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TV RÖPORTAJI (11 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN HABER FLASH RÖPORTAJI (1 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI - 1 -(29 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN THE NATIONAL GAZETESİ (BAE) RÖPORTAJI (28 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN AZERNEWS RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN HATAY TV RÖPORTAJI (7 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI -2 - (28 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN THE WALL STREET JOURNAL RÖPORTAJI (6 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KORDON TV (İZMİR) RÖPORTAJI (27 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN MPL SATRANÇ TAHTASI RÖPORTAJI (19 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN HOPE TV (BULGARİSTAN) RÖPORTAJI (16 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN ARTE TV RÖPORTAJI (FRANSA-ALMANYA) (4 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KANAL 9'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (31 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (31 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO STATION (KUZEY CAROLINA) RÖPORTAJI (3 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (30 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI YAYINI (7 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL URFA, ADIYAMAN ASU VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (21 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN ABC TELEVİZYONU (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (10 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (19 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUN TV (KONYA) RÖPORTAJI (14 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN NEWSTALK KXYL CANLI RÖPORTAJI (Teksas, ABD) (11 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN HAHAM FROMAN İLE BİRLİKTE 10 KASIM 2009 TARİHLİ CANLI YAYIN SOHBETİ (altyazılı)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN NEAR FM (İRLANDA) RÖPORTAJI (25 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN NEVŞEHİR TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN ABN RADIO RÖPORTAJI (15 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ, ADIYAMAN ASU VE EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN DETROIT CHRISTIAN RADIO WMUZ RÖPORTAJI (17 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN THE WASHINGTON POST RÖPORTAJI (26 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (18 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN İSVEÇ ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (14 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL URFA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV RÖPORTAJI (2 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BBC RÖPORTAJI (10 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN BOSNA TV RÖPORTAJI (3 Haziran 2008) ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU, KRAL KARADENİZ VE EKİN TV RÖPORTAJI (11 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV RÖPORTAJI (23 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BUĞRA AYAN TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN RÖPORTAJI (28 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL URFA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN BÜYÜKHABER RÖPORTAJI (12 Aralık 2008)